Google Play Store
App Store

Lüküs Hayat yeniden sahnede. Nilüfer Kent Tiyatrosu Müdürü Kazım Güçlü’ye göre klasik metin bugün de sınıfsal eşitsizlikleri düşündürmeye devam ediyor.

Lüküs Hayat modern yorumla sahnede: Oynamadık adeta doğurduk
Fotoğraf: BirGün
Sarya Toprak
Sarya Toprak
saryatoprak@birgun.net

Cumhuriyet’in erken döneminde yazılan ve yıllardır sahnelerde yaşayan Lüküs Hayat, sınıfsal eşitsizlikleri, modernleşme hayallerini ve toplumsal dönüşümün yarattığı gerilimleri hicivle anlatan bir tiyatro klasiği. Nilüfer Kent Tiyatrosu bu güçlü metni yeni bir prodüksiyonla sahneye taşıdı. Yerel yönetim tiyatrolarının kültür üretimindeki rolünün tartışıldığı bir dönemde hazırlanan bu yorum, hem büyük ölçekli bir müzikal üretmenin zorluklarını hem de klasik bir eseri bugünün seyircisiyle buluşturmanın sorumluluğunu gündeme getiriyor. Nilüfer Kent Tiyatrosu Müdürü Kazım Güçlü ile Lüküs Hayat’ın sahnelenme sürecini, metnin bugünkü karşılığını ve yerel yönetim tiyatrolarının kültür hayatındaki yerini konuştuk.

•“Lüküs Hayat” Türkiye tiyatro tarihinin en bilinen müzikallerinden biri. Böyle güçlü bir klasik eseri yeniden üretmek yapımcı açısından nasıl bir sorumluluk yaratıyor? 

Yönetmen Oğuz Utku Güneş’i arayıp “Nilüfer Kent Tiyatrosu’nda bir proje yapmayı düşünür müsünüz?” dediğimde, NKT’yi takip ettiğini, potansiyelini bildiğini ve “Lüküs Hayat” müzikalini yapmak istediğini söyledi. Bir müzikal, üstelik toplumun kültürel belleğinde kodlanmış, neredeyse herkesin öyle ya da böyle fikir sahibi olduğu “Lüküs Hayat” düşüncesi ilkin ürkütmedi desem, doğruyu ifade etmemiş olurum. Evet, kurumsal tiyatroyuz ancak bir ilçe belediyesi imkânlarını zorlayacak derecede bütçeli bir proje vardı masada. Tiyatrosuna inanan bir belediye üst yönetiminin varlığı, yönetmen ve kreatif kadrosunun yenilikçi ve yaratıcı yaklaşımı, verimli bir planlama ve NKT kadrolarının yetkinliği; böylesi uzun ve zor süreci mutlu sonla nihayetlendirdi. “Yeniden üretmek” dediniz. Prömiyer akşamı biz bizeyken arkadaşlarıma söylediğimi burada tekrar etmek isterim: Biz “Lüküs Hayat”ı oynamadık, doğurduk.

•“Lüküs Hayat” Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki şehirleşme, batılılaşma ve yeni yaşam biçimlerini konu alıyor. Bugünün kültürel ve siyasal ikliminde bu metni yeniden sahnelemek nasıl bir anlam taşıyor?

Bugünün kültürel ve siyasal iklimini deneyimlerken, “Lüküs Hayat”ı geri çağırdık. Toplumsal repertuvar, imkânlar sahası olarak olduğu yerde duruyordu zaten. 30’lar Türkiye’sinin ideolojik, ekonomik ve sosyal panoramasını ilgi çekici yöntemlerle göz önüne seren bir metin “Lüküs Hayat”. Siyasal koşulların yarattığı etkiye bağlılık gösteren kültürün inşa edilmeye çalışıldığı günümüzde, toplumsal değişim ve bireyin bu değişim karşısındaki tutumunun benzerliği konusunda fikir veriyor olması oldukça anlamlı. Örneğin “lüküs hayat cereyanına” kapılmış ve kötü ekonomik koşullara duyarsız türedi zenginlerin varlığı, her dönemin gerçekliği. “Lüküs Hayat” bu değişmezliği sarkastik bir yerden fısıldıyor.

•Oyunda sınıfsal eşitsizlik komedi yoluyla anlatılıyor. Türkiye’de gelir dağılımı uçurumu giderek artarken “Lüküs Hayat” sahnede bir nostalji mi üretiyor, yoksa bugünün eşitsizliklerini yeniden düşünmeye mi çağırıyor? 

Seyircinin sahnede olanla özdeşleşmesini önleyen ‘estetik uzaklık’ bariyeri, oyunsuluk yüklü ögelerle sağlanıyor. Düşündürücü olanla eğlendirici olan bir arada sunuluyor. Sınıfların varlığı ve çelişkisi, paradigmadaki değişimin toplumsal cereyanı ve bir sürü yapısal enkaz; ahmaklığın maskesini düşürmeye kendini adamış bir sanatla düşünsel mecraya taşınıyor aynı zamanda.

Şarkı sözlerinin bir bölümünün Nâzım Hikmet tarafından yazıldığının bilgisini de, eşitsizlik bahsinin geçtiği panoya iliştirmek isterim.

Kazım Güçlü

•Nilüfer Belediyesi son yıllarda tiyatro üretimine ciddi yatırım yapan yerel yönetimlerden. Yerel yönetim tiyatrolarının kültür hayatındaki rolü nedir?

Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu (NKT) sanatçı ve teknik kadrosuyla, idari ve organizasyon yapılanmasıyla kurumsal bir tiyatronun gereklerini yerine getirmede, belediye yönetimi tarafından örnek olacak biçimde destekleniyor. Gördüğümüz destek yalnızca repertuvar oluşturma özgürlüğü ve repertuvarı sahne üzerinde realize etmede sağlanan imkânlarla sınırlı değil. Oyun yazarlığımıza katkısı su götürmez olan Oyun Yazma Programımız, Genç NKT adıyla gerçekleştirdiğimiz gençlik atölyelerimiz, Nâzım Hikmet Kültürevi’nin yanı sıra, yaz sezonu temsillerimizi yaptığımız Ormandaki Kulübe adıyla anılan açık hava tiyatromuz, Devlet Tiyatroları ve İstanbul Şehir Tiyatroları ile yaptığımız iş birliklerimiz; NKT’yi daha da kitleselleştiriyor. Veciz sözler olduğu gibi veciz davranışlar da vardır. Kentin kültür hayatında etkin bir aktör olmamıza katkı sunan herkese teşekkür ederim.