birgün

24° AZ BULUTLU

Kurusun Heder ağacı

BİRGÜN KİTAP 03.07.2022 12:58
Kurusun Heder ağacı
Abone Ol google-news

Sadık GÜVENÇ

Abdullah Ataşçı’nın Heder Ağacı adlı romanının daha ilk cümlesiyle merak öğesi başlıyor: “Vilayet merkezinden çıkan üç atlı o gün öldürüleceğini bilmiyordu.”

O üç atlı kimdi? Nerede, nasıl, kim tarafından, neden öldürüleceklerdi? Üç atlı ile birlikte ormanlara dalıyor, Murat suyuna kapılıp gidiyor, çamur deryalarında boğuşuyor, nefes nefese kalıyor okuyucu. Destansı bir coşkuyla akıp gidiyorsunuz Murat suyunun yanı sıra.

Günümüzden yaklaşık yüz elli yıl öncesinin olaylarına tanıklık ederken şimdinin kaygan taşlarının altında neler yattığını da düşündürüyor Abdullah Ataşçı. Aşiret, beylik, ağalık düzeninin devlet örgütünden nasıl beslendiğini; devletin aşiretleri, aşiretlerin devleti nasıl desteklediğini göreceksiniz. Öyle bir çark ki her bir dişli diğerinden güç alıyor.


Her çarkın düzgün gitmeyen bir dişlisi eninde sonunda ortaya çıkacaktır. Gücü eline geçiren kibre kapıldı mı çark teklemeye başlar. En baştakinden en dibe doğru bir çürümedir başlar. Belki de kimilerine göre bu çürüme yeni bir filizlenmedir de. O çarkın dönmesine karşı çıkan bir İshak illa ki olacaktır. Canı yanmış köylünün zamanla “eşkıya” oluşunu, şehirdeyse bu düzen böyle gitmez diyen aydının “muhalif, vatan haini” oluşunu ve bu aykırı seslerin sessizce bekleyenlere umut oluşlarını ibretle görecektir dikkatli okuyucu.

Bir kitabın ilk cümlesi kadar adı da çok önemli bana göre “Heder Ağacı” bir söylenceden kaynaklanıyor. Korkunun ve umudun, çaresizlikle çözümün aynı anda ortaya konduğu türdür söylenceler. Heder ağacını gören her kimsenin başına olmadık felaketler gelebilirmiş.

Abdullah Ataşçı, umudu hep diri tutan insanları anlatıyor bu romanında. Olaylar Anadolu’da ve İstanbul’da geçiyor. II. Abdülhamid döneminin son yıllarında başlayan olaylar Birinci Dünya Savaşı’na kadar geçen sürede “insanların ölümü düşünmediği tek bir gün dahi olmayan” zamanlara götürüyor Heder Ağacı bizi. Destansı, coşkulu bir anlatımı var Abdullah Ataşçı’nın. Bir solukta okunacak romanlardan. Heder ağacının kuruduğunu görmek dileğiyle…

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun