Kimyasal Tayyip
Başbakanlığın 2.3 milyon TL vererek aldırdığı gaz bombaları can almaya devam ediyor. Gaz bombasından yaralanan 13 yaşındaki Doğan Teyboğa yaşamını yitirdi
Başbakanlığın 2.3 milyon TL vererek aldırdığı gaz bombaları can almaya devam ediyor. Gaz bombasından yaralanan 13 yaşındaki Doğan Teyboğa yaşamını yitirdi
SİLOPİ’DE TOPRAĞA VERİLDİ
Şırnak’ın Silopi ilçesi Cudi Mahallesi'nde 24 Temmuz akşamı bir grup gencin, son dönemlerde Kürtlere ve BDP binalarına yapılan ırkçı saldırıları protesto etmek istemesi üzerine polis müdahalede bulunmuştu. Polisin attığı gaz bombası sonucu başından ağır yaralanan ve Diyarbakır Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak ameliyat edilen 13 yaşındaki Doğan Teyboğa, dün sabaha karşı yaşamını yitirdi.
POLİS: ÖLSÜN, HAK ETMİŞ!
Olayın görgü tanıklarından Şengül Tanrıverdi, polislerin attığı yoğun gazdan dolayı evin balkonuna çıkamayacak duruma geldiğini belirterek, "Çocuklarım bana bir çocuğun gaz bombasından yaralandığını söyledi. Baktım çocuk elini kafasına götürüyordu. Birkaç kişi çocuğu hastaneye götürmek istediği sırada polis, 'ölsün, hak etmişler' dedi" diye konuştu.
Polisin orantısız şiddeti bir can daha aldı. 13 yaşındaki Doğan Teyboğa başına isabet eden gaz bombası sonucu yaşamını yitirdi. Görgü tanıkları, gaz bombası terörünün kurbanları arasına katılan Teyboğa’nın kanlar içindeyken yerde tekmelendiğini iddia ediyor.
Şırnak’ın Silopi ilçesi Cudi Mahallesi'nde 24 Temmuz akşamı bir grup gencin, son dönemlerde Kürtlere ve BDP binalarına yapılan ırkçı saldırıları protesto etmek istemesi üzerine polis müdahalede bulunmuştu. Polisin attığı gaz bombası sonucu başından ağır yaralanan ve Diyarbakır Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak ameliyat edilen 13 yaşındaki Doğan Teyboğa, dün sabaha karşı yaşamını yitirdi. Savcının otopsisinin ardından cenazenin Silopi'de toprağa verileceği öğrenildi.
Önceki gün öğle saatlerinde ameliyat edilen ve ardından yoğun bakımda bekletilen Teyboğa'nın beyin kanaması geçirdiği belirtilmişti.
TÜYLER ÜRPERTEN İDDİA
Teyboğa olayıyla ilgili tüyler ürpertici bir iddia ortaya atıldı. Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) haberine göre olaya tanıklık eden mahalleli iki kadın, "Teyboğa yerde kanlar içinde iken dört sivil polis tarafından tekmelendi" dedi.
FOTOĞRAFINI ÇEKTİLER
Olayın yaşandığı akşam evinin penceresinde her şeyi gördüğünü söyleyen Cudi Mahallesi sakini Sabriye Turan, Doğan Teyboğa'nın kanlar içinde olduğu sırada polisler tarafından tekmelendiğini ileri sürdü. Turan, "Olayları pencerede izliyordum. Polislerin attığı yoğun gaz bombaları sonucu çocuğun yere yığıldığını gördüm. O sırada yerde yatan çocuk kanlar içinde olduğu sırada dört sivil polisin çocuğa doğru koşarak yerde yatan çocuğun karnını tekmelediğini ve fotoğrafını çektiklerini gördüm" dedi. Doğan'ı hastaneye kaldırmak isteyen mahalle sakinlerinin de sivil polisler tarafından engellendiğini ileri süren Turan, "Kanlar içinde kalan 13 yaşındaki Doğan yerde uzun süre kaldıktan sonra ambulansın gelmesiyle hastaneye kaldırıldı. Mahalle sakinlerinin çocuğa yaklaştırılmadığını gördüm ve halen olayın şokundayım" diye anlattı.
‘BIRAKIN ÖLSÜN’ DEDİLER
Mahalle sakinlerinden Şengül Tanrıverdi ise, polislerin attığı yoğun gazdan dolayı evin balkonuna çıkamayacak duruma geldiğini belirterek, "Çocuklarım bana bir çocuğun gaz bombasından yaralandığını ve yere yığıldığını söylediler. Ben de hemen balkona koştum. Yaşananları izlediğim sırada çocuk elini kafasına götürüyordu. Birkaç kişi çocuğu hastaneye götürmek istediği sırada polisin 'bırakın ölsün, hak etmişler' şeklindeki konuşmalarını duydum" diye konuştu. Tanrıverdi, çocuğun uzun süre bekletildikten sonra olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldığını kaydetti. DİHA
Öldüren bomba
“Gösteri kontrol ajanları” olarak tanımlanan gaz bombaları, can almaya devam ediyor. Yaşamını yitiren, sakat kalan, ağır yaralanan kişiler arasında altı aylık bebek de var, 70 yaşındaki yaşlı da. Ancak devlet görevlileri, hekimlerin ve uzmanların tüm uyarılarına karşın ölüme davetiye çıkaran bu silahların kullanımını teşvik etmeye devam ediyor.
15’İN ÜZERİNDE KİMYASAL VAR
Bugün, dünyada gaz bombası olarak kullanılan 15’in üzerinde kimyasal var.
Bunların içinde en yaygın kullanılanlar, CS (cholorobenzylidenemalononitrile), CN (chloroacetophenone), DM (chlorodihydrophenarsazine) ve OC (oleoresin capsicum) olarak kodlanabilecek kimyasallar. Son dönemde OC, yani biber gazı kullanımıyla çok sık karşılaşılıyor. Tüm bu kimyasallar, insan sağlığı için büyük risk taşıyan özelliklere sahip. Ancak bu kimyasalların uzun dönem kronik etkileriyle ilgili yeterli bilgi henüz elde edilebilmiş değil.
ZARARLARI SAYMAKLA BİTMİYOR
Vücuda solunum, cilt ve sindirim yoluyla alınan gaz bombaları maruz kalındıktan 10-30 saniye sonra etkisini göstermeye başlıyor. Gaz bombalarının insan sağlığı üzerindeki etkileri ise şöyle: Göz, burun, ağız ve akciğerlerde tahrişe neden oluyor. Göz yaşarması, hapşırık, öksürük, zorlu soluma, gözlerde ağrı, geçici körlük, boğazda ve midede tahriş, bulantı, kusma, deride tahriş, yüksek tansiyon gibi değişik semptomlar meydana geliyor. Yüksek miktarlarda maruz kalınırsa akciğer enfeksiyonlarına ve akciğerde sıvı toplanmasına neden oluyor. Astım ataklarını tetikliyor, astım hastalarının ölümüne neden olabiliyor. Karaciğer hasarına, kalpte ritim bozukluklarına ve kalp rahatsızlığı olanlarda ölüme sebebiyet verebiliyor.
KANİSTER DE ÖLDÜRÜYOR
Gaz bombaları bir kanister (kap) içinde bulunuyor ve bu kanisterin fırlatılmasıyla kullanılıyor. Bu patlama sırasında da ciddi travmatik yaralanmalar görülüyor. Son dönemde çok sayıda insan tıpkı 13 yaşındaki Doğan Teyboğa gibi kafataslarına isabet eden gaz bombası kanisterleri nedeniyle ağır yaralandı ya da yaşamını yitirdi.
YASAKLANMASI TALEP EDİLMİŞTİ
1969’da 80 ülke Genevo Protokolü’nde yasaklanan kimyasal silahlar arasında gaz bombalarının da olmasını istedi. Gaz bombalarıyla ilgili bilimsel araştırmaların sürmesi gerektiğini belirten bu ülkeler, bu bombaların hiçbir durumda kullanımına izin verilmemesi konusunda yeni tartışmalara ihtiyaç olduğunu bildirdi. Buna karşın, dünyada gaz bombaları yaygın olarak kullanılmaya devam etti. Sıklıkla kullanıldığı ülkeler ise şunlar: ABD, Birleşik Krallık, İrlanda, Vietnam, Filipinler, Şili, Panama, Güney Kore, Gazze, İsrail, Irak, Türkiye. BirGün
Daha kaç can alacak?
Sİlopİ’de polisin attığı gaz bombasının başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren 13 yaşındaki Doğan Teyboğa olayı, gaz bombasının ölümlere ve yaralanmalara yol açtığı diğer olayları hatırlattı. Polisin olası sonuçlarını düşünmeksizin kitlenin içine attığı bombalar ölüm saçıyor
Son aylarda polisin kullandığı gaz bombalarından dolayı çok sayıda kişi yaşamını yitirdi, onlarca kişi de yaralanırken, polisin hiçbir yaptırımla karşılaşmaması ve "güvenlik güçlerimiz orantılı güç kullanmıştır" açıklamaları ile cesaretlendirmeleri yeni can kayıplarına neden oluyor.
5 AYDA BİR YILLIK STOK TÜKENDİ
Hemen hemen her gösteride çok sayıda gaz bombası kullanılmasına karşın hiçbir kısıtlama yapılmaması yüzünden polis yıllık gaz bombası stoklarını beş ayda tüketmişti. Bunun üzerine Mayıs ayında Başbakanlık örtülü ödenekten 2.3 milyon liralık destekte bulunarak 170 bin gaz bombası daha alınmasını sağlamış ve alınan gaz bombalarının çoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bölge depolarına gönderilmişti. Polisin stoklarını beş ayda tüketmesi, gaz bombası kullanımının nasıl ifrata vardığını göstermişti. BirGün - DİHA
Lokumcu’nun katili de gaz bombasıydı
Son yıllarda, polisin gaz bombalı müdahaleleri sonucu çok sayıda kişi hayatını kaybetti. İşte gaz bombasının söndürdüğü hayatlar:
»Şırnak'ın Cizre ilçesinde 9 Ekim 2009 tarihinde yapılan gösteriye polisin müdahale etmesi sonucu gaz bombası kafasına isabet eden 18 aylık bebek Mehmet Uytun yaşamını yitirdi.
»4 Nisan 2009'da Öcalan'ın doğum gününü kutlamak amacıyla Urfa’nın Halefeti ilçesine giden Mustafa Dağ Jandarma'nın attığı gaz bombasının kafasına isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi.
»27 Nisan 2011'de Bismil'de YSK'nin veto kararına karşı gösterilerde öldürülen İbrahim Oruç'un katillerinin bulunması için yapılan yürüyüşte, polisin attığı gaz bombalarından etkilenen 60 yaşındaki Kazım Şeker kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
»31 Mayıs 2011'de Artvin'in Hopa ilçesinde Başbakan Tayyip Erdoğan'ı protesto etmek isteyen gruba müdahale eden polisin attığı gaz bombalarından etkilenen 54 yaşındaki emekli öğretmen Metin Lokumcu kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
»12 Haziran 2011'de Şırnak'ta Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu'nun seçim zaferini kutlayan kitleye müdahale eden polisin attığı gaz bombasından etkilenen Hatice İdin yaşamını yitirdi.
Kemik kırdı, kör etti
Polİsİn gaz bombalı müdahaleleri onlarca yurttaşın da ağır şekilde yaralanmasına sebep oldu. Son aylarda yaşanan yaralanma olaylarından bazıları şöyle:
»24 Haziran'da Yüksekova'da YSK'nin Diyarbakır Milletvekili Hatip Dicle'nin milletvekilliğini düşürme kararını protesto etmek amacıyla yapılan gösteriye saldıran polisin sıktığı gaz bombası sırtına isabet eden Ümit Özeren yaralandı.
»12 Haziranda Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu'nun Siirt'teki seçim kutlamasında polisin kalaslarla dövdüğü 75 yaşındaki Halime Kayar ağır yaralandı. Ayrıca Kayar'ın sol gözünde yüzde 80 zedelenme olduğu anlaşıldı. Kayar günlerce yoğun bakımda kaldı.
»25 Haziranda Hatip Dicle'nin milletvekilliğinin düşürülmesini protesto etmek amacıyla Diyarbakır'da düzenlenen yürüyüşe müdahale eden polisin attığı gaz bombası 18 yaşındaki Hüseyin Caruş'un gözüne isabet etti. Caruş sol gözünü kaybetti.
»26 Haziran'da Mardin'in Nusaybin ilçesinde YSK'nin Hatip Dicle kararını protesto eden kitleye polisin attığı gaz bombası ayağına isabet eden 65 yaşındaki Hasbiye Tunç'un ayağı kırıldı.
»26 Haziranda Nusaybin'de yapılan gösteride polisin attığı gaz bombası Nezir Gecidibi'nin başına isabet etti. Gecidibi uzun süre yoğun bakımda kaldı.
»30 Haziranda Mersin'de polisin attığı gaz bombasıyla gözünden yaralanan Mahfuz Kutlu beyin kanaması geçirdi.
»4 Temmuz'da Nusaybin'de polislerin eylem yapan gençlere yönelik kullandığı gaz bombası, evinin önünde oturan 73 yaşındaki Adile Savcı adlı yaşlı kadının ayağından yaralanmasına neden oldu.
SİLOPİ’DE TOPRAĞA VERİLDİ
Şırnak’ın Silopi ilçesi Cudi Mahallesi'nde 24 Temmuz akşamı bir grup gencin, son dönemlerde Kürtlere ve BDP binalarına yapılan ırkçı saldırıları protesto etmek istemesi üzerine polis müdahalede bulunmuştu. Polisin attığı gaz bombası sonucu başından ağır yaralanan ve Diyarbakır Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak ameliyat edilen 13 yaşındaki Doğan Teyboğa, dün sabaha karşı yaşamını yitirdi.
POLİS: ÖLSÜN, HAK ETMİŞ!
Olayın görgü tanıklarından Şengül Tanrıverdi, polislerin attığı yoğun gazdan dolayı evin balkonuna çıkamayacak duruma geldiğini belirterek, "Çocuklarım bana bir çocuğun gaz bombasından yaralandığını söyledi. Baktım çocuk elini kafasına götürüyordu. Birkaç kişi çocuğu hastaneye götürmek istediği sırada polis, 'ölsün, hak etmişler' dedi" diye konuştu.
Polisin orantısız şiddeti bir can daha aldı. 13 yaşındaki Doğan Teyboğa başına isabet eden gaz bombası sonucu yaşamını yitirdi. Görgü tanıkları, gaz bombası terörünün kurbanları arasına katılan Teyboğa’nın kanlar içindeyken yerde tekmelendiğini iddia ediyor.
Şırnak’ın Silopi ilçesi Cudi Mahallesi'nde 24 Temmuz akşamı bir grup gencin, son dönemlerde Kürtlere ve BDP binalarına yapılan ırkçı saldırıları protesto etmek istemesi üzerine polis müdahalede bulunmuştu. Polisin attığı gaz bombası sonucu başından ağır yaralanan ve Diyarbakır Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak ameliyat edilen 13 yaşındaki Doğan Teyboğa, dün sabaha karşı yaşamını yitirdi. Savcının otopsisinin ardından cenazenin Silopi'de toprağa verileceği öğrenildi.
Önceki gün öğle saatlerinde ameliyat edilen ve ardından yoğun bakımda bekletilen Teyboğa'nın beyin kanaması geçirdiği belirtilmişti.
TÜYLER ÜRPERTEN İDDİA
Teyboğa olayıyla ilgili tüyler ürpertici bir iddia ortaya atıldı. Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) haberine göre olaya tanıklık eden mahalleli iki kadın, "Teyboğa yerde kanlar içinde iken dört sivil polis tarafından tekmelendi" dedi.
FOTOĞRAFINI ÇEKTİLER
Olayın yaşandığı akşam evinin penceresinde her şeyi gördüğünü söyleyen Cudi Mahallesi sakini Sabriye Turan, Doğan Teyboğa'nın kanlar içinde olduğu sırada polisler tarafından tekmelendiğini ileri sürdü. Turan, "Olayları pencerede izliyordum. Polislerin attığı yoğun gaz bombaları sonucu çocuğun yere yığıldığını gördüm. O sırada yerde yatan çocuk kanlar içinde olduğu sırada dört sivil polisin çocuğa doğru koşarak yerde yatan çocuğun karnını tekmelediğini ve fotoğrafını çektiklerini gördüm" dedi. Doğan'ı hastaneye kaldırmak isteyen mahalle sakinlerinin de sivil polisler tarafından engellendiğini ileri süren Turan, "Kanlar içinde kalan 13 yaşındaki Doğan yerde uzun süre kaldıktan sonra ambulansın gelmesiyle hastaneye kaldırıldı. Mahalle sakinlerinin çocuğa yaklaştırılmadığını gördüm ve halen olayın şokundayım" diye anlattı.
‘BIRAKIN ÖLSÜN’ DEDİLER
Mahalle sakinlerinden Şengül Tanrıverdi ise, polislerin attığı yoğun gazdan dolayı evin balkonuna çıkamayacak duruma geldiğini belirterek, "Çocuklarım bana bir çocuğun gaz bombasından yaralandığını ve yere yığıldığını söylediler. Ben de hemen balkona koştum. Yaşananları izlediğim sırada çocuk elini kafasına götürüyordu. Birkaç kişi çocuğu hastaneye götürmek istediği sırada polisin 'bırakın ölsün, hak etmişler' şeklindeki konuşmalarını duydum" diye konuştu. Tanrıverdi, çocuğun uzun süre bekletildikten sonra olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldığını kaydetti. DİHA
Öldüren bomba
“Gösteri kontrol ajanları” olarak tanımlanan gaz bombaları, can almaya devam ediyor. Yaşamını yitiren, sakat kalan, ağır yaralanan kişiler arasında altı aylık bebek de var, 70 yaşındaki yaşlı da. Ancak devlet görevlileri, hekimlerin ve uzmanların tüm uyarılarına karşın ölüme davetiye çıkaran bu silahların kullanımını teşvik etmeye devam ediyor.
15’İN ÜZERİNDE KİMYASAL VAR
Bugün, dünyada gaz bombası olarak kullanılan 15’in üzerinde kimyasal var.
Bunların içinde en yaygın kullanılanlar, CS (cholorobenzylidenemalononitrile), CN (chloroacetophenone), DM (chlorodihydrophenarsazine) ve OC (oleoresin capsicum) olarak kodlanabilecek kimyasallar. Son dönemde OC, yani biber gazı kullanımıyla çok sık karşılaşılıyor. Tüm bu kimyasallar, insan sağlığı için büyük risk taşıyan özelliklere sahip. Ancak bu kimyasalların uzun dönem kronik etkileriyle ilgili yeterli bilgi henüz elde edilebilmiş değil.
ZARARLARI SAYMAKLA BİTMİYOR
Vücuda solunum, cilt ve sindirim yoluyla alınan gaz bombaları maruz kalındıktan 10-30 saniye sonra etkisini göstermeye başlıyor. Gaz bombalarının insan sağlığı üzerindeki etkileri ise şöyle: Göz, burun, ağız ve akciğerlerde tahrişe neden oluyor. Göz yaşarması, hapşırık, öksürük, zorlu soluma, gözlerde ağrı, geçici körlük, boğazda ve midede tahriş, bulantı, kusma, deride tahriş, yüksek tansiyon gibi değişik semptomlar meydana geliyor. Yüksek miktarlarda maruz kalınırsa akciğer enfeksiyonlarına ve akciğerde sıvı toplanmasına neden oluyor. Astım ataklarını tetikliyor, astım hastalarının ölümüne neden olabiliyor. Karaciğer hasarına, kalpte ritim bozukluklarına ve kalp rahatsızlığı olanlarda ölüme sebebiyet verebiliyor.
KANİSTER DE ÖLDÜRÜYOR
Gaz bombaları bir kanister (kap) içinde bulunuyor ve bu kanisterin fırlatılmasıyla kullanılıyor. Bu patlama sırasında da ciddi travmatik yaralanmalar görülüyor. Son dönemde çok sayıda insan tıpkı 13 yaşındaki Doğan Teyboğa gibi kafataslarına isabet eden gaz bombası kanisterleri nedeniyle ağır yaralandı ya da yaşamını yitirdi.
YASAKLANMASI TALEP EDİLMİŞTİ
1969’da 80 ülke Genevo Protokolü’nde yasaklanan kimyasal silahlar arasında gaz bombalarının da olmasını istedi. Gaz bombalarıyla ilgili bilimsel araştırmaların sürmesi gerektiğini belirten bu ülkeler, bu bombaların hiçbir durumda kullanımına izin verilmemesi konusunda yeni tartışmalara ihtiyaç olduğunu bildirdi. Buna karşın, dünyada gaz bombaları yaygın olarak kullanılmaya devam etti. Sıklıkla kullanıldığı ülkeler ise şunlar: ABD, Birleşik Krallık, İrlanda, Vietnam, Filipinler, Şili, Panama, Güney Kore, Gazze, İsrail, Irak, Türkiye. BirGün
Daha kaç can alacak?
Sİlopİ’de polisin attığı gaz bombasının başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren 13 yaşındaki Doğan Teyboğa olayı, gaz bombasının ölümlere ve yaralanmalara yol açtığı diğer olayları hatırlattı. Polisin olası sonuçlarını düşünmeksizin kitlenin içine attığı bombalar ölüm saçıyor
Son aylarda polisin kullandığı gaz bombalarından dolayı çok sayıda kişi yaşamını yitirdi, onlarca kişi de yaralanırken, polisin hiçbir yaptırımla karşılaşmaması ve "güvenlik güçlerimiz orantılı güç kullanmıştır" açıklamaları ile cesaretlendirmeleri yeni can kayıplarına neden oluyor.
5 AYDA BİR YILLIK STOK TÜKENDİ
Hemen hemen her gösteride çok sayıda gaz bombası kullanılmasına karşın hiçbir kısıtlama yapılmaması yüzünden polis yıllık gaz bombası stoklarını beş ayda tüketmişti. Bunun üzerine Mayıs ayında Başbakanlık örtülü ödenekten 2.3 milyon liralık destekte bulunarak 170 bin gaz bombası daha alınmasını sağlamış ve alınan gaz bombalarının çoğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bölge depolarına gönderilmişti. Polisin stoklarını beş ayda tüketmesi, gaz bombası kullanımının nasıl ifrata vardığını göstermişti. BirGün - DİHA
Lokumcu’nun katili de gaz bombasıydı
Son yıllarda, polisin gaz bombalı müdahaleleri sonucu çok sayıda kişi hayatını kaybetti. İşte gaz bombasının söndürdüğü hayatlar:
»Şırnak'ın Cizre ilçesinde 9 Ekim 2009 tarihinde yapılan gösteriye polisin müdahale etmesi sonucu gaz bombası kafasına isabet eden 18 aylık bebek Mehmet Uytun yaşamını yitirdi.
»4 Nisan 2009'da Öcalan'ın doğum gününü kutlamak amacıyla Urfa’nın Halefeti ilçesine giden Mustafa Dağ Jandarma'nın attığı gaz bombasının kafasına isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi.
»27 Nisan 2011'de Bismil'de YSK'nin veto kararına karşı gösterilerde öldürülen İbrahim Oruç'un katillerinin bulunması için yapılan yürüyüşte, polisin attığı gaz bombalarından etkilenen 60 yaşındaki Kazım Şeker kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
»31 Mayıs 2011'de Artvin'in Hopa ilçesinde Başbakan Tayyip Erdoğan'ı protesto etmek isteyen gruba müdahale eden polisin attığı gaz bombalarından etkilenen 54 yaşındaki emekli öğretmen Metin Lokumcu kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
»12 Haziran 2011'de Şırnak'ta Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu'nun seçim zaferini kutlayan kitleye müdahale eden polisin attığı gaz bombasından etkilenen Hatice İdin yaşamını yitirdi.
Kemik kırdı, kör etti
Polİsİn gaz bombalı müdahaleleri onlarca yurttaşın da ağır şekilde yaralanmasına sebep oldu. Son aylarda yaşanan yaralanma olaylarından bazıları şöyle:
»24 Haziran'da Yüksekova'da YSK'nin Diyarbakır Milletvekili Hatip Dicle'nin milletvekilliğini düşürme kararını protesto etmek amacıyla yapılan gösteriye saldıran polisin sıktığı gaz bombası sırtına isabet eden Ümit Özeren yaralandı.
»12 Haziranda Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu'nun Siirt'teki seçim kutlamasında polisin kalaslarla dövdüğü 75 yaşındaki Halime Kayar ağır yaralandı. Ayrıca Kayar'ın sol gözünde yüzde 80 zedelenme olduğu anlaşıldı. Kayar günlerce yoğun bakımda kaldı.
»25 Haziranda Hatip Dicle'nin milletvekilliğinin düşürülmesini protesto etmek amacıyla Diyarbakır'da düzenlenen yürüyüşe müdahale eden polisin attığı gaz bombası 18 yaşındaki Hüseyin Caruş'un gözüne isabet etti. Caruş sol gözünü kaybetti.
»26 Haziran'da Mardin'in Nusaybin ilçesinde YSK'nin Hatip Dicle kararını protesto eden kitleye polisin attığı gaz bombası ayağına isabet eden 65 yaşındaki Hasbiye Tunç'un ayağı kırıldı.
»26 Haziranda Nusaybin'de yapılan gösteride polisin attığı gaz bombası Nezir Gecidibi'nin başına isabet etti. Gecidibi uzun süre yoğun bakımda kaldı.
»30 Haziranda Mersin'de polisin attığı gaz bombasıyla gözünden yaralanan Mahfuz Kutlu beyin kanaması geçirdi.
»4 Temmuz'da Nusaybin'de polislerin eylem yapan gençlere yönelik kullandığı gaz bombası, evinin önünde oturan 73 yaşındaki Adile Savcı adlı yaşlı kadının ayağından yaralanmasına neden oldu.


