Google Play Store
App Store

Lüleburgaz’da Eskibedir Köyü arazisinde kapasite artışına gidilmek istenen Elektrik Üretimi - Yakma Tesisi halkın tepkisine neden oldu. Eskikebir Köyü muhtarı Gül, “Bu bölgenin sanayi atıklarının yakıldığı bir merkez haline getirilmesi, yaşam alanlarımıza büyük zarar verecek” diyerek projeye tepki gösterdi.

Lüleburgaz'da halk ses yükseltti: Yaşama zarar verecek projeyi köyümüzde istemiyoruz
Fotoğraf: BirGün

Haber Merkezi

Lüleburgaz’da Eskibedir Köyü arazisinde kapasite artışına gidecek olan 4R Çevre ve Enerji San. ve Tic. A.Ş. tarafından planlanan Elektrik Üretimi - Yakma Tesisi yerel halkın tepkisine neden oldu. ÇED toplantısının yapılacağı 10 Mart Salı günü Tesiste çıkan yangının ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından iptal edildi. İptal kararının ardından köy halkı bir araya gelerek açıklamalarda bulundu.

STK, siyasi partiler ve çevre örgütlerinin de katıldığı basın açıklamasında konuşan Eskibedir köyü Muhtarı Cumhur Gül, projenin yalnızca bir sanayi yatırımı olmadığını, bölge için ciddi çevresel riskler barındırdığını söyledi.

BAŞKA LÜLEBURGAZ YOK

Cumhur Gül basın açıklamasında, şu ifadelere kullandı:

“Eskibedir Köyü sınırları içerisinde kurulması planlanan 'Tehlikeli ve Tehlikesiz Atıkların Yüksek Sıcaklıkta Gazlaştırılması ile Elektrik Üretimi - Yakma Tesisi' projesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvuru dosyasını ilgili birimlerle inceledik. Yapılan inceleme sonunda, söz konusu projenin yalnızca bir sanayi yatırımı olmadığını, Lüleburgaz'ın havasını, suyunu, toprağını, insan sağlığını ve doğal yaşamı doğrudan tehdit eden ciddi çevresel riskler barındırdığını açıkça gördük. Yaklaşık 24.472 m² büyüklüğündeki bir alanda tehlikeli ve tehlikesiz atıkların yakılmasının planlandığı bu tesis, hâlihazırda yoğun sanayi baskısı altında bulunan Trakya ekosistemine yeni ve tehlikeli bir yük getirecektir.

Lüleburgaz, sanayi atıklarının yakılacağı bir bölge değildir. Tehlikeli atıkların yakılması; hava kirliliği, toksik gaz emisyonları, ağır metal yayılımı, dioksin ve furan oluşumu gibi ciddi çevresel ve sağlık riskleri doğurabilecek bir faaliyettir. Bir zamanlar içinde yüzdüğümüz, balık tuttuğumuz ve tarlalarımıza can veren Ergenemiz, artık kirlilikten dolayı bizden can almaktadır. Köyümüzdeki canlı nüfusu, mezarlığımızda yatanlarımızdan daha az kalmıştır.

ÇED başvuru dosyasında yer alan bilgilere göre proje alanı; Yenibedir Köyü'ne 1500 metre, Eskibedir Köyü'ne 2800 metre, Yörük Deresi'ne ise 230 metredir. Kepirtepe Anadolu Lisesi’ne uzaklığı 1000 metredir; keza yüksekokula ve özel bir koleje de çok yakındır. Bu tesis, okullarımızda yatılı kalan öğrencilerimizin sağlığını da ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Her ne kadar köylerimizin adı ön planda olsa da yeni imar planına göre bu işletme Lüleburgaz'a artık sadece 250 metre mesafededir. Yani sorun hepimizin sorunudur. Bu mesafeler dikkate alındığında, ortaya çıkabilecek hava kirliliği ve toksik emisyonların yerleşim alanlarını etkilemeyeceğini iddia etmek bilimsel gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

İki gün önce hepimiz şahit olduk; burada bir yangın çıktı. Bölgemizde hâkim olan kuzey rüzgârları nedeniyle kapkara, zehir yüklü dumanlar bir anda tüm Lüleburgaz'ı sardı. Ne soluduğumuz belli değil! Hepimiz rahatsız olduk. Burada zaman zaman bu tür yangınlar meydana gelmektedir ve yarın olmayacağının garantisini kimse veremez. Yanında doğal gaz kuyularının da bulunduğu bu tesisin yeri burası değildir. Kamyonlarla gelecek bu atıklar, çevreye geri dönüşü olmayan zararlar verebilir. Zaten yoğun olan trafiğimizi daha da içinden çıkılmaz hale getireceği ortadadır.

Ergene Havzası zaten ağır sanayi baskısı altındadır ve planlanan proje bu su havzasının tam içinde yer almaktadır. Ergene Havzası uzun yıllardır; tekstil sanayisi kaynaklı kirlilik, ağır metal yükü, yeraltı suyu kirlenmesi ve yoğun endüstriyel atık baskısı altında ciddi bir çevresel tahribatla karşı karşıyadır. Kıymetli katılımcılar; biz Lüleburgaz ve tüm köyler olarak içme suyumuzu yeraltı sularından, sondajlardan karşılamaktayız. Bu sularımızın kirlendiği an, susuz kaldığımız andır. Başka alternatifimiz yok, zaten kuraklık dolayısıyla sıkıntı çekiyoruz. Su olmadan hayat olmaz.

Lüleburgaz; verimli tarım alanları, yeraltı su kaynakları, doğal ekosistemleri ve Istranca Longoz Ormanları ile Trakya'nın en değerli bölgelerinden biridir. Bu proje, 1/100.000'lik ve 1/25.000'lik planlarda tarım alanları içerisinde kalmaktadır. Tarım alanları, plan hükümlerine göre mutlak korunması gereken alanlardandır. Bu açıdan proje, çevre düzeni planlarına açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bu bölgenin sanayi atıklarının yakıldığı bir merkez haline getirilmesi, yaşam alanlarımıza büyük zarar verecektir. Lüleburgaz'ın çanak yapısı, bu zararı en üst seviyelere taşıyacaktır. Biz bunu kabul etmiyoruz! Başka Lüleburgaz yok.”