birgün

24° AÇIK

YAŞAM 12.10.2020 17:44

Levent Kırca, vefatının 5. yılında anılıyor

Levent Kırca, vefatının 5. yılında anılıyor

"Olacak O Kadar" isimli televizyon programıyla bir döneme damgasını vuran komedyen Levent Kırca'nın vefatının üzerinden 5 yıl geçti.

Tam adı Zeki Levent Kırca olan, 28 Eylül 1948'de Samsun Ladik'de dünyaya gelen oyuncu, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde eğitim gördü.

Kırca, sahneye ilk kez 1965'te Cüneyt Gökçer'in öğrencisi olarak Ankara Devlet Tiyatrosu'nda çıkarken, 1966'da "Buzlar Çözülmeden" oyununda sahne aldı.

Hemen ardından Orhan Erçin Tiyatrosu'nda tuluat ve ortaoyunu oynayan Kırca, Vasıf Öngören sayesinde epik tiyatroyla tanıştı ve "Adam Adamdır", "Asiye Nasıl Kurtulur?", "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz" oyunlarında rol aldı.

Kırca, Orhan Erçin Tiyatrosu, Maltepe Komedi Tiyatrosu, Ankara Birlik Sahnesi ve Halk Oyuncuları'nda sahne alırken, 1968'de TRT'nin kurulmasıyla televizyona geçiş yaptı.

SİNEMAYA İLK ADIM

levent-kirca-vefatinin-5-yilinda-aniliyor-791702-1.

"Oyun Treni" programıyla şöhreti tadan Kırca, "Siz Olsaydınız ne Yapardınız?", "Bu Oyun Nasıl Oynanmalı" ve "Sağlık Olsun" isimli programları yaptı.

Sinemaya ilk adımını 1978'te "Taşı Toprağı Altın Şehir" filmiyle atan oyuncu, "Ne Olacak Şimdi", "Mavi Muammer", "Ölürsün Gülmekten" ve "Son"un da arasında bulunduğu yapımlarda oynadı.

Kırca, 1988'de TRT'de başladığı "Olacak O Kadar"ı özel televizyonlarda 21 yıl sürdürürken, "3 Baba Hasan" ve "Ateşin Düştüğü Yer" gibi müzikallere de imza attı.

"Olacak O Kadar"da "Küçük Hüsamettin", "Cevat Kelle" ve "Bestami" gibi tiplemeleriyle daha çok tanınan Kırca, Arkadaş Kabare Tiyatrosu'nu ve ardından Levent Kırca Tiyatrosu'nu kurdu.

Nur Diner ile 1975'te evlenip 10 yıl sonra boşanan Kırca, 1985'te evlenip 15 yıl sonra boşandığı Oya Başar ile 2001'de tekrar evlenip 2005'te son kez boşandı.

Evliliklerinden Oğulcan, Özdeş, Umut ve Ayşe isimli 4 çocuğu olan Kırca, senaryo çalışmalarının yanı sıra yönetmenlik denemeleri yaptı.

DSP'den 29 Mart 2009'da Üsküdar Belediye Başkanlığı için aday olan Kırca, Aydınlık gazetesinde yazarlık, Vatan Partisi'nde merkez yürütme kurulu üyeliği yaptı.

Kırca'ya 2015'te karaciğer kanseri teşhisi konuldu. 12 Ekim 2015'te 67 yaşında hayatını kaybeden sanatçının cenazesi, bir gün sonra Levent Camisi'nde kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

"Generallerin Aşkı", "Kadıncıklar", "Güzel ve Çirkin", "Sefiller", "Ateşin Düştüğü Yer", "Toros Canavarı", "Üç Baba Hasan", "Fırıldak" ve "Azınlık" gibi oyunları sahneleyen Kırca'nın cenazesinde konuşan, uzun yıllar birlikte çalıştığı oyuncu arkadaşı Ferdi Atuner, "Levent, adam gibi bir adamdı. Çok değerli bir sanatçıydı ve insanların nabzını elinde tutabilen bir kişilikti. Yazar, oynar ve oynatırdı. 'Olacak O kadar' ama bundan sonra hiç olmayacak." ifadesini kullanmıştı.

Müzisyen Burhan Şeşen, müziğe başlamasına Kırca'nın vesile olduğunu belirterek, "1983 yılında verdiğimiz bir konserden sonra bir oyun metni verdi ve böylece başladı. Üzerimizde emeği, hakkı çok fazladır." demişti.

Oyuncu ve televizyon programı sunucusu Gafur Uzuner de Levent Kırca'nın çok önemli bir sanatçı ve usta olduğunu vurgulayarak, "Üniversiteye girdiğim zaman, tiyatroya profesyonel olarak Levent ağabeyin yanında başladım. Yeri doldurulamayacak birisi." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Yıllarca Türkiye'yi güldüren Levent Kırca, bir röportajında kendisinin nelere güldüğünü şu sözlerle anlattı:

"Ben doğal şeylere gülüyorum. Yani halkın arasında geçen günlük, güncel esprilere gülüyorum. Ismarlama mizahı sevmem, ısmarlama esprilere gülmem. Gel sana bir fıkra atayım dendiği zaman sevmem. Gülmenin zeka ile çok yakın bir ilişkisi vardır. Güldürürken de gülerken de insanın zekasını görürsünüz. Bu yüzden zekice yapılan her türlü mizah beni güldürür."

İstanbul’da devam eden tedavisi nedeniyle bir törene katılamayan Levent Kırca’nın yerine oğlu Oğulcan Kırca, babasının tören için yazdığı mektubu okumuştu.

İşte o mektup:

* 1974’te TRT ile girdim hayatınıza. O günden bu yana bayağı bir zamanınızı aldım. 41 yıl… Teşekkür ederim size, anılarınızda bana yer açtığınız için. İki kardeş bir çorap yüzünden kavga edebilirler. Ama komşunun çocuğu sorun çıkardığında iki kardeş birlik olur. Hacısı, ateisti takımı gol attığında sarılır, ağlarlar. Düşman ülke sana savaş açtığında ülke birlik olur…

* Toprağım dediğin adamın her işine koşarsın. Memlekette yüzünü bile görmek istemediğin, başka şehirde canın, memleketlin olur. Toprak aynı toprak, biraz tozlu, biraz killi. Su aynı su, biraz berrak, biraz kireçli. İnsan olarak birbirimizi sahiplenmek, birleşebilmek için uzaylıların dünyayı istila etmesi mi gerekir?

* Güzellikler paylaştıkça değerlenir, kötülükler çoğaldıkça kanıksanır. Güzel şeyler paylaşabildiysek sizinle, ne mutlu bana.

* Dik durun… Adil olun, sabırlı olun, enerjinizin sirayet etmesine müsaade edin.

* Daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle. Atatürk’le kalın, cumhuriyetle kalın, hoşça kalın.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız