birgün

7° AÇIK

EKONOMİ 12.12.2020 09:03

Liraya CAATSA ateşi

ABD Başkanı Trump’ın daha önce ertelediği CAATSA yaptırımları, yasa gereği yeniden ABD Başkanı’nın önüne geldi. Dolar 8 TL’nin üzerine çıktı. Peki nedir bu yaptırımlar?

Liraya CAATSA ateşi

ABD Senatosu, savunma bütçesine 740 milyar dolar ayıran Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasa (NDAA) Tasarısı'nı kabul etti. Tasarıda, Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını öngören bir bölüm de yer aldı.

Reuters ve Bloomber haber ajansları dün konuya yakın olduğu iddia edilen kaynaklara dayandırdıkları iddialara göre bir haber yayımladı. Haberde ABD’nin S-400’lerin satın alınmasına ilişkin Türkiye’ye yaptırım uygulamaya hazırlandığı belirtildi. Bloomberg’in haberinde Başkan Trump’ın yaptırım paketini imzaladığı belirtilirken, Reuters’ın haberinde ise yaptırımların ‘her an’ açıklanabileceği ifade edildi.

Haberin Türkiye saati ile gece saatlerinde yayımlanmasının ardından Türk Lirası gözünü değer kayıplarıyla açtı. Dolar kuru 8 liranın üzerine çıkarak yüzde 1 kadar değerlendi. Avro ise 8,70’e kadar yükseldi. Ülke risk primi (CDS) ise yaklaşık 1 aylık aranın ardından yeniden 400’ün üzerine çıktı. Ancak Türkiye kamuoyunda yaptırımların ne olduğu, bu yaptırımların uygulanması halinde Türkiye ekonomisini nelerin beklediği henüz gündem olabilmiş değil.

ABD’nin kendi politikasının dışına çıkan ülkeleri hizaya sokmak adına uyguladığı ekonomik yaptırımların adı “Amerika’nın düşmanlarıyla yaptırımlar yoluyla mücadele etme yasası”. Yasa kısaca CAATSA diye anılıyor. Yasanın 231’inci maddesi son derece açık; buna göre Rusya ile savunma ve istihbarat alanlarında çalışan kişilere karşı da yaptırımlar alınacağı belirtiliyor. Yaptırımlar bu alanda Rusya Federasyonu için veya onun adına çalışan kişilerle bilerek ‘önemli işlem’ yapan gerçek ve tüzel kişileri de kapsıyor. Buradan yola çıkarak Rusya’dan satın alınan S400 füzeleri ABD ile Türkiye’nin CAATSA gerginliğinin ana nedeni olsa da, Türkiye’nin Halkbank davasında da İran yaptırımlarını deldiği yönünde iddialar da mevcut. Halkbank davası şimdilik halı altına süpürülmüş durumda. Ancak S400 meselesi sıcaklığını koruyor.
Peki ABD’nin bu gücü nereden geliyor? Aslında “sözde” bir uluslararası yaptırım olmayan CAATSA’nın gücü ABD Doları’nın tüm dünya ticaretinde kullanılan en yaygın ulusal para olmasına dayanıyor. ABD Doları üzerinden yapılan tüm transferleri Swift sistemiyle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) kontrolünde olması CAATSA yaptırımlarının da gücünü artırıyor. 12 adet yaptırımdan 5’ini ABD başkanı seçmek durumunda. Hangi yaptırımların seçileceğini ise ABD Başkanı belirliyor.

Peki sayısı 12 olan bu yaptırımlar ve olası sonuçları nelerdir?

1-Yaptırım kapsamına alınan kişi ve kurumlara ihracat-ithalat bankası desteğinin kesilmesi

Türkiye’de nasıl ki Eximbank üzerinden ihracatçı ve ithalatçıya kredi veriliyorsa, aynı mekanizma ABD’de de var. Bu yaptırımın hayata geçmesi halinde ABD’deki ihracatçı ve ithalatçı şirketler Türkiye ile ticarete devam ettikleri takdirde ABD’nin Eximbank’ından kredi desteği alamayacaklar.

2-Mal ve teknoloji ihracatı ruhsatı verilmemesi

Yukarıdaki yaptırımdan daha ağırı, mal ve teknoloji ihracatı ruhsatının verilmemesi. Bu durumda ABD’li şirketlerin Türkiye’ye doğrudan mal ve teknoloji satmaları engellenmiş oluyor. Ancak bu da 12 CAATSA yaptırımında zayıf olanı. Zira şirketlerin çoğu böyle bir durumda satışları üçüncü bir ülke üzerinden yapabiliyorlar. Bu yaptırım sadece ihracata zorluk çıkarıyor.

3-ABD mali kuruluşlarından kredi tedarik edilmemesi

Türkiye’nin ikinci çeyrek itibariyle 421 milyar dolar dış borcu var. Bu borcun yüzde 80’inden fazlası finansal kesime yani büyük ölçüde Türkiye bankalarına ait. Bankalar ise yıl sonunda sendikasyon kredisi adı altında yurtdışından borçlanıyor. ABD mali kuruluşlarından kredi tedarik edilememesi durumunda özellikle bankacılık sektörünün riski artıyor. Son olarak Vakıfbank’ın dolar cinsinden tahvil ihracına bile yıllık yüzde 6,5 faiz verdiği düşünülürse, bu yaptırımın hayata geçmesinin ilk sonucu zaten yüksek olan yurtdışı piyasalardan edinilen kredi faizlerinin daha da yükselmesi olacaktır.

4-Uluslararası mali kuruluşlardan kredi verilmemesi

Bu yaptırımın hayata geçmesi halinde ABD’nin uluslararası kuruluşlardaki yetkili yöneticilerini yaptırıma tabii ülkenin kredi taleplerinde karşı oy vermesini sağlayabilir. Buradaki en kritik kuruluş ise IMF. Bu kuruluşta ABD temsilinin ağırlığı IMF’nin kredi vermesine engel olabilecek büyüklükte. Eğer bu yaptırım hayata geçerse Türkiye istese de IMF’den kredi alamayabilir.

5-ABD yönetimi yaptırım uygulanan kişiden mal ve hizmet tedarik etmeyi durdurabilir

Daha önceki yaptırımlarda ABD’nin ihracatına engel konulurken, bu yaptırımda ilgili ülkeden veya o ülke merkezli seçilen şirketlerden ABD’nin mal ve hizmet ithal etmesi engellenmiş olacak.

liraya-caatsa-atesi-815827-1.

6-ABD Başkanı, ABD’nin yetki alanı dahilinde, yaptırım uygulanan kişinin faydasına olacak herhangi bir döviz alım-satım işlemi yapmasını engelleyebilir

Bu durumda ABD’deki Türkiye Merkezli şirketlerin döviz alım satımına veya ticaretine sınır getirilmiş oluyor.

7-Yaptırımların en ağırı bu. ABD Başkanı, ABD’nin yetki alanı dahilinde yaptırım uygulanacak kişi veya kurumların faydasına olacak şekilde bir ödemenin finansal kuruluşlar aracılığıyla yapılmasını engelleyebilir.

Bu durumda bu şirketler bankalar üzerinden dolar cinsinden hiçbir işlem yapamayacak hale geliyor. Bu yaptırım daha önce İran’a uygulanmıştı.

8-Yaptırım uygulanan taraf finans kurumuysa, bu kurumun ABD piyasasındaki işlemleri kısıtlanırken, ABD devlet tahvillerine erişimi engellenebilir

Bu yaptırım, yaptırım uygulanan ülkenin bankacılık sistemini zorlayarak bu kuruluşların kredibilitesini zayıflatıyor.

9-Yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumların ABD topraklarında gayrimenkul sahibi olmasının yasaklanması

En zayıf yaptırımlardan biri olarak görünse de bu yaptırım, uygulanacak kişiye göre diplomatik krizlere neden olabilecek büyüklükte olabiliyor.

10-ABD kişi ve kurumlarının yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumlardan sermaye ya da borç alışverişinin yasaklanması

Bu durumda, ABD’li kişiler ve şirketler, Türkiye’den borç almıyor. Türkiye borç verici fon sahibi olmadığı için bu haliyle zayıf yaptırımlardan biri.

11-Yaptırım kapsamına alınan kişilere ABD’ye giriş yasağı

12-Yaptırım kapsamına alınan kişi ve kurumlara benzer işlevi olan üst düzey görevlilere de yaptırım uygulanması.

liraya-caatsa-atesi-815828-1.

'BİDEN BENİ EVİMDE ZİYARET ETMİŞ BİRİSİYDİ'

AKP Lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan yaptırımlara ilişkin şunları söyledi:

“Türkiye bir NATO ülkesidir. Amerika da bir NATO ülkesidir. Kaldı ki NATO’nun ilk 5’i içerisinde Türkiye önemli bir ülkedir. Yani sıradan bir ülke değildir” dedi. Erdoğan, konuya kişisel açıdan yaklaşarak Biden, Obama ve Trump’la olan yakın ilişkilerinden bahsetti. Açıklamanın ilgili kısmı şu şekilde; “Öbür tarafta Sayın Obama’nın -ki bir Demokrat- 8 yıllık döneminde de ben onunla çalıştım. ‘Benim dünyadaki ilk 5 dostum arasında en önemlilerinden bir tanesi Erdoğan’dır’ dediği kişiyim. Şu anda Demokratlar iş başına geliyor. Dolayısıyla ne oldu da şu anda Türkiye’ye böyle bir CAATSA yaptırımına gidilecek? Kaldı ki Biden, evimde beni rahatsızlığımda ziyaret eden birisidir.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol