Google Play Store
App Store

Taşocakları ve RES’lerin saldırısı altında olan Kuzey Ormanları’nda tepki büyüyor. Çatalca’da toplanan köylüler, RES projesi için planlanan toplantıyı yaptırmadı. Yurttaşlar, “Temiz olan ormana yapılacak RES değil, buradaki yaşam” diyor.

Kaynak: Haber Merkezi
Köylüler, Çatalca’da RES toplantısını yaptırmadı: Temiz olan bu enerji değil, yaşam
Fotoğraf: BirGün

Gökay BAŞCAN

İstanbul Çatalca’da köylüler, ormanları, tarım alanlarını ve su kaynaklarını tehdit eden rüzgar enerji santralı (RES) projesinin toplantısını yaptırmadı. Toplantının yapılacağı salonun önünde toplanan bölge halkı, tepkilerini dile getirdi. Bunun üzerine İstanbul Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve şirket yetkilileri köyü terk etti.

Toplantının yapılamadığına dair tutanak tutulurken köylüler projeye karşı imza topluyor. İstanbul’da kuzey ormanlarını tahrip eden çeşitli maden ve taşocakları ile enerji santrallarının ardı arkası kesilmiyor. Neredeyse her hafta bir köy çevresel etki değerlendirme (ÇED) toplantısı yapılıyor.

TEPKİ GÖSTERİP TERK ETTİLER

Son olarak Hisarüstü Enerji Yatırımları A.Ş. tarafından Çatalca’nın İhsaniye ve Kabakça mahalleleri, Silivri’nin ise Akören ile Bekirli mahallelerinde yapılmak istenen Karaincirli Rüzgar Enerji Santralı’na karşı bölge halkı ayaklandı.

Tarım ve orman arazileri üzerine 16 adet tribün ve elektrik depolama tesisi kurmak isteyen şirketin başvurusu üzerine İhsani köyünde halkın katılımı toplantısı yapılmak istendi. Belediyenin düğün salonunda yapılmak istenen toplantıya hiç kimse katılmadı. Projeye karşı çıkan bölge halkı salonun önünde toplandı.

Kuzey Ormanları Savunması ve köy muhtarları yurttaşlara rüzgar enerji santralının bölgeye vereceği zararları anlattı. Şirketin düzenlemek istediği toplantı ise katılım olmadığı gerekçesiyle yapılamadı. Sadece, toplantıya kısa süre katılan dört köy muhtarı projeyi istemediklerini ifade etti ve ardından toplantıyı terk etti.

TOPLANTIYI YAPAMADILAR

İlk sözü alan Kuzey Ormanları Savunması’ndan Esmanur Çolak, Kuzey Ormanlarını tehdit eden projelerin her geçen arttığına dikkat çekti. Çolak, şirketin istediği toplantıyı yapamadığını belirtti.

Ardından söz alan İhsaniye Mahallesi Muhtarı Muammer Alpullu, RES’in bölgede yaratacağı tahribata dikkat çekti. Alpullu, şöyle konuştu:

“RES, ormanı parçalar ve kapalılığını azaltarak bütünlüğünü bozar. Gövde yükseklikleri ve pervane çapları her geçen gün büyüyen RES tribünlerinin ormanlara verdiği en büyük zarar habitat parçalanmasıdır. Enerji nakil hatları ve yeni açılacak yollar nedeniyle yüz binlerce ağaç kesilmekte ve sel ile erozyon gibi doğal afetlerin karşısında savunmasız bırakmaktadır. RES, orman yangını tehdidir. Orman içinde kurulan RES tribünleri, trafoları ve enerji nakil hatları önemli bir yangın tehdidi oluşturmaktadır. RES, yaban hayatını tehdit etmekte ve arılar, yarasalar ve kelebekler üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır.” 

"YOK OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ"

“Biz yüzyıllardır bu köylerde yaşıyoruz” diyen Alpullu, “Köylerimizi bütün güzellikleriyle çocuklarımıza bırakmak istiyoruz. Ormanlar bizim yaşam kaynaklarımız. Bu yaşam kaynaklarımızın taşocaklarıyla, RES’lerle, yok olmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Muhtarın ardından söz alan bölge halkının avukatlarından Alaattin Çakıltaş proje dosyasından bilgiler verdi. Hafriyat çalışmasının bölgede toz bulutları meydana getireceğini belirten Avukat Çakıltaş, “İnşaat sırasında çıkartılan hafriyat bizim köyümüzden geçerek taşınacak. Binlerce kamyon, yer altında bulunan su ve doğalgaz hatları da zarar görecek. İnternette RES zararsız dense de rant uğruna gerçekler halktan gizlenmektedir” dedi.

Kabakça Köyü Muhtarı Zeki Turabay ise ormanların katledilmesine karşı olduklarını ifade ederek bölge halkıyla birlikte mücadele edeceklerini belirtti. 

Tarım ve ormanı tehdit ediyor

Şirketin proje tanıtım dosyasında yer alan bilgiler şu şekilde:

-Proje kapsamında 16 adet tribün ve bir adet elektrik depolama tesisi kurulacak.

-Toplam kurulu gücü 72 MWe olacak santral için 936 milyon TL harcanacak.

-EPDK tarafından verilen önlisansın ardından taşocağına ve mezarlığa denk

geldiği gerekçesiyle iki tribünün yeri değiştirildi.

-Tamamı tarla ve orman olan alanın büyüklüğü 45 bin metrekare. Ayrıca türbinlerin 80 metreden 350 metreye kadar değişen uzaklığında birçok yerleşim yeri bulunuyor.

-Tribünler arası ulaşım için 30 bin metre uzunluğunda 10 metre önünde yeni yollar açılacak.