birgün

17° AÇIK

GÜNCEL 19.09.2020 09:02

Kişisel koruyucu ekipman sorunu bile çözülmedi

TTB Merkez Konseyi Başkanı Adıyaman, Mart ayından bu yana süren pandemiye karşın kişisel koruyucu ekipman sorununun çözümü noktasında dahi adım atılmadığını belirterek, “Yönetemiyorsunuz, bizler tükeniyor ve ölüyoruz “dedi.

Kişisel koruyucu ekipman sorunu bile çözülmedi

Burcu CANSU

Ülkede ilk koronavirüs vakasının görülmesinden bu yana yedi ay geçti. Salgınla mücadelede en önde savaşan sağlık çalışanlarına verilen destek, sadece ‘alkışlarla’ sınırlı kaldı. Aradan geçen onca zamana rağmen sağlık çalışanlarının yükü ve sorunları çığ gibi büyüdü.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Sinan Adıyaman, pandeminin başlangıcı olan mart ayından bu yana çözülmeyen sorunlardan hekim istifalarına kadar birçok konuyu BirGün’e değerlendirdi.

kisisel-koruyucu-ekipman-sorunu-bile-cozulmedi-782553-1.Salgının ilk gününden bu yana kişisel koruyucu ekipman sorununun özellikle Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) büyük bir krize dönüştüğünü belirten Adıyaman, “ASM’lere gönderilmesi gereken kişisel koruyucu ekipmanlardaki miktar olarak yetersizliğin yanı sıra nitelik sorunu da devam ediyor. Ekipman göndermek istemeyen il sağlık müdürlükleri hekimlerden kişisel koruyucu ekipmanlarını kendilerinin temin etmesini istiyor” dedi.

Adıyaman gündemin bir başka önemli unsuru olan hekim istifaları ile ilgili de şu değerlendirmeyi yaptı: “Covid-19 salgınına karşı önlem alınmadığı ve sağlık çalışanlarını koruyucu düzenlemeler yapılmadığı için edindiğimiz bilgiye göre 200 civarında istifa var. Emekli maaşlarının çok düşük olmasına karşın yoğun bir emeklilik başvurusu olduğunu da biliyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın bu verileri açıklamasına ilişkin çağrımız karşılıksız kaldı. Pandemi ile özel hastanelerde ücretsiz izne çıkarmalar arttı, hak ediş ödemelerinde aksamalar oldu ve iş güvencesi tamamen bitme noktasına geldiği için istifa eden hekimlerin bir kısmı kamuya geçiş yaptı. Pandemi koşulları nedeniyle iş güvencesi olmayan, uzun saatler nöbet tutmaya zorlanan hekimlerin bir kısmı da muayenehane açtı.”

SAĞLIKÇILARA TEST DÜZENLENMESİ YAPILMALI

Pandemi ile özellikle asistan hekim ve hemşirelerde daha belirgin olmak üzere tüm sağlık emekçilerinin iş yükünün arttığına dikkat çeken Adıyaman, “Çoğu hastanede 24 saatlik nöbetler şeklinde çalışılıyor. Fazla mesai saati dinlenmeye fırsat vermiyor. Defalarca dile getirmememize rağmen sağlık çalışanlarına belirli aralıklarla rutin test uygulanması yapılmıyor. Sağlık Bakanlığı ile yaptığımız görüşmede bu talebimizin Bilim Kurulu’nun onayından geçmediği için kabul edilmediğini öğrenmiştik. Fakat bu anlaşılır gibi değil. Sağlık çalışanı belirti gösterene kadar kadar Covid-19’a yönelik herhangi bir test yapılmıyor bu da bulaş riskini arttırıyor ve tedavinin aksamasına sebep oluyor” diye konuştu.

TALEPLERİMİZDE ISRARCIYIZ

Adıyaman, taleplerinde ısrarcı olduklarının altını çizdi:

►Covid-19’un meslek hastalığı sayılmalı.
►Sağlık çalışanlarına rutin olarak haftada bir PCR ile tarama testi uygulanmalı.
►PCR pozitif olan sağlık çalışanlarının başta ailesi olmak üzere, temas ettikleri herkese rutin bir hizmet olarak test yapılmalı.
►Uzun çalışma saatleri sağlık çalışanları için bir risk oluşturduğundan Covid-19 hastalarıyla ilgili birimlerde görevli sağlık çalışanlarının çalışma süresi günlük 6 saati geçmemeli.

ÇIĞLIĞIMIZ TÜM ÜLKEDE DALGA DALGA YAYILDI

Türkiye’de pandemi krizinin yönetilemediğini ısrarla söyleyeceklerini belirten Adıyaman, “TTB olarak yetkililere ‘Yönetemiyorsunuz, tükeniyoruz, ölüyoruz’ çığlığımızı hatırlatmak için siyah kurdele eylemi yaptık. Ülkemizin doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine, tek bir hekimin çalıştığı işyeri hekimliği birimlerine kadar tüm sağlık kurumlarında on binlerce hekim ve sağlık çalışanı yakasına ‘siyah kurdele’ taktı” diye konuştu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız