birgün

12° PARÇALI AZ BULUTLU

SİYASET 22.08.2021 07:44

Listelerin ardına saklanan kavga

AKP ve Erdoğan zayıfladıkça iktidar içindeki güç odakları pozisyonlarını tahkim etmeye çalışıyor. Önce YAŞ, sonra da 624 mülki idari amirinin atamalarında “liste” tartışması parti içi çatışmayı teyit eder nitelikteydi.

Listelerin ardına saklanan kavga

Yaşar AYDIN

Cumhur İttifakı düşüşü durdurmak için Erdoğan’ı da ön cepheye yolladı. 40 gün içinde dört kez televizyona çıktı, her gün bir vesileyle konuştu. Afet bölgelerine gidip “hükümetin başındayım ve her şey kontrol altında” görüntüsü vermeye çalıştı ama hiçbirinde başarılı olmadı. Ne televizyon programları izlendi, konuşmaları dinlendi ne de felaketler karşısında yaşanan büyük fiyasko örtülebildi. Uzun süredir var olan parti içi iktidar mücadelesinin harlanması kaçınılmaz bir gelişme olacaktı. Nitekim öyle de oldu.

Eski Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın “ekonomide ipler benim elimde” anlamına gelecek fotoğrafın basına sızdırılması, Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısında alınan atama kararların arkasında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın etkisinin olduğunun konuşulması ve son olarak İçişleri Bakanlığı bünyesinde yapılan atamalar... Buna bir de 28 Şubat gibi tarihi bir davaya dair verilen mahkûmiyet kararlarının uygulanması da eklenebilir.

GÜÇ BİRİKTİRME TELAŞI BAŞLADI

Erdoğan parti ve iktidar içinde son karar verici. Tüm bu olanlara rağmen bu durumun değiştiğini söylemek en azından bugün için mümkün değil. Ama o ‘son’a gelene kadar parti içinde var olan grupların hareket alanının her geçen zaman diliminde biraz daha arttığını söyleyebiliriz. Buna en çarpıcı örnek son YAŞ toplantısı oldu.

Her ağustos ayında konuşulan mesele yine gündem odu. Ama bu sefer Cumhurbaşkanı’nın onay imzası kurumadan Ankara’da tartışmaya neden oldu. Terfi ve değişiklik listesinin Hulusi Akar tarafından hazırlandığı ve bu listesinin Cumhurbaşkanı’nın onay vermesinin de sağlandığı konuşulmaya başladı. Bu meseleyi sorduğumuz AKP’li isimler kulis bilgisini reddetmekle birlikte “Saray’ın da dahli” var diyerek bir dayatma olmadığını ifade ettiler. TSK’yi özellikle -kalan kısmını- çok iyi tanıyan Akar “en doğru isimler” olarak kurula sunulan liste konusunda Erdoğan’ı ikna etti. Bu listenin kısa ve orta vadede siyaseti etkileyip etkileyemeyeceğini ya da hangi yönde etkileyeceğini önümüzdeki günlerde daha net göreceğiz.

Daha bu imzanın mürekkebi kurumadan 624 mülki idari amirinin yeni görevlerine atanmasına dair Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayımlandı. Burada tek başına ilginç olan 624 ismin bir anda değişmesi değil. Eylül ayına doğru bu ölçekte olmasa bile benzer değişiklikler her dönem oldu. Esas üzerinde durulması gereken Bakan Süleyman Soylu’nun olayı sosyal medyadan duyuruş biçimi. Soylu, listenin Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Yani aynı cümlede hem listeyi kendisinin yaptığını hem de Cumhurbaşkanı ile bir gerilim, çatışma yaşamadığını belirtmiş oldu. Bir de tabii “yıkılmadım ayaktayım” dedi.

ERDOĞAN DESTEKLE AYAKTA KALABİLİYOR

İç iktidar mücadelesi veren ekiplerin anlaştığı tek konu Erdoğan’ın liderliği. Hiçbir grupta Erdoğan’a rakip olacak ya da kısa vadede yerine geçebilecek bir isim yok. Grupların ilk hedefinin Erdoğan’ı yanlarına çekip ilerlemek olması anlaşılır bir durum. En avantajlı isim damat Berat Albayrak olsa da ABD seçimlerinin ardından değişen konjonktürle birlikte Akar yabana atılmamalı. Akar son dört beş aydır neredeyse iki bakanlığı birlikte yürütüyor. Milli Savunma Bakanlığı’nın yanında Dışişleri temsilcisi gibi her ikili ziyarette yer alırken değerlendirmelerde bulunmaktan da çekinmiyor. Akar’ın bu süreçte yalnız olmadığını, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la yakın mesaisinin sürdüğünü gazetemizde birkaç kez yazmıştık. İç ve dış siyasetin güvenlikle belirlendiği bir süreçte iki önemli pozisyonu dolduran isimlerin bir adım öne çıkması kaçınılmaz olacaktır.

Kritik olan bir başka konu da Erdoğan’ın bu duruma razı gelip gelmeyeceği. Kuşkusuz 20 yıldır hareketi sürükleyen biri için çok kabul edilebilir bir durum değil. Görüntüyü tersine çevirmek için hamleler de yapıyor aslında. Milli Görüş ekibiyle temaslarla halkayı genişletirken, halk toplantılarıyla da sürekli güç gösterileri deniyor. Argümanı ve enerjisi kalmamış bir isim olarak işi gerçekten çok zor. Bir dönem iktidara taşıdığı ekiplere şimdi iktidarda kalmak için ihtiyaç duyuyor. Üstelik bu ekipler, çoktan Erdoğan sonrasına hazırlık yapmaya başlamışken.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol