Koç-Fernas ortaklığına ÇED onayı: Kırşehir sermayeye teslim edildi
Koç Holding’e bağlı Demir Export ve AKP’li vekile ait Fernas İnşaat’ın ortaklığındaki Defaş Madencilik’in Kırşehir’deki altın madeni projesine, tüm itirazlara rağmen Bakanlıktan onay çıktı.

İlayda SORKU
Kırşehir’in suyunu kurutacak altın madeni projesinin ÇED raporuna ilişkin 3’üncü İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) Toplantısı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda yapıldı.
Koç Holding’e bağlı Demir Export A.Ş. ile AKP Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun sahibi olduğu Fernas İnşaat A.Ş‘nin ortaklığındaki Defaş Madencilik ve Sanayi Anonim Şirketi ortaklığında yürütülen altın madeni projesi, tüm olumsuz görüşlere rağmen Bakanlıktan onay aldı.
Bakanlıkta yapılan toplantı ve bahçede gerçekleştirilen basın açıklamasına dernekler, platformlar, kent konseyi, belediye temsilcileri, milletvekilleri ve yurttaşlar katıldı.
Toplantıya katılan çevre savunucuları, ÇED raporunun bilimsellikten uzak ve halkın yaşam alanlarını yok edecek bir belge olduğunu ifade etti. Projenin kentin suyunu tüketeceğini, Ankara’nın su kaynaklarını tehdit edeceğini ve Seyfe Gölü’nü kurutacağını belirten Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği Başkanı Ahmet Demirtaş, BirGün’e toplantıyı değerlendirdi. Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporuna göre bölgede beş ayrı ocak açılacağını ve bunlardan birinin 180 bin metrekare genişliğinde, 482 metre derinliğinde olacağını aktaran Demirtaş, “Bu kadar derin kazılar yeraltı sularının yönünü değiştirecek. Kırşehir’in su kaynakları kuruyacak, kuyular boşalacak, tarım ve hayvancılıkla geçinen köylüler susuz kalacak. Kırşehir’in içme suyu hattı da bu alanın hemen yanından geçiyor; o da kirlenip azalacak ya da tamamen yok olacak” dedi.
CEVHER NEREYE GİDECEK?
Proje kapsamında, madenciliğin 21 yıl süreceği ve 5-6 köy ile Boztepe ilçesi dahil geniş bir alanın etkileneceğini belirten Demirtaş, “Bölgede su olmadığı için Kapulukaya Barajı’ndan su getirileceğini söylüyorlar ama nasıl, hangi güzergâhtan, hangi borularla ve hangi maliyetle olacağı belli değil. Orman, tarım ve mera alanlarının nasıl etkileneceğine dair hiçbir rapor yok” ifadelerini kullandı.
Öte yandan arsenik oranının yüksekliğinin bölgedeki su kaynaklarını zehirleyeceğini belirten Demirtaş, şöyle konuştu: “‘Altın madeni’ adı altında çıkarılıp yurt dışına gönderilecek. Nereye gideceğini sorduğumuzda ya bilmiyorlar ya da ‘bilmiyoruz’ diyorlar. Muhtemelen ABD, Almanya, Fransa gibi ülkelere gidecek. Kırşehir halkı olarak burayı kimseye vermiyoruz. Suyumuza, toprağımıza sahip çıkıyoruz” dedi.
“Bundan sonraki süreç yargıda olacak” diyen Demirtaş, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Kırşehir halkı bu konuda daha da bütünleşecek. Bu proje Türkiye’nin doğal varlıklarını yurt dışına kaçırmak, ülkeyi soymak anlamına geliyor. Bu rapor onaylanmamalıydı.”
MADEN LOBİSİ KAZANDI
Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu ise, toplantının ardından yaptığı açıklamada, “Maden lobisi kazandı” dedi.
200 bin ton yıllık konsantre edilmiş hammamdenin dışarı gideceğini vurgulayan Ekicioğlu, “Aslında bu altın da değil. Değerli elementler... Bugün gündemde Eskişehir var. Esas gözden kaçırdıkları şey Kırşehir'deki değerli elementlerdi… Biz bu mücadeleye hukuk yoluyla devam edeceğiz. Altın adı altında değerli elementler yurt dışına çıkarılıyor. Değerli elementleri yurt dışına çıkarmalarına asla müsaade etmeyeceğiz. Gelecek kuşaklara talan edilmemiş, yağmalanmamış bir ülke bırakmak için mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.
KANSER ORANI YÜKSELECEK
ÇED raporunda uzman görüşü olmadığını belirten CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan da, “Kırşehir'de kanser oranı yükselecek. Şu an insan sağlığı tehlikeye girmiş durumda ama biz mücadele edeceğiz, bunu yargıya taşıyacağız. Kırşehir'de 200 bin insan hayvancılık ve tarımdan besleniyor. İki emperyalist gücün yerli işbirlikçisi para kazanacak diye 200 bin insan aç kalacak. Burada çıkan altın Türkiye'ye kalmayacak. Başka bir ülkeye göndereceklerini söylüyorlar ama nereye gideceğini bilmiyorlar” dedi.
HEP BERABER
Öte yandan toplantının ardından açıklamalarda bulunan SOL Parti MYK Üyesi Sercan Dede ise şöyle konuştu: “Topraklarımızın işgal edilmesine karşı hep birlikte ormanlarımıza, sularımıza, çevremize, yaşam alanlarımıza sahip çıkacağız. Bizler yurdun her bir tarafında memleketini, yurdunu seven; yurda sahip çıkan insanlarız. Kırşehir'de de, Eskişehir'de de, Akbelen'de de, Cerattepe'de de sömürüye ve talana karşı yağmaya karşı hep beraber, omuz omuza yurdumuzu talan etmek isteyenlere, topraklarımızı işgal etmek isteyenlere karşı mücadele edeceğiz. Bu memlekette ırmağının akışına öleceğini söyleyerek o ırmakları satanlara karşı yurdumuzu korumaya hep beraber devam edeceğiz ve o işgalcileri de topraklarımızdan gönderene kadar mücadele edeceğiz. Omuz omuzayız. Hep beraber."


