Google Play Store
App Store
Kılıçdaroğlu: Türkiye toplumsal barış sınavından geçiyor

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısı ile gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

"Bugün üzülerek söylüyorum zor bir süreçten geçiyoruz. Bir toplumsal barış imtihanından geçiyoruz.

Terörü elbette lanetleyeceğiz. Bizi biz yapan bütün değerlerimize sahip çıkacağız. Tasada ve kederde birlikte olacağız. Eğer terör ve ondan fayda umanların oyunlarına alet olursak çok zarar görürüz. Özellikle genç kardeşlerime sesleniyorum. Bu ülkenin geleceği gençler. Anne ve babaların umutla besleyip büyüttüğü gençler. Sizin vatan sevginizdren şüphemiz yok. Bayrağa saygınızdan şüphemiz yok. Ne olur provokasyonlardan kaçının.

"PROVOKASYONLARDAN KAÇININ"
Yine genç arkadaşlarımıza sesleniyourm. Kim gelir size etnik kimlik, inanç ve yaşam tarzı üzerinden siyaset yaparsa o bölücü unsurdur. Şunu söyleyin onlara. Bu ülkede inancı ne olursa olsun herkese saygı gösteriyorum deyin. Onlar bölüyür siz böldürmeyin.Sakın olaki provokasyonlara girmeyin.Bunları neden söylüyorum.

Yolcu otobüslerini şu veya bu ilin yolcu otobüsü diye taşlamak ayrıştırmaktır. Terör örgütünün ekmeğine yağ sürer. Bu orta çağ düşüncesidir. 21. yüzyılın ülkesini seven gençlerine yakışmıyor bu.

Plaka üzerinden ayrıştırma yapılır mı. O plaka bizim, o bayrak bizim. Provokasyonlara sakın gelmeyin genç arkadaşlarım.
Ülkenizi sevin, bölücülerin değirmenine su taşımayın.

"BEN İSTERDİM Kİ BU UYARILARI CUMHURBAŞKANI YAPSIN"
Siyasi partiler yasalara göre kurulur ve kapatılır. Bir siyasi partiyi beğenmeyebilirsiniz ama yakıp yıkmak sadece ve sadece terör örgütünün değirmenine su taşıma anlamına gelir. Ben isterdim ki bu uyarıları bu ülkenin Cumhurbaşkanı yapsın.

Ey gençler provokasyonlardan uzak durun, bu memleket hepiminizin desin. 77 milyon vatandaşımız, hepimiz vatanseveriz, böyle kabul edeceğiz.

İnançlarımız vs. farklı olabiliriz, ama sevinçli günlerimizde de üzüntülü günlerimizde de birlikte olmalıyız. Türkiye'deki bütün siyasi partilerin istisnasız, amasız fakatsız, terör örgütleriyle arasına mesafe koymalıdır.

MEDYAYA BASKI
Yine genç arkadaşlarıma söylüyorum. Terörü lanetliyoruz. Ancak bir şeyi sakın unutmayın. Medya yani basın bizim gözümüz kulağımızdır. Medyada da çeşitliliğimiz vardır. Medya üzerine baskıyı asla kabul etmeyiz. Medya özgürce yayınını yapmalıdır. Bizim havuz medyası dediğimiz, sert eleştirilerde bulunduğumuz gazetelere ilk saldırı yapıldığında ilk geçmiş olsun telefonunu açan benim. Medyaya özgür alan açacağız. Sizinle bir siyasetçi gidebilir gazetenin önüne asıp keseceğiz diyebilir. O ayrıştırıyor. Bunu kabull etmemiz mümkün deği. Gençlere seslenirken, umudumuz gençler dedim. Geleceğimiz gençler dedim. Geleceğe yürürken, değerlerimize sahip çıkacağız, birlik ve beraberlik unsurlarını ön plana çıkaracağız. Bütünleştirici olacağız. Bir iş yerini yağmaladığınızda. O insanları terör örgütünün kucağına atmış olacaksınız.

"O 400'ÜN ÜSTÜNÜ BEN TAMAMLAYACAĞIM"
Bütün bunlara rağmen hâlâ 400 milletvekili arayışında olanlar var. Buradan söz veriyorum, açık ve net terörü bitireceksen o 400'ü ben tamamlayacağım. Söz veriyorum. O annelerin feryadı akşam yatarken de kulaklarımda.

Böyle bir tabloyu Türkiye hak etmiyor. Ayakları yere basmayan siyasetçiler bu ülkeyi yönetemez. Bir sonraki seçimi düşünüp vatandaşlarını ateşin içine atanlar bu ülkeyi yönetemez.

Bu sorunu çözmek için bir masa kurulacaksa o masının parlamentoda olması lazım. Onlar ortak akla değil üst akla inanıyor, o üst akıl da Türkiye'yi bu hale getirdi."