Kimlik tespiti bitti iddianame okunuyor
Ergenekon davasının üçüncü duruşmasında 2 bin 455 sayfalık iddianame sanık ve sanık avukatlarının itirazlarına rağmen okunmaya başlandı. Sıradan vatandaşların bile okuduğu...
Ergenekon davasının üçüncü duruşmasında 2 bin 455 sayfalık iddianame sanık ve sanık avukatlarının itirazlarına rağmen okunmaya başlandı. Sıradan vatandaşların bile okuduğu iddianamenin okunmasının 38 ila 40 gün sürmesi bekleniyor...
Ergenekon davasının üçüncü duruşması dün yapıldı. Davanın bir önceki duruşmasında sanıkların tamamının birlikte yargılanmasına karar verilmesi nedeniyle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, dün tutuksuz sanıkların kimlik tespitini yaptı. sanıklar ve sanık avukatlarını itirazlarına rağman 2 bin 455 sayfalık iddianemenin okunmasına karar verdildi ve dünkü öğreden sonraki oturumda okurmasına başlandı. dava başlamadan önce basına yansıyan ve şok suçlamar içeren iddiianame en çok okunan metinler arasında yer almıştı.
Dünkü duruşmaya, başka davalar kapsamında tutuklu olan bu davanın tutuksuz sanıkları Sedat Peker ve Semih Tufan Gülaltay dışındaki diğer 38 tutuksuz sanığı gazete, televizyon ve haber ajansları aracılığıyla duruşmaya davet etti. Duruşmaya Kemal Alemdaroğlu ile Ali Yasak’ın da aralarında bulunduğu tutuksuz 26 sanık katıldı.
TUTUKSUZLAR İŞSİZ KALMIŞ
Tutuksuz olarak yargılanmalarına karar verilen 6 sanık, haklarında başlatılan soruşturma sonrası işten atıldıklarını ve iş bulamadıklarını belirttiler. Asım Demir, “Bu davadan sonra gittiğimiz hiçbir yerde iş bulamıyoruz. Devletin eli kolu uzun bize bakar” bunun üzerine Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, “Bakıyor mu peki? Çocuklarına nasıl bakıyorsun?” sorusunu yöneltti. Demir, “9 aydır boştayım hiçbir gelirim yok bana iş bulunsun” yanıtını verdi. Zekeriya Yurdakul Çaman, daha önce esnaf olarak görev yaptığını, serbest bırakıldıktan sonra kendisine “cüzamlı” gibi davranıldığını belirterek, “Müşteriler bizden kaçıyor. Ortalama gelirim bin 500 YTL’ye düştü” diye konuştu. Tutuksuz sanıklardan Erdal İrtem de işsiz kaldığından yakınarak, “Hem işsiz hem evsiz kaldım. Bir akrabamın yanında çalışıyorum. Kendi işyerimi kapattım” dedi.
SELÇUK"UN AYLIK GELİRİ 10 BİN YTL
Daha önceki duruşmalara katılmayan Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi gazeteci yazar İlhan Selçuk yarım saat gecikmeli olarak duruşma salonuna geldi. İlhan Selçuk"a kimlik tespiti yapıldı. Selçuk, 1925 doğumlu ve dul olduğunu, çocuğu bulunmadığını söyledi. Eğitim durumu sorulunca “Hukuk fakültesi” diyen Selçuk, sabıkasının olmadığını ve gazetecilik yaptığını ifade etti. Selçuk, Mahkele Başkanı Köksal Şengün’ün ne kadar ücret aldığına ilişkin sorusu üzerine, telif ücretleriyle birlikte aylık gelirinin 10 bin YTL olduğunu bildirdi. Selçuk durumaçıkasında ise bir daha duruşmayar katılmayı düşünmediğini, yargı dışında diğer kurumların çürüdüğünü savundu.
HÂKİMDEN GÜRCİHAN"A JEST
Mahkeme Başkanı Şengün, tutuklu olarak yargılanan Halil Behiç Gürcihan’a “jest yaptı”. Sanık yakınlarının duruşma salonuna alınması sırasında Şengün, “Halil Behiç oğlun burada görüyor musun?” diye seslendi. Gürcihan da bunun üzerine ayağa kalkarak, izleyici sıralarında bulanan 18 yaşındaki oğluna el salladı. Bunun üzerine bazı sanık avukatları müvekkillerini cezaevinde ziyaret etmekte zorlandıklarını belirterek, duruşma öncesi sanıklarla yarım saat görüşme imkanı tanınmasını talep etti.
BANYO YAPAMIYORMUŞ
Tutuklu sanık Oktay Yıldırım söz alarak, duruşmaların arka arkaya yapılması nedeniyle ziyaretçi, telefon ve banyo yapma haklarının ellerinden alındığını savunarak şunları söyledi: “16 aydır tutukluyum. Duruşmalar nedeniyle telefon hakkım, ziyaretçi hakkım ve banyo hakkımı kullanamıyorum. Bu hakkımızı hafta sonu kullanmamız için cezaevi yönetimine yazıyla bildirmenizi talep ediyoruz. Bizi basın önünde mahkum edenler, savunmamızı da görsünler. Buraya yeteri kadar basın mensubunun alınmasını da istiyorum.”
Tutuklu sanık avukat Kemal Kerinçsiz, mahkeme heyetinden yetkisizlik kararı vermesini talep ederek, “Tarafsız bir mahkemede yargılanmak istiyorum. Ortada açıkça bir yetki gaspı var. Hukukun bu ölçüde siyasete alet edildiği bir dava görülmemiştir. Ortada bir örgüt vardır. Bu örgütün mensupları hayali Ergenekon senaryosunu yazanlardır. Gladio da derin devlet de budur” dedi.
"GİZLİ BELGELER İÇİN ÖNLEM ALIN"
Vedat Yenerer’in avukatı Vural Ergül, soruşturmayı yürüten savcıların hassas davranmadıklarını, “terörle mücadelede” görev yapan polislerin isim listelerini soruşturma evrakında unuttuklarını belirterek, “Halen tutuklu bulunan Tolon Paşa ve Eruygur Paşa’nın evlerinde ele geçirilen askeri gizli belgelerin dosyaya konmamasını talep ediyoruz” diye konuştu. Avukat Ertaç Giray da yetkisizlik kararı verilmesini talep etti.
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in avukatı Mehmet Cengiz, iddianamenin kendilerine ve sanıklara tebliğ edildiğini, önlerinde bulunan bilgisayarda yer aldığını, iddia makamı tarafından basın yayın organlarına servis edildiğini belirterek okunmasına gerek olmadığın söyledi. Mahkeme Başkanı Şengün de “Mahkeme iddianameyi okumakla yükümlü. Beyanınızı alır, ona göre işlem yaparız. Birazdan duruşmaya ara vereceğiz” dedi.
İTİRAZLARA RAĞMEN İDDİANAME OKUNDU
Tutuklu sanıklardan Nusret Senem, tutuklular olarak oy birliğiyle iddianamenin okunmaması yönünde görüş birliğine vardıklarını söyledi. Mahkeme Başkanı Şengün, diğer tutuklu ve sanıklara Senem’in beyanına katılıp katılmadıklarını sordu. Sanıkların tamamı okunmaması yönünde görüş bildirdi. Mahkeme heyeti sanık avukatlarının da görüşünü aldı. İlhan Selçuk’un avukatı Uğur Alacakaptan iddianamenin okunması gerektiğini belirterek, “iddianamenin okunmaması hukuka aykırıdır. Okunmadan okunmuş gibi gösterilmesi yasal anlamda mümkün değil. Bu anlamda bir karar vermezsiniz” dedi. Yasa gereği bir sanığın bile istemesi halinde okunması zorunlu olan iddianamenin okunması mahkemece karar altına alındı ve 2 bin 455 sayfalık iddianamenin okunmasına başlandı. İddianamenin okunmasının birkaç hafta sürmesi bekleniyor.
AYSEL KILIÇ - ZEYNEP KURAY
***
Zanlı Giray sanık vekili oldu
Ergenekon soruşturması çerçevesinde geçtiğimiz hafta gözaltına alınarak sorgulananan ve ardından serbest bırakılan eski Cumhuriyet Savcısı Ertaç Giray dün sanıklardan Rafet Aslan’ı savunmak üzere duruşma salonuna geldi. Giray, Ergenekon sanıklarından Hüseyin Keskin’in üzerinde bulunan silahın kendisine ait olduğu iddiasıyla gözaltına alındığını söyledi. Giray, Yerleşke girişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınmasını nasıl değerlendirdiği sorulan Giray, “Mağdurduk, şüpheli olduk, şimdi ne olduğumuzu bilmiyoruz” dedi. Ruhsatlı antika silahlarından bir tanesini daha önce yanında çalışan ve aynı soruşturmayla ilgili Kars’ta gözaltına alınıp İstanbul’a getirilerek mahkemece tutuklanan Hüseyin Keskin’in bilgisi haricinde aldığını anlatan Giray, bu kişinin ‘ofisboy’ olarak yanında çalışan bir kişi olduğunu belirtti. Giray, “Daha sonra Kars’ta yakalandı bu silah. Tabii biz silahın kaybolduğunu bildirmiştik, yasal işlemler başlatmıştık. Burada ’mağdur’ pozisyonunda olmam gerekirken bir anda ’şüpheli’ oldum” diye konuştu. Bir gazetecinin “Davanın sanıklarından emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin’i sakladığınız yönünde iddianamede ifade geçiyor” demesi üzerine Giray, “Sakladığım yönünde değil, teslim olmamasını telkin ettiğim yönünde ama böyle bir şey de mevzu bahis değil. Kendisinin evinin arandığı söylenmişti. Olayın mahiyetini bilmiyordum. Sonra olayın mahiyetini öğrenince de avukatlığını yapmayacağımı söyledim” dedi.
***
Salon L tipi"ne dönüştürüldü
DuruŞmanIn üçüncü oturumundan önce mahkeme duvarları yıkılarak mekan genişletildi. 20 Ekim’deki ilk duruşmada, sanıkların, sanık vekillerinin, gazetecilerin ve izleyicilerin duruşma salonuna sığmaması üzerine bekleme salonunun, duruşma salonuna eklenmesi kararı alınmıştı. Dün bekleme salonu ile duruşma salonu arasındaki duvarların yıkılarak salonun ‘L’ şeklinde genişletilmeye çalışıldığı görüldü.
***
Savcılara suç duyurusu
Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcılığından başta Savcı Zekeriya Öz olmak üzere 3 savcı hakkında yeniden suç duyurusunda bulunuldu. Tutuksuz sanık Güler Kömürcü’nün avukatı Metin Çetinbaş, savcılar hakkında suç duyurusunda bulunmanın olağan bir şey olmadığını, adil yargılama hakkına göre iddianameyi hazırlayan savcıların duruşmada yer almamasını talep etti. Çetinbaş, haklarında suç duyurusunda bulundukları savcılardan mütalaa alınmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etti. Çetinbaş, iddianame ve ekinde bulunan yasak delillerin okunmamasını da talep ederek, “Yasak delillerle ilgili şimdiden bir karar vermenizi talep ediyoruz” diye konuştu. Mahkeme Başkanı Şengün, Çetinbaş’ın yaptığı uzun konuşmanın ardından tepki göstererek, “İddianameden önce yapılması gerekenleri biliyorsunuz. İddianame okunmadan içeriğine itiraz etmeyiniz” dedi.
***
Yanardağ İstanbul’a getirildi
Ergenekon soruşturması kapsamında Ankara’da gözaltına alınan gazeteci Merdan Yanardağ, İstanbul’a getirildi. Eski Kanaltürk çalışanı 4 kişi, Ankara ve İstanbul’da önceki gün gözaltına alınmıştı. Ankara’da kaldığı otelde gözaltına alınan gazeteci Merdan Yanardağ, İstanbul’a getirildi. Aynı soruşturmadan tutuklu olan gazeteci Tuncay Özkan’ın asistanı Anet Sahakyan, Fuat Garip ve Şener Öztürk de organize suçlarla mücadele şubesinde sorgulanıyor.
***
Tuncay Güney davasında Ergenekon iddianamesi istendi
Ergenekon soruşturmasının kilit ismi Tuncay Güney hakkında çete, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından 2001"de açılan dava, işlenen suçların Ergenekon örgütüyle bağlantısının araştırılması için ertelendi. Mahkeme Ergenekon iddianemisinin istenmesini kararlaştırdı. Kanada"da hamhamlık yapan Tuncay Güney"in sorgusu yapılamadığı için dava bir türlü sonuçlandırılamıyor. Soruşturma sırasında tutuklanan ancak bir gün sonra kefaletle serbest bırakıldıktan sonra kayıplara karışan Güney hakkında 2003"ten beri tutuklama kararı var.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi"nde görülen davaya sanıklardan Tuncay Güney, Murat Akgül, Turgut Büyüktan katılmadı. Mahkeme heyeti, davanın İstanbul 13"üncü Ağır Ceza Mahkemesi"nde görülen Ergenekon davası ile irtibatı olup olmadığının araştırılması için davayı yürüten mahkemeden iddianame örneğinin istenmesi ve Tuncay Güney hakkında yakalama emrinin devamı yönünde oybirliği ile karar verdi.
DAVA SÜRECİ
Timur Büyükölmez, bir cip alım satımı sırasında polis memurları Orhan Sonuç ve Erdal Güventürk tarafından dolandırıldığını bildirerek 8 Şubat 2001’de Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Şikayet nedeniyle başlatılan soruşturma sırasında kendisini “Orhan Sonuç” olarak tanıtan kişinin Tuncay Güney, “Erdal Güventürk” olarak tanıtan kişinin de Güney’in kayınbiraderi Adem Taşdemir olduğu belirlendi. 2 Mart 2001’de düzenlenen operasyonda Güney’in evinde yapılan aramada, iki tabanca, çok sayıda fişek, sahte araç plakaları, üzerinde Güney’in fotoğrafları olan sahte kimlikler de ele geçirildi. Aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan Ümit Oğuztan ile Güney’in ortak işyerlerinde yapılan aramada ise “Ergenekon”un adının geçtiği ilk belgelere ulaşıldı. Güney, Organize Şube’de Ergenekon’la ilgili de sorgulandı, ancak daha sonra bu konuda yapılan soruşturma kapatıldı.
ELÇİN YILDIRAL
***
Basına ince arama
GeçmİŞ her iki oturum boyunca protesto gösterilerine sahne olan Silivri Cezaevi önü dün sadece basın mensuplarına ev sahipliği yaptı. Polis ve jandarmanın geniş güvenlik önlemi aldığı cezaevi giriş ve çıkışlarına ambulanslar bekletildi. Geçmiş oturumlarda alınan tepkiler nedeniyle her ne kadar basın mensupları ve avukatlara adliye girişinde teknik kolaylıklar sağlansa da kimi uygulamalar tepkilere neden oldu. Kimlik kontrolü ve üst aramasından geçirilen basın mensupları cezaevi girişinden yeniden x-ray cihazlarından geçirildi, ayakkabılarının içi bile arandı. X-ray cihazlarından "başarılı" çıkamayan gazeteciler ise cezaevi ve adliye girişindeki soyunma odalarında ince aramalardan geçirildi. Cezaevi koşullarının dayatılması davayı izleyen gazetecilerin tepkisine neden oldu. Sadece haber jansı muhabirlerinin içeriye alındığı duruşmayı diğer gazeteciler lcd ekranların kurulduğu izleme salonundan takip etti. Fotoğraf ve kamera çekiminin yasal engele takılması nedeniyle çizerler duruşma salonlarını kara kalemle resmetti.
***
Ergenekon çamuru gazetecileri çıldırttı
YaĞIŞLI havanın yerleşke önünü adeta çamur deryasına dönüştürmesi en çok duruşmayı izleyen basın mensuplarını olumsuz etkiledi. Bu duruma karşı gerekli önlemlerin alınmamasınından şikayet eden basın mensuplarından NTV muhabiri Oktay Uçar, “İnsani koşullarda ağırlanmadık. Tuvaletler hijyenik değil. Açık havada bırakıldık. Gelecek duruşmaları düşünmek bile istemiyorum. Belediye yetersiz” dedi
NTV Kameramanı Fevzi Tapan “Çamur içindeyiz yağmur, çamur nedeniyle ızdırap çekiyoruz” diye konuştu.
Star Tv Kameramanı İsmail Navruz da “Yüzyılın davasında çamura battık. Hiç hazırlık yapılmamış. Cezaevi yetkileliri belediyenin çalışmasına izin vermemiş” diyerek tepkisini dile getirdi. TRT Muhabiri Köksal Gökçe ise “Çevresel koşullar sağlıksız. Çamur bantlarıyla dolaşıyoruz, donduk. Basın için hiçbir hazırlık yapılmamış. Daha iyi karşılanmayı bekliyorduk” dedi.

