birgün

22° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 19.10.2017 09:42

Kor Kitap yayın hayatına başladı

Kor Kitap’ın GYY’si Onur Öztürk: Cihat propagandalarının olduğu bir zamanda aydınlanmadan yana üzerimize düşeni yapacağız

Kor Kitap yayın hayatına başladı

BURAK ABATAY @abatayburak

Türkiye’de yayıncılık Kor Kitap adında yepyeni bir yayınevi ile tanıştı. Yayın hayatına 'Karanlıktan aydınlığa' mottosuyla başlayan Kor Kitap'ın Genel Yayın Yönetmeni Onur Öztürk ile Kor Kitap’ın ortaya çıkışını ve mevcut yayıncılığı konuştuk.

>>Kor Kitap yayın hayatına başladı. Nasıl bir yolculuk hikâyesi var?
Yeni, hatta çok yeni bir yayıneviyiz. Şubat ayında kurulduk, tecrübeyle gençliğin birbirini tamamladığı dinamik bir ekiple yoğun bir hazırlık dönemi geçirdik ve Eylül ayında ilk kitaplarımızı okurla buluşturduk. Yolculuğumuzun hikâyesi ise bir o kadar eski. Kor Kitap’ın manifestosunda da belirttiğimiz gibi karanlıkları aşmak, aydınlığa kavuşmak için insanlığın emeğiyle inşa ettiği o eski yolun hem yolcusu, hem parçası olarak görüyoruz kendimizi.

>>Kor Kitap, yayıncılıkta nasıl bir açığı doldurmak üzere var? Okura neler vaat ediyorsunuz?
Bu sorunun en kestirme yanıtı ilk kitabımız olsa gerek; “Komünist Parti Manifestosu”. Dünyanın tüm emekçilerini kazanılacak bir dünya için mücadeleye çağıran, bugüne kadar yazılmış en güçlü metnini ilk kitabımız olarak seçtik. Hem simgesel olsun, hem de yayımcılığımızı en özlü şekilde ifade etsin istedik. Bugün dünyanın, ama özellikle de ülkemizin içinden geçtiği sancılı ve karanlıklarla dolu süreçte toplumcu yayıncılığın güçlü bir şekilde sürdürülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu saikle, okurlarına ve topluma karşı sorumlulukları olan ve bunun gereğini yapan bir yayınevi olmayı hedefliyoruz. Okura vaadimiz ise “kazanılacak bir dünya var” çağrısının bir gereği olarak, o dünyanın üstünde yükseleceği ilerici değer ve birikimi gücümüz, ufkumuz yettiğince yansıtma çabası olabilir ancak.

>>Teorik kitaplardan, klasik edebiyat eserlerine birçok kitapla başladınız yayınıza. Neler gelecek?
Evet, şimdilik dokuz kitabımız raflarda. (“Komünist Parti Manifestosu”, Maksim Gorki’den “Ana”, Bilge Umar’dan “Börklüce”, Rıza Özlütaş’tan “Burası Politeknik”, Mustafa Kemal Coşkun’dan “Emekçileri İzlemek”, Nevzat Onaran’dan “Türk Nüfus Mühendisliği (1914-1940)”, Charles Darwin’den “Türlerin Kökeni”, Çağrı Mert Bakırcı’dan “Evrenin Karanlığında Evrim Işığı” ve “Evrim Kuramı ve Mekanizmaları”) Ama hazırlıklarını sürdürdüğümüz birçok başlıkla birlikte, 4-12 Kasım tarihleri arasında İstanbul Kitap Fuarı 3. Salon 311/A’da okurlarımızla ilk kez buluşacağız. Bunun heyecanını yaşıyoruz. Aralarında uzunca zamandır baskısı olmayıp geniş okur kitlelerinin beklediği eserler de var, ilk kez yayımlanacak kurgu ve kurgu dışı eserler de. Ayrıca Ekim Devrimi’nin 100. yılı vesilesiyle hem roman hem de inceleme kitaplarımız olacak.

>>Nasıl bir yayın politikasına sahipsiniz?
Genel hatlarıyla değindik aslında, ek olarak bilimin ve bilimsel bilgiyi üretenlerin böylesine saldırı altında olduğu bir dönemde pozitif bilimler ve özelde de evrim kuramı son derece önemsediğimiz alanların başında geliyor. Coğrafyamızın tarihinin karanlık sayfalarıyla, günümüz toplumunun dünden bugüne taşınan sorunlarıyla, cinsiyet eşitsizliğiyle yüzleşen, günümüzün önemli olay, olgu ve süreçlerine tüm gerçekliğiyle bakan, anlayan ve değiştirmek üzere yorumlayan bir yayıncılık hedefliyoruz. Buna ek olarak kitabı basılı halde okurla buluşturmak temel varlık sebebimiz olsa da okurlarımızla buluşacağımız söyleşileri, kitaplarımızdan yola çıkarak düzenleyeceğimiz panelleri çok önemsiyoruz. En net ve doğru geri dönüşleri alabileceğimizi bildiğimiz bu tür toplantı ve bir araya gelişleri, kitabı fiziksel olarak almasa da okuyucuların yayınevimizin ürettiği içeriğe uygun olarak bu birikimle buluşmanın alanı olarak görüyoruz.

>>'Karanlıktan aydınlığa' mottosuna sahipsiniz. Bu mottodan ne anlamalı?
Aslına bakarsanız bu mottoyu en iyi anlattığımızı düşündüğümüz yer çıkış manifestomuz, onun için uzun da olsa oradan bir alıntı yapmak iyi olacak. Yine bir başka karanlıkta bir kor teslim aldık, harlamak, yeniyle çoğaltmak, geleceğe taşımak için. Çünkü ne kadar güç olursa olsun, daha çok var yanıtı bulunacak soru. Daha çok var tarihin gizli dehlizlerinden gün yüzüne çıkarılacak hakikat. Daha çok var müjdelenecek keşif. Daha çok var peşinden gidilecek düş. Daha çok var tadına varılacak sanat. Daha çok var keşfedilecek yol… İşte bu yüzden doğdu KOR, bu yüzden var!”

>>Günümüzde Türkiye'de birçok yayınevi birçok baskıyla karşılaşabiliyor. Siz günümüz yayıncılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de yayıncılık hiçbir zaman baskıdan azade olmamıştır. Yayıncılık tarihimiz baskının, sansürün, kitap toplatmaların, kitapların ‘bomba’ kadar tehlikeli, ‘suç unsuru’ sayılmanın damgasını taşıyor. Yani, içinden geçtiğimiz gibi baskının yoğunlaştığı ve kendisi gibi düşünmeyenin susturulmaya çalışıldığı dönemlerde muktedirlerin kitaba bakış açılarının ne olduğunu iyi biliyoruz. Acı bir şekilde de tecrübe ettik, ediyoruz. Muhalif basılı ve görsel medya organlarının, yayınevlerinin, dergilerin kapatıldığı, kapatılmayanların da yoğun bir baskı altında olduğu bir dönemde yayınlama özgürlüğü önündeki engeller en temel sorunumuz olmaya devam ediyor. Fakat susup, sinmenin kimseyi kurtarmayacağı da ortada. Müfredattan evrim kuramının tamamen çıkarılıp cihat propagandalarının doluştuğu bir süreçte memleketteki aydınlanmadan yana yayıncıların üzerine büyük görevler düşüyor. Biz de sizin vesilenizle Kor Kitap olarak üzerimize ne düşüyorsa yapacağımızın sözünü verelim.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız