Koruma Kurulu’na dava
Birgün Birgün Birgün Birgün
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışı için kapatılan Numune Hastanesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından “korunmaya değer bulunmadığı” gerekçesi ile koruma altına alınmadı.  Hastanemi Kapatma Platformu bileşenleri, 1881 yılında kurulan Numune Hastanesi’nin korunma altına alınmamasını mahkemeye taşımaya hazırlandığını açıkladı. MAHKEMEYE BAŞVURACAĞIZ Hastanemi Kapatma Platformu bileşenleri, Mimarlar Odası toplantı salonunda […]

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin açılışı için kapatılan Numune Hastanesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından “korunmaya değer bulunmadığı” gerekçesi ile koruma altına alınmadı.  Hastanemi Kapatma Platformu bileşenleri, 1881 yılında kurulan Numune Hastanesi’nin korunma altına alınmamasını mahkemeye taşımaya hazırlandığını açıkladı.

MAHKEMEYE BAŞVURACAĞIZ

Hastanemi Kapatma Platformu bileşenleri, Mimarlar Odası toplantı salonunda bir basın toplantısı düzenledi. Bileşenler adına açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, şunları söyledi:

“Bir mimar koruma kuruluna başvurarak, Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı Hastanesi, Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin koruma altına alınmasını istedi. Fakat kurul bu hastaneleri ‘korunmaya değer bulmadığı’ gerekçesi ile koruma altına almadı. Bu tarihi binaların tescil edilmemesi yıkılacağı anlamına geliyor. Bizler buna izin vermeyeceğiz. Bu kararın iptal edilmesi için meslek odaları ile birlikte yargıya başvuracağız.
Cumhuriyet döneminin bir simgesi olan Sıhhiye bölgesindeki sağlık kompleksi alanı talan edilmek isteniyor. Cumhuriyet’in sağlık politikasının mekânsal karşılığı yok edilmek isteniyor.”

İNSAN ODAKLI HASTANELER GERİDE KALDI

Devlet Demiryolları Hastanesi’ne ait yıllar önce çekilen bir fotoğrafı gösteren Candan, “Hastaların güneşlenmesi için balkon yapıldığını görüyoruz. Bu insan odaklı bir yaklaşım iken Bilkent Şehir Hastanesi’nin insan değil ticaret odaklı olması göze çarpıyor. Doktorların odasında doğal ışık yok. Doktor sağlıksızsa hasta da sağlıksız olur” diye konuştu.

SAĞLIK SİTİ KURULSUN

“Nasıl ki doğal sit alanları varsa Ankara Sıhhiye bölgesinde de sağlık sit alanı kurulsun” diyen Candan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Şehir hastaneleri için kapatılacak bütün köklü hastanelerin tescil edilmesi için bir çalışma yürütüyoruz. Bir ‘sağlık siti’ kavramını tartışmaya açıyoruz. Sıhhiye’den Zekai Tahir Burak’a kadar kent merkezinin kalbinde sağlık merkezi var. Koruma kurulundan bu alanın sağlık sitine dönüşmesini talep edeceğiz. Hem hastane yapıları korunmuş olacak hem de vatandaşın sağlık hizmetine ulaşması açısından büyük kolaylık sağlanacak.”

KAPANAN HASTANELER DEĞERLENDİRİLMELİ

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Bulut ise kapatılan Numune, Yüksek İhtisas ve Atatürk Hastanesi’nin Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi’ne tahsis edilmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“Numune Hastanesi tekrar revize edilerek ve bölgesinde bulunan diğer sağlık kurumlarına entegre edilerek çok güzel bir sağlık tesisi haline getirilebilir. Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi’ne katılabilir. Ankara Üniversitesi burayı alırsa kendi tarihi kuruluş hafızasına da sahip çıkmış olur. Yine Yüksek İhtisas Hastanesi Türkiye’de açık kalp ameliyatlarını mihenk taşı olmuş bir kurumdur. Bu bileşkeleri Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi alabilir ve sağlık hizmetine devam edebilir.”

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız