birgün

12° PARÇALI BULUTLU

YAŞAM 08.03.2021 09:06
author

Kırmızı Dükkân

Size bugün Samsun'da kızının gözü önünde öldürülesiye dövülen kadından söz etmeyeceğim. Kahrolduk bir kere daha, elimizde o küçük aletler, izledik sadece. Benim artık yüreğim kaldırmıyor; çoklarınız gibi! Dayanamıyorum! Yoruldum artık her gün lanet okumaktan! Yanlış anlaşılmasın; sanılmasın ki bu ilkel “erkek” bozuntularıyla mücadelemiz bitecektir. Asla! Ama bugün en azından, bunları yazan ben olmayacağım. Ruhum daralıyor... Yazıyı da çok uzatmayacağım bugün.

Birazdan size ‘Kırmızı Dükkân’dan bahsedeceğim ve kapatacağım.

Bugün size 8 Mart 1857 New York fabrika yangınından da bahsetmeyeceğim, 1910, Kopenhag'daki 2. Enternasyonal'e bağlı kadınlar toplantısından da, Clara Zetkin'den de.

Rosa Luxemburg yazısı da yazmayacağım, Zübeyde Hanım da.

Ne Hellen Keller'i anlatacağım, ne Türkan Saylan'ı.

Yeni Zelanda'nın başbakanı Jacinda Ardern yazısı da yazmayacağım, Norveçli kadın bakanlar yazısı da.

Dedim ya, bugün size Kırmızı Dükkân’ı anlatacağım. Kimileriniz diyecek ki reklam mı yapıyorsun. Cevabım çok basit olacak: Evet! Bir 8 Mart gününde sizlere dört emekçi kadının reklamını yapıyorum.

Dört arkadaşım, dört kadın emeklerini birleştirdiler ve Gümüşlük'te ‘Kırmızı Dükkân’ı açtılar. Bu dükkân, bu dört kadının kendi el emeklerini sergiledikleri bir hediyelik eşya dükkânı. Müzisyen Jehan Barbur'un takı tasarımları, gazeteci, yazar Mine Söğüt'ün çizimleri, oyuncu Belit Sünear'ın etamin işlemeleri ve seramik sanatçısı Zeynep Homan'ın tasarımları bu dükkânda bizlerle buluşacak.

Gazete Duvar'dan Serpil Kurtay'a verdikleri röportajda Jehan şöyle diyor:

“Pandemiyle birlikte çoğumuzun manevi ve maddi yaşamı tamamıyla değişti. Başta ne olduğunu belki pek anlayamadık. Korktuk, alıştığımız hayata alışmadığımız şekilde nasıl devam edeceğimizi bilemedik. Ne kadar sürecek, hep mi böyle devam edecek derken bir yerden sonra durumu kabul edip alışkanlıklarımızı ve kendimizi değiştirmeye karar verdik. En azından bir yanıyla benim hikâyem böyle başladı. Gümüşlük her zaman benim vaham oldu. Buradaki dostlarım da bir yanıyla ailem. Ben, Mine, Zeynep, Belit... Yaşadığımız yerin anlamı ve hayatlarımızı anlamlandırış şekillerimiz birbirinden çok farklı olsa da önemli bir açıdan çok benzeş. Birlikte bir dükkân açmasaydık belki bir gün hayalimiz olan meyhaneyi açardık, bilmiyorum.

Pandemi bizi evde üretmeye ve çalışmaya itti. Fakat biz pek evlere kapanabilen kadınlar olmadığımızdan her türlü gücümüzü birleştirip bu dükkânı açmaya karar verdik. Ne anlarız bu işten? Hiç. Cahil cesareti işte... Denemek istedik, birlikte öğrenmek, birlikte yanılmak ama özünde bir işi birlikte yapmak. Ben takılar tasarlıyorum. Bir süredir kendi köşemde bununla ciddi bir şekilde uğraşıyorum. Artık bu uğraşı dükkâna taşımış olacağım ve bundan mutluluk duyuyorum. Hiçbir şey yapmadan durmak çok zor ve hayatı yaşamaya yetersiz. Bu şekilde kendimi işe yarar hissediyorum. En yakın dostlarımla birlikte hareket ediyor olmak da bana güç veriyor. Böylesi sade ve birlikte bir hayat... Bakalım zaman ne gösterecek.”

Bir yandan diyorum ki “Bak işte atalar doğru söylemiş, her şerde bir hayır varmış, pandemi şerrinden de Kırmızı Dükkân çıkmış”...

Bir yandan gözümün önüne yine şu geçen günkü haber düşüyor: “Almanya, pandemi nedeniyle zor bir dönemden geçen sanatçılara destek olmak amacıyla kültür yardımlarını 1 milyar euro daha artırarak 2 milyar euroya yükseltti. Sanatçılara bireysel desteklerin de yolda olduğu belirtildi.”

Sonra duruyorum. Şu yirmi yıllık kokuşmuş karanlığın içinde bugün de Kırmızı Dükkân ile az da olsa soluk almaya çalışıyorum. Yolunuz Gümüşlük'e düşerse bir uğrayın.

#SenHavuzsanBizDeniziz köşemi uzun zamandır yapmadığımı anımsadım.

Jehan Barbur dükkân açarken müziği de boşlamadı. Sözü ve müziği kendisine ait olan ‘Suç’ adlı teklisinin düzenlemesi Eylül Biçer'e ait. Şarkının video klibinin yönetmenliğini de Onur Mehame yaptı. Jehan şarkısını “Bu ülkenin tüm masum insanlarına” adıyor.

Şarkıyla ilgili bilgileri Jehan'ın Twitter hesabında ararken şarkıyla ilgili paylaşımları arasında bir de şu paylaşımı gördüm:

“Bizlere aşı hangi yıl gelir acaba?”

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol