Google Play Store
App Store

Almanya'da liberal Müslümanlara yönelik cami açan ve ilk kez kadın imamın kıldırdığı camide kadın hakları savunucusu hukukçu Seyran Ateş ölümle tehdit ediliyor

Liberal Cami'nin kurucusu Seyran Ateş FETÖ'cülükle suçlandı

SÜHEYLA KAPLAN

Kadın hakları savunucusu ve hukuçu Seyran Ateş’in başını çektiği bir grubun Almanya’nın başkenti Berlin’de liberal Müslümanlar için ‘İbn-i Rüşd Goethe' adlı caminin açmasının ardından ölüm tehditleri de gelmeye başladı.

Cuma namazını kadın imam olarak kıldıran Seyran Ateş ‘kadın, erkek, sünni, şii, heteroseksüel ve eşcinsel herkesin yan yana dua edebileceği bir cami‘ olacağını belirtiyor.

YANDAŞLAR CEMAATÇİ OLMAKLA SUÇLANDI

AKP medyasında liberal cami Gülen cemaatinin Almanya’da kurmak istediği bir projesi olarak tanımlanarak ‘FETÖ camisinde kadınlı erkekli namaz’ şeklinde değerlendirmelerde bulunuldu. Nedeni olarak da Ateş’in daha önce Gülen cemaatinin Almanya’daki temsilcisi Ercan Karakoyun’un başkanı olduğu ‘Dinlerarası Diyalog Vakfı’ tarafından kendisine verilen ödülü kabul etmesi gösterildi.

Avukat ve camide kadın imam olarak görev alacak olan Seyran Ateş ise kendisinin hiçbir şekilde cemaatçi olmadığını belirterek, kendisine yönelik bu suçlamaların asılsız olduğunu belirtti.

ATEŞ ÖLÜM İLE DE TEHDİT EDİLİYOR

İslam’da reformu savunan Ateş aynı zamanda ölüm ile de tehdit ediliyor. Ateş kendisini tehdit eden kişi ve kesimlerin islamcı terör karşısında sessiz kaldıklarını ifade ederek ‘ Bu kişiler neden islamcı teröre karşı bir şey yapmıyorlar? Seslerini yükseltmiyorlar. İŞİD’e, Al Kaida’ya ya da Boko Haram’a karş ne yapıyorlar’ dedi. Ateş İslam ile islamcılığıa karşı mücadele etmek istiyor.

İSLAM’IN CİNSEL DEVRİME DE İHTİYACI VAR

İslam’ın cinsel devrime de ihtiyacı olduğunu savunan Ateş, "Almanya’da çocuklar aralarında oynarken, kız ve erkek çocuklarının el ele tutuşmasını yasaklayanlar var. Kadın erkek arasındaki ilişkinin sürekli cinselleştirilmesi, şeytanın devreye sokulmasından bıktık usandık. İbadete geldiğinde cinselliği unutacaksın kardeşim. ‘Sizin kıldığınız namazı saymıyoruz’ diyenler var. Camiye adım atamayanlar nihayet liberal camiye ayak basabilecek. Işid’i işaret parmağıyla göstermekle her şey hallolmuyor. Susmakla izlemekle olmuyor. İslam’la terör sürekli bir arada anılır hale geldi. İnsanlar Tanrı’nın yerine koyuyor kendini. İslam içinde bir barış hareketine acilen ihtiyaç var ve biz bu adımı atıyoruz” diyor.

***

SCHULZ: KABUL EDİLEMEZ

Alman Sosyal Demokrat Parti SPD'nin başbakan adayı Martin Schulz Berlin’de açılan ve kadın ile erkeklerin birlikte ibadet ettiği liberal camiye yönelik Diyanet İşleri Başkanlığı‘ndan gelen eleştirileri sert bir dille geri çevirdi.

DW Türkçe'nin aktardığı habere göre, Schulz Tagesspiegel gazetesine yaptığı açıklamada İbn-i Rüşd-Goethe Camii’ne yönelik "eleştirilerin tahammül edilemez olduğunu” ve "Hıristiyanlıkta ve İbranilikte olduğu gibi İslam'da da çeşitli akımların bulunduğunu” söyledi.

Sosyal Demokrat politikacı "Almanya'da elbette din özgürlüğü olduğunu ve bunun bütün ülkelerde böyle olması gerektiğini” ifade etti.

Diyanet İşleri Başkanlığı açıklama yayınlayarak Berlin'deki caminin "Gülen yapılanmasının bir projesi olduğunu öne sürmüş ve liberal camide İslam'ın temel prensiplerinin hiçe sayıldığını” belirtmişti.

Açıklamada ayrıca " Bunun yıllardır FETÖ ve benzeri menhus yapıların öncülüğünde yürütülen bir din mühendisliği olduğu açıktır. İslam’ın on dört asırlık değişmez sabitleri olarak devam eden bir ibadetini laubalice değiştirmeye kalkışmak asla fikir ve düşünce özgürlüğü olarak değerlendirilemez” denilmişti.

İbn-i Rüşd-Goethe Camii, kadın hakları savunucu Seyran Ateş'in başını çektiği bir grup tarafından Berlin'deki Johannis Kilisesi çatısı altında ayrı bir mekanda açıldı.

Camide, kadınlar erkeklerle birlikte başlarını örtmeden dua ve namaza katılabiliyor ve vaizlik yapabiliyorlar.

***

Seyran Ateş kimdir?

Türk-Kürt kökenli Alman yazar; bazı çevrelerde ayrıca kadın hakları eylemcisi olarak tanımlanmakta. Berlin'de avukat olarak çoğunlukla aile hukuku ve ceza hukuku dallarında çalışmakta e bunun dışında Alman dış politika konusunda katkıda bulunmuştur. Ateş Alman İslam Konferansı (Deutsche Islamkonferenz) üyesi idi ve Alman Entegresyon Zirvesi (Deutscher Integrationsgipfel)'ne katıldı.

Hem davalardaki karşı tarafta duranlardan şiddetli saldırılar ve tehditler hem de örgütlerden düşmanlık nedeniyle Ağustos 2006'da avukatlığı geçici olarak bıraktı. Ekim 2009'da Ullstein Verlag'ın paylaştığı habere göre hem kendisi hem de ailesine yönelik yeni ölüm tehditleri ve kesin tehlikenin ardından Ateş'in kendini umumdan tamamen çekileceğini açıkladı. 2011 yazı itibaren yine umuma çıkmıştır, 2012 yazında avukatlığa tekrar başladı.