Google Play Store
App Store

Belediyelerle sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren “Ortaklaşa” programı, yerel kültür politikalarının üretiminde yeni bir model sunup, kültür-sanatın Anadolu’nun her köşesinde filizlenebileceğini gösteriyor.

Kültürün geleceği ortaklaşa yazılıyor
Fotoğraf: Sercan Tanır

Deniz Burak BAYRAK

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Avrupa Birliği desteği ve Marmara Belediyeler Birliği iştirakiyle yürütülen “Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı”nın üç yıllık yolculuğunun, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen belediye temsilcilerini ve sivil toplum örgütlerini bir araya getirdi. “Adına Ortaklaşa Dedik” başlıklı bu buluşma, kültür politikaları açısından yeni bir yol haritasının tartışıldığı, örneklerin paylaşıldığı ve geleceğe dair umut veren fikirlerin doğduğu bir zemin oldu.

Bugün, kültürel hayat çoğunlukla büyükşehirlerle anılıyor; oysa yerelde, çoğu zaman işlevselleştirilen eski yapılar, küçük atölyeler, kırsalda canlandırılan üretim alanları, yerel yönetimlerin doğru politikalarıyla birer kamusal görünürlük mekânına dönüşebiliyor. Bu projeler, yalnızca birer sanat etkinliği değil; kültürel hayatı dönüştüren, kültür politikası üretimi için model teşkil eden örnekler.

HATAY’DAN TRABZON’A

Etkinliğin en ilgi çekici bölümlerinden biri “Ortaklaşa Sunuyor” başlıklı oturum dizisiydi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen proje temsilcileri, kentlerinde yürüttükleri çalışmaları anlattılar. Hatay Senfoni Orkestrası Kültür ve Sanat Derneği, depremden etkilenen 60 çocuğa enstrüman eğitimi vererek “sanatla iyileşmek” fikrini somutlaştırmış. Bu çocuklardan bazıları bugün akademik eğitimine devam ediyor. Sinop Sürdürülebilir Kalkınma Derneği ve Darağaç Kolektifi, kültürün kent planlamasına dâhil edilmesinin yerel kalkınmadaki etkisini anlattı. Gola Kültür Sanat ve Ekoloji Derneği ve Bir Tohum Vakfı, kaybolan zanaatleri, unutulmaya yüz tutmuş yemekleri ve yerelin gastronomi kültürünü yeniden canlandıran projelerini paylaştı.

Bu örneklerin paydası, sanatın imeceyle büyüyebileceğine olan inanç. Her biri, insanları bir araya getiren, birlikte üretmenin ve birlikte iyileşmenin yollarını açan hikâyeler anlatıyor. Aslında bu derneklerin yürüttüğü projeler, Türkiye’deki kültür politikaları açısından uygulanabilir model niteliği taşıyor. Ancak bu modellerin kamusal alanda yankı bulması, belediyelerle kurulan iş birliklerinin güçlenmesine bağlı.

BELEDİYE-SİVİL TOPLUM DİYALOĞU

Etkinliğin kapanış panelinde Adıyaman, Merzifon ve Borçka belediye başkanları, kültür-sanat projelerinde belediye-sivil toplum işbirliğinin önemini deneyimleri üzerinden anlattılar. Panelde öne çıkan fikir, bu ilişkilerin yalnızca protokollerle sınırlı kalmaması, belediye meclis tartışmalarına ve yerel bütçe planlamalarına entegre edilmesi gerektiğiydi. Belediyelere bu noktada büyük bir sorumluluk düşüyor: Halkı sanatla ücretsiz, erişilebilir ve interaktif biçimlerde buluşturmak, yerel kültür üretimini desteklemek ve bunu sürdürülebilir bir politika hâline getirmek. Zira kültürel hayata hareket getirmek, yalnızca sergi açmak ya da konser düzenlemekle değil, o üretimlerin arkasındaki insanlara alan açmakla mümkün.

Ortaklaşa’nın belki de en kıymetli çıktılarından biri; birçok rapor, analiz ve kültür politikası çalıştayının ortaya koyduğu verilerin artık sahada karşılık bulması. İKSV’nin yıllardır yürüttüğü kültür politikası çalışmaları, bu tür programlarla işlevselleşen yapılar hâline geliyor. Teori ile pratiğin buluştuğu bu noktada, Türkiye’de kültür-sanat alanında sivil toplumun sesi daha da güçleniyor.

ORTAKLAŞA BİR GELECEK MÜMKÜN

Bu etkinlik, kültürün yalnızca “merkez”de değil, ülkenin her köşesinde üretilebileceğini bir kez daha hatırlattı. Ortaklaşa, adını hak eden bir proje: bir araya gelmenin, paylaşmanın, dayanışmanın kültürel karşılığı. Bir kentin kültürel çehresi, orada yaşayan insanların birlikte üretebilme kapasitesiyle değişir. Bu programın gösterdiği gibi, sanatın imeceyle büyümesi sadece sanatı değil, toplumsal dayanışmayı da besliyor. Ortaklaşa, belki bir projenin adıydı ama geride bıraktığı şey, Türkiye’de kültür politikalarının geleceğine dair umut veren bir ortaklaşa bilinç oldu. Projenin, 2026-2028 yıllarını kapsayacak 2’nci döneminin Ocak 2026da başlayacağı duyuruldu.