Kültürel miraslar tehlike altında
Mülkiyeti İzmir Belediyesi’nde olan Meslek Fabrikası binasının ardından Yerebatan Sarnıcı’nın tapusunun Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne tescili tepkileri büyüttü. Uzmanlar, Vakıflar Kanunu’ndaki değişiklik sonrası pek çok kamusal yapı için benzer devrin olabileceğini belirtti: Kültürel miras ticari işletmelere dönüşebilir.

Sibel Bahçetepe
sibelbahcetepe@birgun.netİstanbul’un en önemli tarihi yapılarından Yerebatan Sarnıcı’nın tapusunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden (İBB) Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi yeni bir tartışma başlattı. Uzmanlar, bu uygulamanın Türkiye genelindeki kültürel mirasın geleceğini ciddi şekilde tehdit ettiğini belirterek "Üniversite kampüslerinden tarihi garlara, kütüphanelerden parklara dek pek çok yapı Vakıflar’a geçebilir. Kültürel ve sosyal alanlar ticari işletme haline gelebilir" uyarısında bulundu.
Mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Meslek Fabrikası binasına Vakıflar tarafından el konulmasının ardından, İBB envanterindeki Yerebatan Sarnıcı’nın tapusunun 1 Nisan 2026 itibarıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne tescil edildiği ortaya çıktı. Kararın Aralık 2025’te yürürlüğe giren Vakıflar Kanunu değişikliği sonrası gündeme gelmesi tartışmaları büyüttü.
TİCARİ İŞLETME RİSKİ
CHP’li İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, karara sosyal medya üzerinden tepki gösterdi. İmamoğlu, “Galata Kulesi, Gezi Parkı, Beykoz Sosyal Tesisleri, Beşiktaş İskelesi, Şerefiye Sarnıcı’nda nasıl hukuksuzlukların altına imza attılarsa aynısı yaptılar. Bir ‘çökme’ kararı verildiyse ne hukuku dinliyorlar, ne adaleti gözetiyorlar, ne de kamu vicdanına kulak veriyorlar. Nihai kararı millet verir” ifadelerini kullandı. İBB’den yapılan açıklamada ise süreçle ilgili önceden herhangi bir resmi tebligat yapılmadığı, herhangi bir idari bildirimde bulunulmadığı ve bilinen herhangi bir mahkeme kararı ya da devam eden bir yargı süreci olmaksızın mülkiyet değişikliğinin gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada, İBB’nin hukuki süreç başlatacağı kaydedildi.
İBB CHP Meclis Üyesi ve mimar Barış Antik, torba yasa ve yeni düzenlemelerle kamusal alanların hızla özelleştirilme riski taşıdığını belirterek “Bu yasa, özellikle CHP’li belediyelerin bünyesindeki kamusal alanlara el koyma amacıyla çıkarılmıştı. Şimdi Yerebatan Sarnıcı gündemde. Vakıflar, bu tür yapıların kendi adlarına tescilini alıyor. Bizim gözlemlediğimiz, bu uygulamanın İstanbul’daki birçok kamusal alan için örnek teşkil edeceği yönünde” dedi. Antik, İBB’nin restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarını örnek göstererek ‘‘CHP’li belediyeler, restorasyon yaptığı alanları topluma kazandırıyor ve ticari amaçla kullanmıyor. Kadıköy Gazanesi gibi projelerden gelir elde edilmiyor; amaç halkın kullanımına açık alanlar yaratmak. Ama mevcut düzenlemelerle bu alanlar vakıflar aracılığıyla özel projelere ve ticari işletmelere açılabilir’’ değerlendirmesini yaptı. Vakıflar Kanunu’ndaki değişikliklerin kapsamını da eleştiren Antik, özetle şunları söyledi: “Yeni düzenlemeye göre, geçmişte herhangi bir tamirat veya tadilat yapılmış olsa bile yapı vakıf adına tescillenebiliyor. Bu, Türkiye’deki hemen her kamusal alanın vakıfla ilişkilendirilebileceği anlamına geliyor. Yapıların mülkiyeti vakıflara devredildikten sonra, giriş ücretleri artırılabilir veya alanlar özel şirketler tarafından işletilebilir. Bu, kamusal erişimi sınırlayacak ve belli bir gelir grubuna hitap eden alanlar yaratacaktır. Tarihi yapıların yaşayan mekanlar olarak korunması yerine, ticari fonksiyonlar ön plana çıkarılıyor. Tarihi ve kültürel mirasın koruyucusu olmak sadece geçmişe değil, geleceğe karşı da sorumluluktur. Son bir yılda daha da hızlanan kamusal alan talanına karşı, yerel yönetici, belediye meclis üyesi olarak hukuki yetimizden öte siyasi sorumluluğumuzla mücadele edeceğiz. Bu alanları korumak yurttaşlık görevidir.’’
NE OLMUŞTU?
5737 sayılı Vakıflar Kanunu ve ilgili yönetmeliklerde Aralık 2025’te yapılan değişiklikler, geçmişte yalnızca vakıf eserleri için öngörülen tescil şartlarını esnetmişti. Artık, geçmişte vakıflar tarafından yapılan bakım-onarım veya sınırlı katkılar bile mülkiyet devri için gerekçe sayılabiliyor. Bu durum, doğrudan vakıf eseri olmayan pek çok taşınmazın da devrini kolaylaştırıyor.
RİSK ALTINDAKİ YAPILARDAN BAZILARI
- İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü ve bağlı tarihi binalar
- Galatasaray Üniversitesi Ortaköy Yerleşkesi
- İTÜ Taşkışla ve Maçka Yerleşkeleri
- Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü
- Galatasaray Lisesi
- İstanbul Erkek Lisesi
- Yedikule Hisarı ve çevresi
- PTT Sirkeci Büyük Postane Binası
- TCDD Sirkeci ve Haydarpaşa Garı
- İstanbul Valiliği Binası (Cağaloğlu)
- Anadolu ve Rumeli Hisarı
- Şerefiye Sarnıcı
- Müze Gazhane
- Dolmabahçe Gazhanesi


