birgün

24° AÇIK

GÜNCEL 26.05.2020 04:00

Kız çocuklarını vicdansızlıklardan koruyalım

Hedeflerinde kız çocukları var.

İstiyorlar ki, hayatın dışında kalsınlar. Erkeklerle aynı haklara sahip olmasınlar.

O yüzden önce “kız çocuklarını okula göndermeyin” diye vaaz eden şeyhleri duyduk. Ferdi çıkışlar değil, gericiliğin sözcülüğünü yapıyorlardı.

Sonra “6-9 yaşındaki kız evlenebilir” dediler.

Ardından; “12-13 yaş kızlarımız için doğurmaya en uygun çağ” diye belirlediler.

Şimdi de “15 yaşındaki bir kız cinsel olgunluğa erişmiştir” diyorlar.

İstekleri bitmiyor. Cinsel arzuları artıkça, kılıf arıyorlar.

İstiyorlar ki; 12-14 yaşında kız çocukları koyunlarına girsinler.

Onlara çocuk yaşta, 3-5 çocuk doğuran çocuk annelerin, psikolojik travmaların cehenneminde yaşamasını istiyorlar.

Hedeflerinde kız çocukları var.

Çünkü onları 21. Yüzyılın modern cinsel köleleri görüyorlar.

Utanmıyorlar.

12 yaşında kız çocuklarından “süper kadın” fantezilerine “akademik” kılıf arıyorlar.

Vicdansızlar.

Cinsel arzularını tatmin etmek için, gericiliğe ve siyasal İslamcı ideolojiye sarılıyorlar. “Dini ayetlerde yeri var” diyorlar. Akli ve vicdani olanı değil, dogmalara sınıyorlar.

Ahlaksızlar.

Kız çocuklarını korumak yerine koyunlarına almak istiyorlar.

Dincilikle, millilikle ve “töre” denilerek bu ahlaksızlarına meşruluk zemini yaratmaya çalışıyorlar.

4+4+4 eğitim sistemi sadece eğitimin dinselleştirilmesi ve gericileştirilmesi değildi. Aynı zamanda kız çocuklarını evliğe, çocuk doğurmaya ve evde mutfağa sokmayı hedeflemişti.

Yetmedi..

Şimdi de Anayasa, TCK ve Uluslararası Çocuk ve insan hakları sözleşmelerinin yerine, 12-15 yaşındaki çocukların evlenmesini normalleştirmeye, kurumsallaştırmaya çalışıyorlar.

AKP’li yıllarda, siyasal İslamcı kesimlerden, kız çocuklarının istismarına dayalı bu çok yönlü saldırıları, teolojik, ekonomik, akademik ve hukuksal zeminde yaşıyoruz.

Bu sadece dinci değil, İslamcı ve milliyetçi blokun kız ve kadın bedeni üzerinden geliştirdiği bir ideolojik savaş olarakta anlaşılması gerekiyor.

Siyasal İslamcı ulema sınıfı, siyasiler ve yandaş akademisyenler üzerinden, kız çocuklarının cinsel meta görerek, evliliklerine yol açılması için kamuoyu oluşturmaya, bu ahlaksızlığı ve vicdansızlığı normalleştirme stratejileri var.

Kız çocukları üzerinden sürdürülen İslamcı ve iktidar yandaşı erkek tartışmaların hedefinde kız çocukları, kadınlar ve onların bedenleri üzerinden üretilen politika var.

Tartışmaları gündeme taşıyanların tümünün erkek olması tesadüf değil.

Yeniden Refah Partisinin Genel Başkanı Fatih Erbakan “Anadolu’da yıllardan beri büyüklerimiz 14, 15, 16 yaşında evlenmiş, mutlu yuva kurmuşlardır. 15 yaşında biri cinsel olgunluğa eriştiğine göre rızası geçerlidir” gibi gerici ve cinsellik üzerinden ürettiği saldırı da, tam da bu siyasal İslamcı ideolojik saldırların bir parçası olarak okunmalıdır.

Peki neden kız çocukları İslamcı erkeklerin hedefinde?

Bunun asıl üç önemli nedeni var.

Bir; erkekler kendi cinsel arzularını tatmin etmek için kız çocuklarının istismarını normalleştirmek istiyor.

İki; siyasal İslamcı gerici referanslarıyla, Ulusal ve Evrensel Çocuk Hakları hukukunun yerine, şeri kuralları ikame etmek istiyor.

Üç; kız çocuklarını ve kadınları eve, mutfağa ve çocuk doğurma rollerini yükleyerek, toplumsal hayatın toplumsal cinsiyet eşitliği temelindeki inşasından koparmak istiyorlar.

Yandaş basın yayın kurumlarının, Anayasa, Medeni kanun ve TCK’ndaki koruyucu hükümlere rağmen, çocuk istismarını meşru göstermeye çalışması ise, bir başka bir zavallılık göstergesi olarak, AKP iktidarının bu anlayışı meşrulaştırmasına ve yasallaştırmasına zemin hazırlıyorlar.

“Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı” hakkında kanuna eklenmek istenen 13 yaşta cinsel istismar mağdur kalmış kız çocuklarının, istismarcı erkekle evlenmesi halinde cezasızlık öngören madde ile kız çocukları cinsel obje görülmüştü. AKp iktidarının, yukarıdaki gerici kampanyanın ardından bunu gündeme taşıyarak, kamuoyunda destek olup olmayacağına dair, nabız yoklama taktiği de, gericiliğin meşrulaştırılması ve normalleştirilmesi açısından yeni bir olgu da değildir.

Çağımızın insanlık vicdanı e evrensel çocuk hakları sözleşmesi, 12-14 yaşındaki kız çocuklarının, 30 yaşındaki erkeklerle evlendirilmesine ya da cezaevindeki tecavüzcüsüyle evlenmesi durumunda erkeği cezasızlıkla ödüllendiren şeri hukuk anlayışına razılık vermez! Çünkü çocuk istismarcısının affı asla kabul edilemez.

Çocuk haklarına, insanlık onuruna derinden yara açacak olan bu vicdansızlığın her alanda meşru göstermeye çalışan gerici ve orta çağ zihniyetine karşı, çocuklarının geleceklerini, hayallerini, umutlarını ve haklarını savunmak ve korumak insani, vicdani ve hukuksal bir toplumsal görev ve sorumluluktur.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız