Lincin organize olmaması, olmasından daha tehlikeli!
Birgün Birgün Birgün Birgün
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik linç girişimi ve sonrasında ortaya çıkan siyasal tabloyu CHP Parti Meclisi üyesi ve eski başsavcı İlhan Cihaner’le konuştuk. Aynı zamanda eski İstanbul milletvekili de olan Cihaner, olayın hem ceza hukuku hem de siyasi bakımından birçok sorunlu yön taşıdığını söylüyor. CHP’li eski vekil, iktidar mensupları ve taraftarlarının hep bir ağızdan, […]

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik linç girişimi ve sonrasında ortaya çıkan siyasal tabloyu CHP Parti Meclisi üyesi ve eski başsavcı İlhan Cihaner’le konuştuk. Aynı zamanda eski İstanbul milletvekili de olan Cihaner, olayın hem ceza hukuku hem de siyasi bakımından birçok sorunlu yön taşıdığını söylüyor. CHP’li eski vekil, iktidar mensupları ve taraftarlarının hep bir ağızdan, “olay organize değil, vatandaş hassasiyeti” benzeri savunmalarına, “Öyleyse daha tehlikeli bir durum var, kin, nefret ve linç kültürü topluma yayılmış demektir” diye değerlendiriyor.

Linç girişimi olayını ve sonrasındaki süreci ceza hukuku bakımından değerlendiren İlhan Cihaner, hem Ankara hem de Çubuk’ta aynı olaya dair iki soruşturmanın yürütülmesinin soruşturma mantığına ters ve etkin şekilde yapılmasına engel olduğu görüşünde.

SİYASİ BASKIYLA SALIVERİLDİ

Ayrıca ne Kılıçdaroğlu’nun, ne de diğer mağdurların yaralanıp yaralanmadıklarının henüz tespit edilmediğini, ifadelerinin dahi alınmadığını vurgulayan Cihaner, olaya karışanların tamamı açısından da bu durumun benzer olduğunu kaydetti. Cihaner, yumruklu saldırıya yapan Osman Sarıgün’ün salıverilmesini de bu bağlamda değerlendirerek, “Bunların hepsi değerlendirilmeden alelacele verilmiş bir karar. Ve bu karar da açık ki üst düzey siyasi isimlerin yorumları sonrasında ortaya çıktı” diyor.

KAÇARKEN YAKALANDI AMA!…

CHP’li eski vekil, saldırgan Osman Sarıgün’ün kaçarken Sivrihisar’da yakalandığına dikkat çekerek şöyle devam etti: “CMK’nin tutuklamaya yönelik en temel gerekçelerinden bir tanesi ‘kaçma ve delilleri karartma’ şüphesidir. Kaçarken yakalanmış bir şahıs serbest bırakılıyor. Oysa biz biliyoruz ki çok daha basit suçlarla ilgili kendi ayaklarıyla ifadeye giden kişiler ‘kaçma şüphesiyle’ tutuklandı.”

“Eğer birkaç kişi, vekiller, korumalar olmasaydı Satın Genel Başkan orada yaşamını kaybedecekti. Çok net bir durum bu” ifadelerini kullanan Cihaner, “Dolayısıyla ifadeler alınmadan, deliller toplanmadan suç nitelendirmesinin yapılıp olayı bir ‘basit yaralama’ gibi göstermek, bunun sonucunda da zanlıyı adli kontrolle serbest bırakmak, siyasilerin açıklamaları ardından alınmış alelacele bir karardır. Yargının yaşanan toplumsal gerilime benzin dökecek biçimde aldığı kararları kabul edilebilir bulmak mümkün değil” diyor.

Cihaner’in, dikkat çektiği bir diğer önemli başlık ise linç girişiminin organize olup olmadığına dönük tartışma: “Örgütlü bir durum tartışmasında ‘yok’ demenin daha az tehlikeli gibi algılanmasını aklım almıyor. Bu olay eğer örgütlüyse, kin ve nefretin topluma sirayet etmediği, birilerinin bunu kaşımaya çalıştığı anlamı çıkar. Ama eğer olay örgütlü değilse, oradaki linç havası topluma, sıradan insanlara sirayet etmişse bu çok daha büyük bir tehdittir.

Hep bir ağızdan ‘organize bir durum yok, vatandaş galeyana gelmiş’ diyorlar. İyi de o galeyana gelme dinamikleri toplum için daha büyük tehditti ve daha tehlikedir. Bunlar neyle oynadıklarının farkında değiller.”

Sonrasındaki siyasal sürecin asıl amacının toplumsal muhalefetin ayrıştırılması olduğunu söyleyen Cihaner, “Ama bu siyasi iklimde bu tarz bir olay ve kışkırtmanın neye yol açabileceğini herkesin düşünmesi lazım” diyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız