Kılıçdaroğlu: Siyasal iktidarın kendi militanı haline gelen bir TRT’yle karşı karşıyayız

21.05.2019 13:56 GÜNCEL
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. CHP lideri, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ve TRT’yi eleştirdi. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle: Müjdeli bir haberle başlayalım Galatasaray şampiyon oldu. Bütün Galatasaraylılara teşekkür ediyoruz. Galatasaray bir Türkiye ve dünya markasıdır. Uluslararası başarılara imza atmış bir takımdır. Sinan Sertel bir arkeolog bir […]

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. CHP lideri, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ve TRT’yi eleştirdi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

  • Müjdeli bir haberle başlayalım Galatasaray şampiyon oldu. Bütün Galatasaraylılara teşekkür ediyoruz. Galatasaray bir Türkiye ve dünya markasıdır. Uluslararası başarılara imza atmış bir takımdır.
  • Sinan Sertel bir arkeolog bir cinayete kurban gitti . Bir bilim insanını katletmek acı bir olay. Allah’tan rahmet diliyoruz. 155 yıl önce Kafkasya’dan Anadolu’ya büyük bir göç başladı. Çarlık Rusya’sından Çerkez sürgünü başladı. Bu sürgünün anılarıyla binlerce çocuk yetişti. Karadenizin azgın dalgalarıyla boğuştular. Öldükten sonra kuşaktan kuşağa acıları devretti. Böyle bir sürgün Anadolu’ya geldi, Anadolunun değişik coğrafyasına yerleştiler.
  • 19 Mayıs emperyalistlere boyun eğmemenin direnmenin tarihidir.

  • “Geldikleri gibi gidecekler” demişti, geldikleri gitmenin yolunu Samsun’da başlattı.
  • 19 Mayıs yalnız düşman işgalinden kurtuluşun değil 23 Nisan’la birlikte ulusal egemenliğin kuruluşunun tarihidir.
  • Biz Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet’i demokrasi taçlandırmak görevindeyiz.
  • Bize ve bütün yurttaşlara gerçek anlamda demokrasiyi getirme sorumluluğu yüklenmiştir.

TRT’YE TEPKİ

  • TRT, akıldan ve mantıktan mahrum hale gelmiş bir kurumdur. Üzülüyorum. TRT halkındır ve halkın kalsın diye mücadele ediyoruz. TRT havuz medyasının da sponsorluğunu yapıyor.
  • TRT’de istihdam fazlası personel var deniliyor. 169 kişinin bu şekilde uzaklaştırılması planlanıyor. Ama diğer taraftan 280 personel alınıyor. Kimleri gönderiyorlar? Ödüllü saz ve ses sanatçıları, muhabirler, kameramanlar, spikerler var.
  • Ses sanatçısını Tarım Bakanlığı’na gönderiyorlar. Bakan ne yapacak, müzik mi dinleyecek? Siyasal iktidarın kendi militanı haline getirdiği bir TRT var. Bütün imkanları havuz medyasına aktarıyorlar. İstediğiniz kadar aktarın; ne televizyonları izleniyor, ne gazeteleri okunuyor.
  • Son bir yılda 1.376.000 kişi işsiz kaldı. İşsizliği kim yaratıyor? Ekonominin başına atadılar sosyete damadı. Sosyete damat ekonominin ‘e’sinden anlamıyor. Ekonomi ne diye sor, sadece cebindeki dolarları gösterir. Yatağa aç giren çocukları bilmez, ekmeksiz yaşayanları bilmez, fakirliği bilmez.
  • Geniş tanımlı işsizliğe baktığınızda 8 milyon 475 bin kişi işsiz. Sarayın, damadın, bakanların haberi var mı? Bilboardlara istihdam seferberliği başlattık diye ilan asmışlar. İşsizlik seferberliği desen anlarım.
  • (Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak) Adam ekonomiyi bilmezi vatandaşı bilmez, fakiri fukarayı bilmez, gecekonduda yaşayanları bilmez, ekmeksiz yaşayanları bilmez. Hiçbir şey bilmez. İstihdam seferberliği toplantısı düzenlemişler. Türkiye Odalar Birliği de sanki iktidarın yan kuruluşu. Yerinde oturuyorsun, istihdam seferberliği başlattık diyorsun. ‘Cumhurbaşkanımızın da katıldığı şurada belirtildiği gibi 2,5 milyon kişiye yeni istihdam alanı yaratacağız’ dediler. Ne oldu? 1 milyondan fazla kişi işsiz kaldı.
  • İşsiz birisinin akşam eve gittiğinde ekmek götürememesi ne demektir? İşsiz bir anne veya babanın, çocuğunun yüzüne nasıl bakacağını Saray’da oturanlar düşünüyor mu acaba? O ailenin hangi acıları çektiğini Saray’da oturanlar biliyor mu? Çaresizlik içinde kendini yakanlar var. Biz bazen gazetelerin üçüncü sayfalarında, internet gazetelerinde görüyoruz, sonra unutuyoruz.
  • Bir insan kendi hayatına neden son vermek ister. Son iki yılda 12 Ocak 2018 Ankara’da bir vatandaş TBMM’nin duvarı dibinde kendini yaktı. 29 Ocak 2018 Balıkesir’de iş bulamayan biri kendini yaktı. 4 Şubat 2018 Şubat, geçim sıkıntısı nedeniyle bir vatandaş kendini yaktı. 10 Şubat 2018 Antalya 44 yaşındaki engelli bir vatandaş isiz olduğunu söyleyerek kendini yaktı. İş istiyor yardım istemiyor. Hemen söyleyelim. Devletin engelli kadrolarının büyük bir bölümü boş.
  • 21 Şubat 2019 Tekirdağ, 34 yaşında birisi kendisini tavana astıktan sonra bir not bırakıyor. ‘Ben size hakkımı helal ediyorum. Biliyorum sizi üzdüm, işsizlikten bunaldım.’ 29 Mart Gaziantep, ‘Çocukların az, iki yıldır işsizim, tazminatım bile verilmedi’ dedi. Yine Gaziantep’te eski bir hükümlü 4-5 gün önce kendini yakıyor. Annesi şöyle diyor; ‘Oğlum ortalama 5 aydır iş arıyordu. Ölen bir köpeğe bile insan üzülürken benim oğlum için bir belediye üyesi bile baş sağlığı dilemedi.’ Acaba iktidar sahipleri bunlar hakkında ne düşünüyor?
  • Biz ekonominin sorunlarını çözeceğiz diyorlar, çözemezsiniz kardeşim, o birikiminiz yok, insan sevginiz yok, insan sevginiz yok kardeşim. Bir yıl sonra, Erdoğan, ‘Yakında ülkemizde işsizlik değil çalışan eleman bulma sorunu yaşanacak’ diyor. Ne diyeyim ben buna arkadaşlar? Ne zeka, ne öngörü ama ya. Yönetecek vicdan lazım önce. 2 Mart 2019, işsizliği dile getiriyoruz rahatsız oluyor beyefendi. ‘İşsizliği dile doladılar. İş gücüne katılım oranı fevkalade yükseldi’ Bir yılda bir milyondan fazla işsiz var. Ne yapalım, neyi dolayalım dilimize, dile getirmeyelim mi işsizliği? Allah akıl fikir versin. Çözmeleri için devlette planlama lazım, ekonominin nereden gelip nereye gittiğini iyi bilmeleri, dünya siyasetini iyi okumaları lazım. Bunları yapıyorlar mı? Hiçbirini yapmıyorlar. Ne için işsizlik patladı? Daha arkası gelecek, yüzbinlerce insan işsiz kalacak. Çünkü Türkiye üretimden koparıldı.
  • Çiftçi o da perişan. Orada da binlerce çifti artık üretmiyor, zarar üretiyor. Nereye gidiyor? Büyük kentlerin varoşlarına gidiyor. Arkadaşlarım sorunu nasıl çözeceklerini de bilmiyorlar. Danışsalar, oturup konuşsalar bu sorun da çözülür. Ekonomide çözülmeyecek sorun yok. İstişare yapmıyorlar ki. Sorunu çözmek için önce sorunu yaşayanlarla konuşman lazım. Ekonomik ve Sosyal Konsey’in üç ayda bir toplanması lazım. En son toplandığı tarih nedir; 5 Şubat 2009. 10 yıldır toplanmıyor.
  • Beyefendi eleştiriye tahammül edemiyor. Daha acısı ülkenin bir kalkınma planı yok. Bunların sayesinde kalkınma planı olmayan bir ülkeyiz. Uyarı yapanlar var mı? Var. Ülkede üretim yapanlardan biri de TÜSİAD, gönül isterlerdi ki bunu Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Odası yapsın. Koltuğunda oturup bir şey söylersem bana kızarlar mı diye düşünürsen çözüm bulamazsın.

ERDOĞAN’A TEPKİ

  • ‘Ben sizin 17 yıl önceki durumunuzu da biliyorum’ diyor Erdoğan TÜSİAD’a. Şimdi geldiğiniz durumu da biliyorum’ diyor. E tabi bileceksin, her şey senin kaydın altında. ‘Yeri gelirse bunları teşhir ederim.’ Edersen et. Kayıt dışı yok, bunlar vergi veren insanlar. ‘Ama şunu bilin ki hesabını sormasını da bilirim’ diyor. Kimin hesabın soruyorsun.
  • Devleti yönetenlerin Bütün insanlara saygı göstermesi gerekir. 16 Mayıs’ta demiş; ‘Herkesin midesini doyurduk ama neticede durum böyle. Karnını doyuruyorsunuz, her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuz, yine de oy vermiyorlar’ Millet akıllı kardeşim.
  • Benden vergi alacaksın kefen bezi alırken, otobüse binerken vergi alacaksın, su içerken, bulaşık yıkarken vergi alacaksın, aldığın vergiyle fakire fukaraya beş on kuruş vereceksin. Kimin parasıyla doyuruyorsun sen? Asıl o 80 milyon seni doyuruyor, sen bunun farkında mısın?
  • Binali Bey meselesine girmek istemiyorum. Onu Allah’a havale ediyorum. Niye biliyor musunuz? Yolunu yordamını şaşırmış. Onlar ne kadar eski varsa çıkardılar, biz ne kadar yeni varsa çıkardık. Biz genç pırıl pırıl idealleri olan insanları çıkardık.”