birgün

11° AÇIK

SİYASET 08.06.2021 13:54

Kılıçdaroğlu, Peker'in iddialarına ilişkin yargıya seslendi: Lağım basmış, yolsuzluklar diz boyu, nerede bu savcılar?

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, HDP’nin kapatılması tartışmasına ilişkin, “Parti kapatmaya yönelik her eylemi doğru bulmuyoruz” dedi. Kılıçdaroğlu, suç örgütü lideri Sedat Peker'in iddialarıyla ilgili de yargıya seslenerek, “Nerede bu savcılar? Ben konuşunca 24 saat bile sürmüyor harekete geçiyorlar; lağım basmış, yolsuzluklar diz boyu, bir Allah’ın kulu kalem bile oynatmıyor” ifadelerini kullandı. Erdoğan'a da göndermede bulunan CHP lideri, "Bu kadar büyük depremlerin yaşandığı bir ortamda hâlâ bir kişi sessizliğini koruyorsa en büyük suç ortağı odur anlamına gelir bu" yorumunu yaptı.

Kılıçdaroğlu, Peker'in iddialarına ilişkin yargıya seslendi: Lağım basmış, yolsuzluklar diz boyu, nerede bu savcılar?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis’teki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

Kılıçdaroğlu, konuşmasına, “Hangi partiden olursa olsun, partilerin seçmenleri gözünü bize dikmiş durumda. Türkiye'yi bu bataklıktan çıkaracağız. Kimse kimseye düşman gözüyle bakmamalı. Bu bataktan Türkiye'yi çıkaracağız” sözleriyle başladı.

HASAN SALTIK'I ANDI

Kalan Müzik'in sahibi Hasan Saltık hayatını kaybetmesiyle ilgili Kılıçdaroğlu, "Müzik dünyamızın çok önemli bir aktörüydü. Anadolu'nun unutulan, kaybolan türkülerini derdi. Bizim müzik kültürümüzün korunması açısından Kültür Bakanlığı'nın yapamadığını yaptı. Allah'tan rahmet diliyoruz. Müzik dünyasının başı sağ olsun" mesajını verdi.

"BAKANIN PROGRAMI MÜSAİT DEĞİLMİŞ!"

Kastamonu'nun ilçesi İnebolu'da 9 Haziran'da yapılacak törenlerin, 8 Haziran'a alınmasını eleştiren CHP lideri, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu'na yüklenerek, “Her toplumun bir tarihi vardır ve siyasetçiler gereğini yaparlar. Siyasetçiler tarihi çarpıtmazlar. İnebolu'yu biliyoruz, Kastamonu'nun şirin bir ilçesi. İstiklal Yolu'nu da biliyoruz. İnebolu'nun tarihimizdeki değerini de biliyoruz. TBMM kararıyla 9 Nisan 1924'te İstiklal Madalyası verilmiştir. Ancak bu yıl 9 Haziran'ı 8 Haziran'a aldılar niçin; bakanın programı müsait değilmiş! 9 Haziran'ı 8 Haziran'a alıyorlar. Ben bunu Kastamonuluların vicdanına havale ediyorum” diye konuştu.

MELİH BULU'YU İSTİFAYA ÇAĞIRDI

Kılıçdaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu'ya "İstifa et" çağrısında bulundu. "Demokrasiden söz ediyoruz, üniversitelerin özerkliğinden söz ediyoruz" diyen Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Üniversiteler bilim ürettiğinde Türkiye katma değeri yüksek ürünler üretmeye başlar diyoruz. Boğaziçi'ne malum bir kayyum rektör atadılar. Sen, o üniversiteye bırak rektör olmayı, orada hoca bile olamazsın. Kardeşim sende onur varsa istifa et. İstifa et ya. Neden istifa etmiyorsun? Hocaların görevine son veriyor, hangi mantıkla? Üniversitenin rektörü bilime düşman olur mu? Rektör bilime düşman, bilim insanına düşman."

"PARTİ KAPATMAYI DOĞRU BULMUYORUZ"

HDP’nin kapatılması tartışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, “Demokrasinin var olduğu, savunulması gerektiği bir ortamda siz bir partiyi kapatamazsınız. Parti kapatmaya yönelik her eylemi doğru bulmuyoruz. Bir siyasi partiyi beğenmesek bile onun düşüncelerine ortam yaratmalıyız” dedi.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“CHP demek demokrasi demektir. Bu ülkeye kendi özgür iradesiyle çok partili hayatı getiren parti CHP'dir. Dünyada başka örneği yoktur. Demokrasi olmazsa olmazımızdır. Siyasi partiler ise demokrasinin vazgeçilmez unsurudur. Demokrasinin var olduğu bir ortamda siz bir partiyi kapatamazsınız. Şiddet, baskı uyguluyorlarsa kapatın. Zaten savcı harekete geçer. Partinin yöneticileri eline silah alıyorsa eyvallah. Ama savcı siyasi otoritenin talimatıyla harekete geçiyorsa orada demokrasi yok demektir, demokrasiyi yok ediyorsunuz demektir. Düşünceyi ifadeden korkmayacaksınız. Bunu yaptığınız zaman demokrasiyi getirmiş olursunuz. Siz siyasi partileri düşman olarak görüp, küçük ortağın büyük ortağı esir aldığı bir ortamda bunu yapacaksın diye savcılar harekete geçiyorsa orada demokrasi yoktur.”

"NEREDE BU SAVCILAR?"

İktidar kendisini kurtarmak istediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Gırtlağına kadar lağım çukurunda olan bir siyasi iktidarın Türkiye'ye yararı olamaz" dedi. CHP lideri, AKP ve MHP seçmenlerine seslenerek şunları dile getirdi:

"Ben lağım borusu patladı dedim, meğer çukurun içindeler. Koku bütün Türkiye'yi sardı, saray hissetmiyor. Çünkü lağım orada. Türkiye'yi temelden sarsan bir sürü açıklama var, saraydan tek cümle bile yok. AK Partili kardeşlerime sesleniyorum, MHP'li kardeşlerime sesleniyorum; bu lağım çukuru bu kadar kokuyu dünyaya yaymışken neden kimse konuşmuyor?"

Kılıçdaroğlu, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarıyla ilgili yargıya yüklenerek, “Nerede bu savcılar? Ben konuşunca 24 saat bile sürmüyor harekete geçiyorlar; lağım basmış, yolsuzluklar diz boyu, bir Allah’ın kulu kalem bile oynatmıyor” ifadelerini kullandı.

İktidarla mafyanın devleti ortak şekilde yönettiğini söyleyen CHP lideri, Cumhur İttifakı'nın üçüncü ortağının mafya olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Yeraltı dünyasının önemli bir aktörü açıklamalarda bulunuyor. Gazeteler, televizyonlar tartışıyor. Tık yok iktidar sahibinden. Niye yok? Sen her konuda konuşuyordun. 'Dış güçlerin oyunu bu' diye millete satıyorlar. 19 yıldır sen iktidarda değil miydin? 19 yılın sonunda Türkiye'yi dış güçlerin oyuncağı eline sen getirmedin mi? Gerekçe bile bulamıyorlar. İstifa diye bir müessese var. Onurlu insanlar için... Devletin hazinesini mafya ile el ele olacaksın, tezgahı kuracaksın, belli yerlere çökeceksin, rantını alacaksın. 21. yüzyılın Türkiye'sinin geldiği nokta bu. İktidar sahipleri ile mafya ortak devleti yönetiyorlar. Cumhur İttifakı'nın üçüncü ortağı mafyadır. Mafya bozuntuları için özel kanun çıkartmadılar mı? Gidip mafya bozuntusunun önünde el pençe durmadılar mı? İçişleri Bakanı açıkça Saray'ı tehdit ediyor, 17-25'den söz ediyor, para kasalarından söz ediyor. Bir siyasi ayda 10 bin dolar para alıyor diyor. Tık yok. Kim bu?"

MUSTAFA ŞENTOP’A: REZALETİ ORTADAN KALDIR BARİ

“Sedat Peker’in 10 bin dolar verdiği siyasetçi” tartışmasıyla ilgili de yorum yapan Kılıçdaroğlu, AKP’li Meclis Başkanı Mustafa Şentop’a yönelik şunları kaydetti:

“TBMM Başkanı Şentop, 'Mektup gönderdim, siyasetçinin ismini istiyorum' dedi. Gönderecek mi İçişleri Bakanı? Asla göndermez. Atanmış bir bakan, seçilmiş bir meclis başkanını cevap vermeyerek aşağılamasını nasıl karşılayacak? Tayin ettiğin adamı bir çağır, bir sor. ‘Biz dünyaya rezil olduk’ de. Rezaleti ortadan kaldır bari. Biz biliyoruz aslında herkes biliyor. O kişide acaba yüz var mı, ahlak var mı? Kirliliğe bulaşmış insanlar, kirli gezmekten hoşlanırlar. O kişi Almanya'ya bile gidemiyor, öyle diyorlar.”

“YÜZÜNÜZ HANGİ ASTARDAN?”

Kılıçdaroğlu, bir hükümeti düşürecek kadar olay yaşandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bir olay değil iki olay değil onlarca olay ortaya konduğu halde adamlarda tık yok. Yüzünüz hangi astardan, hangi deriden? Rüşvet alan siyasetçilerden söz ediliyor, tık yok. Uyuşturucu kaçakçılığı yapanlar var bu da söyleniyor. Hiçbir savcı korkudan soruşturma açamıyor. Nasıl bir devlet, nasıl bir anlayış?”

“HANGİ MİLLİ DAYANIŞMA?”

‘Milli dayanışma’ konusunda da iktidara eleştiriler yönelten Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

“Milli Kurtuluş Savaşına ihanet edenler baş tacı edildi. Saygı duy kardeşim. 'Keşke Yunan galip gelseydi' diye bir meczup diye bir şeyler dedi devlet gitti ziyaret etti. Milli dayanışma diyor, hangi milli dayanışma? Milli ordumuzun Tank-Palet fabrikasını Katar Ordusu'na peşkeş çekmediler mi hangi milli dayanışmadan söz ediyorlar bunlar? 15 Temmuz Şehit ve Gazileri'nin paralarına çökmedi mi bunlar? Beşiktaş'ta şehit olan polislerimizin paralarına çökmedi mi bunlar? Hangi milli dayanışma?”

“BU ÜLKEDE ADALET VAR DİYEBİLİR MİSİNİZ?”

Kılıçdaroğlu, isim vermeden, iktidara yakın Demirören ailesinin Ziraat Bankası’ndan aldığı krediyle ilgili de eleştirilerde bulundu. Adaletsiz uygulamalar olduğunu vurgulayan CHP lideri, “Çiftçiye, esnafa haciz uyguluyorsunuz. Ziraat Bankasını soyan, hem faizini hem ana parasını ödemeyen ve iktidar tarafın el üstünde tutulan bir zat varken bu ülkede adalet var diyebilir misiniz? Milyonlar işsizken, asgari ücretliler geçinemezken, saray beslemeleri beş yerden, altı yerden dünyanın aylığını alıyorlar bu mudur adalet?” dedi.

Kılıçdaroğlu ayrıca, “Mafya bozuntuları için özel kanun çıkartırsın, Harp okulu öğrencileri içeride, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, avukatlar içeride. Bu çifte standart neden? Bu mudur adalet?” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, grup konuşmasının sonunda şu başlıklara değindi:

“ERDOĞAN ‘FAİLİ MEÇHULLERİ BULACAĞIM’ DİYE SÖZ VERMİŞTİ”

“Faili meçhulleri araştırmadılar. Erdoğan söz vermişti bulacağım diye. Gidip başında Fatiha okuyacaksınız demişti Cumartesi Annelerine. Jopladılar, yerlerde sürüklediler yaşlı insanlar. Nerede insan hakları?”

“ATATÜRK'E HAKARETİ MEŞRULAŞTILAR”

“128 milyar dolar diye sormayıp ne soracağız? Boyunu mu yaşını mı, altın klozetli tuvaletini mi soracağız sana? Atatürk'e hakareti meşrulaştılar. Türkiye Barolar Birliği, Danıştay'da bir konuşma yapıyor. Uzattı diye Erdoğan kullandığı bazı cümlelerden rahatsızlık duydu, salonu terk etti. Aynı Erdoğan, Ayasofya'da Atatürk'e hakaret edilirken, huşu içinde dinliyordu.”

“HÂLÂ BİR KİŞİ SESSİZLİĞİNİ KORUYORSA…”

“Çöp konteynerlerinden beslenen yüz binler var hangi sosyal devlet? İşsizlik almış başını gidiyor hangi sosyal devlet? Biz kendi ülkemize sahip çıkmak zorundayız. Birileri gelip bu ülkede herkese iş, aş bulalım demeyecek. Bunları yapacak olan bizleriz. Bizler bunları yaparken alınan her kuruşun hesabını millete vermeliyiz. Huzur içinde yaşamak istiyoruz. Devletimiz güçlü olsun, birileri tarafından tehdit edilmesin istiyoruz. Bu kadar büyük depremlerin yaşandığı bir ortamda hâlâ bir kişi sessizliğini koruyorsa en büyük suç ortağı odur anlamına gelir bu.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol