Google Play Store
App Store

Koza Altın’ın Çanakkale’nin tek içme suyunu hedef alan maden projesine karşı açılan davada keşif gerçekleşti. Yurttaşlar, “Suyumuza sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.

Koza’nın gözü Çanakkale’nin suyunda: Madenin etkileri yerinde incelendi
Fotoğraf: BirGün

İlayda SORKU

KOZA Altın İşletmeleri’nin Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı havzasında hayata geçirmek istediği maden projesine yönelik hukuki süreç devam ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Serçiler ve Terziler köyleri çevresinde planlanan projeye verdiği ikinci çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına karşı açılan dava kapsamında keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleşti. Madenin çevreye ve su kaynaklarına etkisinin yerinde incelendiği keşfe, TBB yönetim kurulu üyesi Av. Kemal Aytaç, Çanakkale Baro Başkanı Avukat Ardahan Dikme ile çok sayıda ekoloji örgütü ve yurttaş katıldı.

BirGün’e değerlendirmede bulunan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, keşif öncesinde Terziler köyünün girişinde jandarma tarafından durdurulduklarını aktardı. Doğan, “Sadece davacıların bölgeye alınacağını söylediler. Jandarma yolu kapattı, tartışma yaşadık. Belediye tarafından açılan davada alınan keşif kararıydı gerçekleşen. Biz de kendi açtığımız davada keşfe katılma talebinde bulunduk ve katılabileceğimiz yönünde bir yazı geldi. Ancak hakim diğer davadan davacıları kabul etmedi ve ‘Sizin beyanlarınızı almayacağım, uzakta gözlemci olarak durabilirsiniz’ dedi” şeklinde aktardı.

Beyanların alınmasının ardından alanın gezilmeye başlandığını aktaran Doğan, “Keşif sırasında sondajlar için yapılan ağaç kesintilerini, açılan yolları gördük. Henüz bir madencilik faaliyeti yok alanda ve çok ciddi bir orman kesimi de başlamamış durumda. Yalnızca sondajlar ve ormanın gençleştirmesi nedeniyle yapılan kesimler var. Ancak şimdiden verilen zarar görülüyor. Alanda dereler şarıl şarıl akıyordu. Bütün bu dereler birleşip Atikhisar Barajı'na bağlanıyor. ÇED alanı içerisinde akan derelerin yok edilecek olmasından endişeliyiz. Akan dereleri şimdi görüyoruz, bir süre sonra göremeyeceğiz” dedi.

Doğan, proje alanında kalan ormana ilişkinse, “En az 50-60 yaşında bir orman alanı yok edilecek. Bölgede maden istemediğimizi belirttik. ‘Su, Yaşam, Adalet’ dedik. Madene verecek suyumuz yok. Bilirkişi raporunu bekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Raporun aleyhimize gelmesi durumunda itirazımızı yapacağız” diyen Doğan, şöyle konuştu: “Avukatımız ‘Savunma hakkımız engellenmiştir’ diye itiraz dilekçe si verdi. Hem itirazımızın sonucunu hem de raporu bekliyoruz. Rapor güzel gelirse, tabi mutlu olacağız ancak raporun olumlu gelmesi de tek başına yetmiyor. Hakimler artık bilirkişi raporlarına rağmen şirketler lehine karar verebiliyorlar. Halil Ağa Bakır Madeni Projesi'nde de yaşadık bunu. Burada Çanakkale halkının suyu tehdit altında, sahip çıkması lazım. Mücadeleden geri adım atmayacağız.

∗∗∗

NE OLMUŞTU?

Bakanlık 2017 yılında Koza Altın İşletmeleri’nin maden projesi için ÇED olumlu kararı vermişti. Yaşam savunucularının açtığı dava ile karar 2020 yılında iptal edilmişti. Ancak mahkeme kararı şirketi durdurmaya yetmemiş, 2025’in Eylül ayında şirket tekrardan başvuruda bulunmuştu. Projeye bir kez daha onay verilmesiyle Çanakkale Belediyesi, çevre ve meslek örgütleri, bölge halkı ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi kararın iptali talebiyle yeniden davalar açmıştı.