birgün

3° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 24.11.2020 14:15

Kılıçdaroğlu'ndan Bilim Kurulu üyelerine: Orada ne işiniz var!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis’teki grup toplantısında, eleştirilen koronavirüs önlemleri nedeniyle iktidara ve Bilim Kurulu’na sert eleştiriler yöneltti. Dünyanın Türkiye'ye güldüğünü söyleyen CHP lideri, Bilim Kurulu üyelerine, "Aranızdan bir sözcü seçip Covid konusunda şu önlemler alınmalı demediniz diyemediniz, çünkü siyasi iktidar size izin vermedi. O zaman orada ne işiniz var!" dedi.

Kılıçdaroğlu'ndan Bilim Kurulu üyelerine: Orada ne işiniz var!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinn Meclis’teki grup toplantısında konuşuyor.

Konuşmasında “Mesele iş değil, iş beğenmezliktir” diyen Diyarbakır Valisi Münir Karaoğlu’nu eleştirdi. Kılıçdaroğlu, “Pes. Diyarbakır Valisi’nin bu açıklaması devlet adamlığına yakışmaz” dedi.

Hatalı belirlenen koronavirüs önlemlerine de değinen CHP lideri, iktidara ve Bilim Kurulu üyelerine sert sözerle yüklendi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

DÜN TARİHİ BİR KARAR ÇIKTI

-Beşli çete diye tabir ettiğimiz grubun yaptığı metro inşaatında bu firmaların yetkilileri ertelenmeksizin 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldılar. Adalet bir şekliyle yerini buluyor. Her şeye karşın, bu memlekette hakimler var. Bostancı-Dudullu metro hattında iki işçi yaşamını yitirmişti. Ailelerini ziyaret etmiştik, ailenin bizden tek bir isteği vardı; davayı takip etmemiz. Sayın Akif Hamzaçebi ile davalarını izledik. Dün tarihi bir karar çıktı.

-Eğer biz CHP’liler olarak, haksızlığın ve adaletin karşısında susarsak, millete karşı görevimizi yapmamış oluruz. Biz CHP’liyiz. Bizim Türkiye’ye, dünyaya, insanlığa bakışımız ayrıdır. Biz insanlar arasında ayrım yapmayız. Bizim sevdamız Türkiye’dir.

-Zeycan Yedigöl. 10 Nisan 1981 günü evladı alındı. Tam 39 yıldır evladının mezarını arıyor. 39 yılın sonunda hayata gözlerini kapadı. Bir anne evladına hasret, toprağa verildi. Allah rahmet eylesin. Adaletin olduğu yerde bu olur mu?

‘VALİLİK MAKAMI SIRADAN BİR MAKAM DEĞİLDİR’

-Devletin dini adalettir. Adaleti sağlayacak olan kurumlardır. Örneğin bir vali devlet adına konuşabilir. Devleti temsil eder bulunduğu yerde. Vali sıcak siyasetin içine girmez. Valilik makamı sıradan bir makam değildir. Diyarbakır valimiz bir açıklama yapıyor. “Mesele işsizlik değil, iş beğenmemezliktir. İş var” diyor. Pes. Diyarbakır Valisi’nin bu açıklaması devlet adamlığına yakışmaz.

-Gebze’de işçiler işten atıldı, bir kısmı da ücretsiz izne çıkarıldı. Hak arıyorlar. Ankara’ya gelmelerine polis engel oluyor. Anayasa açıkça çiğneniyor. Bu insanlar iş istiyor, hak istiyor ama sen şiddet uyguluyorsun. İnsana saygı duymak zorundayız.

ALMANYA VE İTALYA’YI KINADI

-Bir gemimiz, uluslararası sularda durdurularak hukuksuz yere arandı. Ne oluyor Allah aşkına? Mavi Marmara’da da aynısı oldu. Almanya’yı da İtalya’yı da bizim gemimize uluslararası sularda yaptıkları baskı dolayısıyla kınıyoruz. Hükümetten bu konuda çok açık ve çok net bir yanıt bekliyoruz.

ÖĞRETMENLERİN DURUMUNU DEĞERLENDİRDİ

- Bir ulusun, bir milletin en güçlü kaynağı yetişmiş insan gücüdür. Bir ülkeyi söz sahibi yapan insanları yetiştirenler kimler? Öğretmenlerdir. O nedenle öğretmenler bugün saygın ülkelerinde en büyük saygı durulacak kişiler olarak görülürler.

- Öğretmen aynı zamanda güven timsalidir. Tüm anne ve babalar çocuklarını büyük bir özgüven içinde getirir, öğretmene teslim eder. Öğretmenler tüm özverisiyle çocukların sorunlarını çözmeye çalışır.

- Sözde bir FATİH projesi yapmışlardı, öğretmenlere ücretsiz bilgisayar vereceklerdi, vermediler; nereye gitti para hâlâ belli değil. Öğretmenler aynı derse giriyor, aynı mesaiyi yapıyorlar, aynı okuldan mezun oluyorlar, ama biri sözleşmeli, biri sürekli diye ayrıma tabi tutuluyor. Farklı maaşları alıyor. Öğretmen, öğretmendir. Yıllar geçti öğretmenlere 3600 ek gösterge hakkı verilmedi. 100 bin öğretmen emekli olmak için ek göstergeyi bekliyor.

- Biz iktidar olduğumuzda öğretmenler yoksulluk maaşının altında maaş almayacak. Öğretmen yoksulluk sınırının altında maaş alamaz.

‘ÇOCUKLAR 18 YILDIR DENEK OLARAK KULLANILIYOR’

-Yedi bakan değişti, yedi eğitim politikası oluştu. En önemli düzenleme, beş AK Parti milletvekilinin teklifiyle yapıldı. Hiçbiri öğretmen değildi. Çocuklarını okula gönderen AK Partili annelere sesleniyorum; çocuklar 18 yıldan beri denek olarak kullanılıyor. EBA TV’den eğitim yapmaya çalışıyoruz. 21. yüzyılda, 3 milyon 37 bin öğrencinin interneti yok. 18 yıldır ülkeyi yönetiyorlar.

EKSİK TEDBİRLERE VE BİLİM KURULU’NA ELEŞTİRİ

-5 maskeyi dağıtmaktan aciz olan iktidar ben Türkiye’nin sorunlarını çözeceğim diyor. Yapamazsın, sende böyle bir irade yok. Akşam saat 20 ile sabah saat 10 arasında Covid bulaşır diye sınırlama getiriyor. Sabah saat 10 ile akşam saat 20 arasında Covid terbiye edilmiş diye sınırlama kalkıyor.

-Bütün dünya bize gülüyor böyle önlem mi olur? Bilim Kurulu üyelerine sesleniyorum: Hepiniz okumuş yazmış akademik kadro içinde olan profesörlersiniz. Aranızdan bir sözcü seçip Covid konusunda şu önlemler alınmalı demediniz diyemediniz, çünkü siyasi iktidar size izin vermedi. O zaman orada ne işiniz var! Eğer cümleye sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı ile başlıyorsa orada bilim mi olur? Erdoğan sağlık çalışanı mı, profesör mü?

‘DÜKKANINI KAPATAN ESNAF NEYLE GEÇİNECEK?’

En başından beri neler yapılması gerektiğini söyledik. Dedik ki şu ekonomik sosyal konseyi çağır şu insanları bir dinle, ona göre bir çözüm üret. Esnafa diyorsun dükkanı kapat. Tamam kapatalım, neyle geçineceğiz. Diğer devletler de kapat diyor ama oranın kirasını devlet ödüyor, çalışana asgari ücret ödüyor.

-Hijyen ürünlerinde KDV yüzde 18, uçakla seyahate KDV düşüyor çünkü oraya Covid girmez. Gerçek ölüm rakamları açıklanırsa devletin itibarı sarsılırmış. Yalan söyleyen devletin itibarı mı olur? Göstermelik rakamları açıklarsanız dünya size güler.

155 bin tekel bayi var, bunlar kapatacaklar. Gece çalışma ruhsatı olan binlerce bakkal var, bunlar kapatacaklar. Bunların parasını kim ödeyecek? Sadece esnafın üzerinden tedbir alIrsanız bu işin üstesinden gelemezsiniz. Bunlara acil destek olunması lazım.

‘TEFECİLER ŞAHLANDI’

-Geçen hafta faiz lobilerinin isteği olacak Merkez Bankası faizi arttıracak demiştim. Oldu mu, oldu. Erdoğan ne diyor? Şahlanış döneminin arifesindeyiz. 16 Ocak 2020’de şahlanış döneminin kapılarını açıyoruz dedi. Dolar şahlandı tabi. Meğer tefeciler için söylüyormuş şahlanış diye. Faiz şaha kalktı. Bütün bunların tamamı tefeciler içinmiş. Çaktırmadan kredi kartlarına uygulanan faizi de arttırdılar.

‘KREDİ KARTINI VATANDAŞ KULLANIR, NİYE FAİZ ARTIRIYORSUN?’

-Kredi kartını memur kullanır, esnaf kullanır, vatandaş kullanır. Niye faiz arttırıyorsun? Çünkü faiz lobilerinin önünde diz çökmek zorunda kaldılar. Türkiye’yi getirdikleri nokta ne yazık ki budur. Madem ki diz çöktün şunları sorayım: Madem faizin artacağını biliyordun 128 milyar doları kime sattın? Benim bildiğim manav, kasap, işsiz, öğretmen, emekli almadı. 128 milyar doları kim aldı?

-Neden Merkez Bankası Başkanı’nı bir sürü hakaretlere ederek görevden aldın? 20 gün önce ekonomi pik yaptı demiştin. Acı reçeteyi niye uygulayacaksın? Biz faiz baronlarına karşı kurtuluş mücadelesi veriyoruz demiştin. 20 günde ne değişti? Enflasyonu azdırmak için faizi neden yükselttin? Türkiye yönetilmiyor. 5 maskeyi dağıtmaktan aciz olan Türkiye’yi yönetemez.

‘BU KATARLILARLA NE İŞİ VAR BUNLARIN?’

Futbol kulüplerinin maçları var. Katarlı firma ihaleyi kazandı. Sözleşme yapıldı, kurda artış olunca Katarlı firma 'Ben para ödemem' dedi. Hükümet bununla masaya oturdu, 90 milyon dolarını siliyorum 500 milyon doların dedi. Bir de dolar ne olur ne olmaz, sabit tutalım 5.80'de dedi.

Bu Katarlılarla ne işleri var bunların? Esnafına vermezsin, çiftçine vermezsin ama gelince bir kalemde 90 milyon dolardan vazgeçersin. Köprüden geçen, uçağa binen, onlara dokunmuyorsun. Neden? Bu soruların cevabını geçmiş seçimlerde AK Parti'ye oy veren vatandaşlardan bekliyorum. Kendi vicdanında bunu sorgulaman lazım.

10 ayda, bu iktidarın kullandığı para. 655 milyar lira vergi alıyorlar. Yurt dışından 46 milyar lira borç para, yurt içinden 419 milyar lira borç para alıyorlar. Merkez Bankası'nın karını transfer ettiler 44 milyar lira. Ayrıca karşılıksız 59 milyar lira açıktan para bastılar. 1 trilyon 891 milyar 790 milyon lirayı kullandılar. 6 milyar 310 milyon lira karşılıksız para verdiler. Vatandaştan para topladılar. Oradan da 2 milyar lira.

'DOKUNULMAZLIĞIMI KALDIRMAZSANIZ NAMERTSİNİZ'

Açıklama yapmışlar, Kılıçdaroğlu'nun dokunulmazlığını kaldıracağız diye. Benim dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsiniz. Vatan hainisiniz. Bir canım var memleketime feda olsun, bayrağıma feda olsun. Sizden asla ve asla korkmayacağız.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız