birgün

20° PARÇALI BULUTLU

BİRGÜN KİTAP 27.09.2020 10:35

Kısa cümlelerin anlattığı gevezelikler

Esra Erdoğan savruluşların, asabiyetlerin ve düze çıkmak için uğraşanların hikâyelerini anlatıyor.

Kısa cümlelerin anlattığı gevezelikler

Derya ÇAKIR

Günlük yaşamın akışı içinde kendimizi inandırdığımız yalanların, benliğimizi hapsettiğimiz sıkış tepiş odaların ve kurduğumuz yüzeysel ilişkilerin pek farkına varmıyoruz. Bir boşluk bulup düşündüğümüzde ise sahteliklerin perdesi kalkıyor ve gerçeklerle yüzleşiyoruz. Dahası, unutulmaya yüz tutmuş duyguları hatırlıyoruz; incelikler ve katlanmak zorunda olmadığımız kabalıklar arasında bir karşılaştırma yapma fırsatı da buluyoruz.

Esra Erdoğan’ın kaleme aldığı ‘Kocamın Adı Ağzımın Tadı’nda, tam da bu karmaşık ruh hâllerine ve duygulara dair öyküler yer alıyor.


‘SENİN İNANMADIĞIN YALANA BEN NEDEN İNANAYIM’

Koşturmaca, yalanlar ve zihin bulanıklığı bitip de fırtına dinince cümleler kısalabiliyor. Erdoğan, bu yoldan yürüyor öykülerinde; karakterler, ağır ve ağrılı kelimelerle anlatıyor derdini: Kızgınlıklar, şaşkınlıklar, bıkkınlıklar ve boş vermişlikler gırla gidiyor.

Öyküler, anlatıcılarının kurduğu kısa cümlelerle gerçekleri en kesif hâlde getiriyor karşımıza. Geçmişin tortusu, gelecek kaygısıyla ve geleceksizlik duygusuyla buluşuyor. Ardından kararsızlıklar, sürüklenişler ve duygusal gel gitlerin açtığı kapılar beliriyor. Eşiği atlayınca suskunluklar ve konuşkanlıklardan oluşan bir labirente dalıveriyoruz. Sonrasında “eski bir günahı üstünden atmanın kolaylığına” kananlar, bir atmacanın ağzına bakıp geçmişi kovalayanlar, çoğunlukla susanlar, az ve öz konuşanlar çıkıyor karşımıza.

Bunlardan bazıları ailesinden, eşinden, arkadaşlarından, akrabalarından ve kendisinden bahsederken bazıları da soruyor: “Senin inanmadığın yalana ben neden inanayım?” Kimisi de kendi kendine mırıldanıyor: “Yalnız ne çok geveze insan var dünyada. Ölümle burun burunayken bile konuşuyorlar. Nefesleriyle konuşuyorlar. Kekeleseler de mutlaka konuşuyorlar. Altınlar ve paralar avuç içlerinde. Sımsıkı.”

Erdoğan’ın hayata, ilişkilere, arkadaşlıklara, biten ve süren evliliklere, kişilerin iç hesaplaşmalarına, bir türlü kendisiyle ve etrafıyla hesaplaşamamasına dair gözlemlerini öyküleştirdiği ‘Kocamın Adı Ağzımın Tadı’, biraz yabancılaşma sularında yüzüyor, biraz benliğin dehlizlerine iniyor. Zamanın hızına yetişmeye çalışanlarla ipleri bırakıp yokuş aşağı salınanların hikâyeleri de kimi anlarda bunların eşlikçisi hâline geliyor.

Uzun lafın kısası, savruluşların, asabiyetlerin ve düze çıkmak için uğraşanların hikâyelerini anlatıyor Erdoğan.

kisa-cumlelerin-anlattigi-gevezelikler-785694-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız