Madencinin kıyafetlerini yakıp yemek yemişler!

Haber Merkezi
Zonguldak’ta kaçak maden ocağında çalışırken iş kazası geçiren ardından kaçak madenin sahipleri tarafından yakılarak öldürülen Afgan mülteci işçi Mohammad Nourtani’nin davası görüldü. Davada konuşan sanıklardan birisi Nourtani’nin kıyafetlerini yaktıktan sonra yemek yediklerini anlattı. Zonguldak’ta Afgan mülteci işçi Mohammad Nourtani’nin kaçak maden ocağında çalışırken geçirdiği iş kazasının ardından maden sahipleri tarafından yakılmasına ilişkin açılan davanın ilk duruşması 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başladı.
OCAK KAPANIR ENDİŞESİ
3 sanığın tutuksuz, 3 sanığın ise tutuklu yargılandığı cinayetin adli tıp raporunda Nourtani’nin iç organlarının yandığı ve bazı organların bulunamadığına dikkat çekilmiş, iddianamede ise madencinin kaçak ocakta vagon arasına sıkıştığı, ocak sahiplerinin de “olay ortaya çıkarsa ocak kapanır” gerekçesiyle hareket ettikleri ifade edilmişti. 6 şüpheli hakkında ‘İştirak halinde kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle açılan dava dün Zonguldak 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Mahkeme heyeti, sanıklara suçlarını hatırlatarak sanıklardan Eray Demiro’nun savunmasını istedi.
Demiro savunmasında “Ben, Hakan ve Enver’e ait ocakta çalışanım. Olay günü Alaattin ile kulübede oturuyordum. Sonra Afganlı Mohammed gelip içeri gitti. Sonra Sercan geldi, Mohammed’e bir şey olmuş, yerde sırt üstü yatıyor bayıldı herhalde dedi. Biz de Alattin ile birlikte koşarak ocağın içine gittik. Biz içeri girdiğimizde Mohammed yerde sırt üstü yatıyordu. Alaattin parmağıyla Afganlı’nın dilini yokladı. Enver abi içerideydi, diyafonla çağırdık. Vagonun tırtasına koyup dışarı çıkardık. O sırada peşimizden Enver abi geldi. Alaattin abi içeride kalp masajı yapmış, onu söyledi. Sercan Hakan’ı aradı. Enver ve Hakan ‘olayın ocak içinde olduğunu göstermeyelim’ dedi. Olay ocağın dışında olmuş gibi gösterip, ‘ocak kaçak infazımız var, başımız yanmasın, kimliği de yok’ dediler” diyerek yaşananları anlattı.
SOBADA YAKTILAR
Enver’in “Mohammed’in kıyafetlerini sobada yakın” dediğini aktaran Demiro, “Hakan, Alaattin, Enver ve Ahmet dördü birlikte arabaya binip ‘biz hastaneye gidiyoruz, siz işinize devam edin’ diye yanımızdan ayrıldılar. Biz de kulübeye gittik, işimize devam edip Enver’in dediği gibi Sercan ile kıyafetleri sobanın içine attık. Sonra yemek yedik. Enver aradı yarım saat sonra, bana konum atıp ‘Sapça mevkiine doğru gel’ dedi. ‘Hastaneye nasıl götüreceğiz, buraya bıraksak başkası gelip alsa hastaneye götürse’ dedi. Ben de ‘parmak izlerimiz var, hastaneye götürmemiz gerekir’ dedim. ‘Kalp krizi geçirdiyse bizlik bir durum olmadığını, burada atıp bırakmış gibi olmayalım’ dedim. Alaattin de ‘hastaneye götürelim’ dedi” ifadelerini kullandı.
Demiro, Nourtani’nin hastaneye götürüldüğünü düşündüğünü, yaktıklarını düşünmediklerini ifade etti.


