birgün

23° AZ BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 06.07.2020 09:17

Kullanışlı amcalar

“Açlıktan nefesim kokuyor, iş bulamıyorum ama oyum AKP’ye!” diyen insanları şaşkınlıkla izliyoruz ya, bu tuhaf akıl tutulması aslında TrumpRTEPutingiller dünyasının dört bir yanında yaşanıyor.

Bu hafta 2020 yapımı Uncle Tom (Tom Amca) adlı ilginç bir propaganda filmi izledim. Film adını Harriet Beecher Stowe’un ünlü romanı Tom Amca’nın Kulübesi’nin kahramanından alıyor. Tom Amca, kölelere iyi davranan beyazlar ve efendileriyle uyum içinde yaşayan siyahlardan oluşan bir toplum modelinin ideal kölesi, tam da beyaz ‘sahip’lerin istediği türde bir ‘evimizin zencisi’dir. Bu karakter özelliğinden dolayı ‘Tom Amca’, bugün ABD’de baskıcı kapitalist sistemle uyum içinde yaşayan siyahlara yönelik bir aşağılama ifadesi olarak kullanılıyor. ‘Kullanışlı aptallar’ benzeri bir isim yani.

Filmde yer alan siyahlar kendilerini açıkça ‘muhafazakar’ olarak tanımlıyor, Cumhuriyetçi Parti’ye oy veriyor, WASP Amerikan değerlerini ve neo-liberal sistemi sahipleniyorlar.

ABD’nin en ünlü siyah Trump destekçisi Larry Elder’ın da metin yazarı olarak yer aldığı, siyahların sağcı-muhafazakar neo-liberal politikalara karşı duruşunu değersizleştirmek amacıyla yapıldığı belli olan filmin kurgu anlayışını gösteren somut bir örnek vereyim. ABD’de büyük bir ırkçılık sorunu olduğuna dair söylemlerin aslında yanlış olduğunu göstermeye yönelik bir sahnede, önce kadraj dışından şu cümleyi duyuyoruz: “Beyaz üstünlüğü, siyahların politik ve ekonomik ilerlemesini engelleyen en önemli unsur.” Sonra filmin katılımcılarından biri şöyle diyor: “Siyah insanlar ruhlarını bu saçmalıklarla doldurduğu müddetçe, asla gerçek anlamda uyanamayacağız.” Takip eden haber görüntüsünde bir siyah şunları söylüyor: “Trump bir ırkçı. Burada daha fazla kahverengi ya da siyah insan istemiyor.” Hemen ardından filmin bir diğer katılımcısı noktayı koyuyor: “Beyninizi yıkamalarının birçok yöntemi var.” Önce bir somut gerçeklik ifadesi, sonra bunun aslında doğru olmadığına dair soyut bir slogan-cümle…

Böylece, bir grup eğitimli ve 'başarılı' siyahın ağzından, ABD’de siyahlara yönelik herhangi bir olumsuzluk olmadığını öğreniyoruz. Solcuların her şeyi olduğundan farklı gösterdiği, siyahların beyazlar tarafından ezilmediği, kapitalizmin çok güzel bir şey ve gerçek eşitlik kaynağı olduğu düşüncesi üstüne kurulu bu filmi yapanlara göre bugünkü ‘ırkçı beyaz’ söylemlerinin ve toplumsal huzursuzluğun baş sorumlusu, ABD’nin en önemli ve etkin siyah örgütü NAACP’nin de kurucusu olan sosyalist W.E.B. Dubois (1868-1963). Sonra solcular, ateistler, kürtaj yanlısı/aile düşmanı feministler ve diğerleri…

Filmin finaline yaklaşırken nihayet Trump sahneye çıkıyor, eğitimli ve müreffeh siyahların Trump övgüleri başlıyor: “Donald Trump, ilk korkusuz Cumhuriyetçi’dir. Medyadan korkmuyor; sosyalist soldan, onların taktik ve maskaralıklarından korkmuyor.” / “Yetersiz, yeteneksiz, kontrolsüz, düşüncesiz bir Trump; işte medyanın bize sunduğu şey bu!” / “Ama yine de Trump’ın karakterinden gelen karizma ve kişiliğinin gücü toplumumuzu etkiliyor.” / “Trump’ı Siyah Amerika’yı uyandıracak bir fırsat penceresi olarak görüyorum, çünkü onun sahip olduğumuz en kültürlü başkan olduğunu düşünüyorum.” Filmin en müthiş sözlerinden biri de şu: “ABD gerçekten ırkçı bir ülke olsa, Barack Obama iki dönem üst üste başkanlık yapabilir miydi?!”

Bu yapış yapış sağcı cümlelerden akan söylem tarzı size de tanıdık gelmiştir; TrumpRTEPutingiller dünyasının ekonomik-politik düzlemi, baskıcı iktidarların imajını tamamen aynı torna tezgahından geçiriyor.

Uncle Tom saçma ve kötü bir propaganda filmi. Ama bu arada istemeden de olsa, faşizmin basitçe bir ten rengi ya da ırk çatışmasına indirgenemeyeceğini, kapitalizmle bağlantıları içinde ele alınması gerektiğini bir kez daha gösteriyor (“Kapitalizm hakkında konuşmayanlar faşizm hakkında sussun.” Adorno). Tom Amcalardan biri şunu söylüyor mesela: “Bana öyle isimler takmalarını hiç umursamıyorum. Hadi buyursunlar, kendileriyle bir bankada buluşalım (kahkahayla gülüyor) gelsinler de banka hesaplarımızı karşılaştıralım.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız