Google Play Store
App Store

Ayasofya'ya kamyon sokulan ikinci etap restorasyon çalışmalarına değinen Kültür Bakanı Ersoy, "2'nci aşamada önceliğimiz deprem güçlendirme faaliyetleri oldu. Deprem hayatımızın bir gerçeği, depreme hazırlıklı olmalıyız" dedi.

Kaynak: DHA
Kültür Bakanı açıkladı: Ayasofya'ya kamyonlar depreme hazırlık için sokulmuş

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 'Zamanın İzleri Vakıf Medeniyeti Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni'nde konuştu.

Ayasofya restorasyonu sırasında zemine yüksek tonajlı kamyon sokulan ikinci etap çalışmalarına değinen Ersoy, "2'nci aşamada önceliğimiz deprem güçlendirme faaliyetleri oldu. Deprem hayatımızın bir gerçeği, depreme hazırlıklı olmalıyız, en çok da 1500 yıllık Ayasofya ve diğer kültürel mirasımızı depreme karşı dirençli hale getirmek bizim için hayati öneme sahip" dedi.

"GENİŞ ÇAPLI RESTORASYON"

Ersoy şunları söyledi: "1500 yaşında olan, 3 kere yıkıma uğrayıp yeniden ayağa kalkan Ayasofya-i Kebir Camisi’nin gelecek nesillere emanet edilmesi için yürütüyoruz. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’n Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşu, güçlü iradesi ve öncülüğü sayesinde ibadete açılmasının bu yıl 5’inci yıl dönümünü geride bıraktık. Bize düşen UNESCO listesinde yer alan bu mirası gelecek nesillere aktarmak için gerekenleri yapmaktır. Mimar Sinan’dan bu yana Ayasofya’da gerçekleştirilen en kapsamlı ve en geniş çaplı restorasyon sürecini başlattık. Külliyenin her noktasında çalışmalar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Ayasofya’da atılan her adımı sadece bir restorasyon çalışması olarak görmek yanlış olacaktır. Bu çalışmalar aynı zamanda mühendislik, sanat ve bilimin buluştuğu büyük bir koruma seferberliğidir" dedi.

"DEPREME DİRENÇLİ HALE GETİRECEĞİZ"

Bakan Ersoy, bu nedenle alanında uzman akademisyenler önderliğinde çalıştıklarını, bilim heyetinde Prof. Dr. Can Binan, Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın, Prof. Dr. Ahmet Güleç, Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten gibi kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin yer aldığını belirtti. Bakan Ersoy, Bilim Kurulunun kararları ve Koruma Kurulunun onayının ardından Ayasofya’da çalışmaları koruma, onarım ve güçlendirme olmak üzere 3 başlıkta ele aldıklarını ifade ederek, "İlk aşamanın ardından 2023 yılında 2'nci aşama çalışmalar için harekete geçtik. 2'nci aşamada önceliğimiz deprem güçlendirme faaliyetleri oldu. Deprem hayatımızın bir gerçeği, depreme hazırlıklı olmalıyız, en çok da 1500 yıllık Ayasofya ve diğer kültürel mirasımızı depreme karşı dirençli hale getirmek bizim için hayati öneme sahip. Bu kapsamda Beyazıt Minaresi ve dış cephede titiz bir çalışma yürütüyoruz. Ana kubbede ise oldukça geniş çaplı bir çalışma yürütülüyor. Deprem güçlendirme faaliyetleri doğrultusunda, kubbenin dış yüzeyindeki tüm kurşun kaplama yenileniyor. Aynı anda iç yüzeyde de mozaiklerin zarar görmemesi için kubbe üzerine çelik konstrüksiyon ve koruyucu brandadan geçici bir örtü sistemi yapılıyor. Bu örtü sistemi için 43,5 metre yüksekliğinde çelik platform sistemi inşa edildi. Her adımı bilim insanlarının önderliğinde atıyor, oldukça hassas bir süreç yönetiyoruz. Bahsettiğim bu çelik konstrüksiyonun imalat süreci de bunun güzel bir örneği" ifadelerini kullandı.

"ZEMİN TAMAMEN KORUNMUŞ OLDU"

Bakan Ersoy, binlerce yıllık bu yapının zarar görmemesi için yaklaşık 1 yıllık hazırlık süreci sonrasında harekete geçtiklerini vurgulayarak, "Oluşabilecek tüm sabit ve hareketli yüklerin statik hesapları zeminlerde yükleme testi, zemin sınıfı testi ve jeoradar taramaları yapıldı. Bu analizler bize, Ayasofya’nın metrekare başına taşıma gücünün maksimum 25 ton olduğunu ortaya koydu. Bilim kurulumuz, Ayasofya zeminine 30 ton yükü taşıyacak ve zemine baskı uygulamayacak bir plan hazırladı ve hayata geçirdi, restorasyonda kullanılacak tüm araçlar da bu hesaplamalara göre belirlendi. Ayasofya’nın özgün zemininin zarar görmemesi için sırasıyla buhar geçişine izin veren örtü, keçe, kum, 18 mm kontra, 10x10 cm ahşap karkas, karkaslar arasına xps levha, karkaslar üzerine sesi önleyen şilte, en üst katmana da baklava sac uygulanarak zemin tamamen korunmuş oldu. Bu titiz ama belki de Ayasofya’nın Mimar Sinan sonrasındaki en kapsamlı restorasyon çalışmasını, Ayasofya’yı ibadete kapatmadan yapıyoruz. Çalışma arkadaşlarımız yatsı namazı sonrasında başladıkları çalışmalarını sabah namazına kadar kesintisiz sürdürüyor ve Ayasofya’nın ibadete açık kalmasını sağlıyoruz" dedi.