birgün

19° AÇIK

Mahallenin tüm kadınları sahnede

İzmir Şehir Tiyatroları’nın sahnelediği Mor Şalvar oyununun yönetmeni Ufuk Aşar, “Cesur, yürekli bir oyun. Ben de sahnelerken gözümü budaktan sakınmadım. Oyuncu arkadaşlarımı özgür bıraktım” diye konuşuyor.

KÜLTÜR SANAT 11.05.2022 06:30
Mahallenin tüm kadınları sahnede
Abone Ol google-news

Eda Köprü YILMAYAN

İzmirliler 70 yıl aranın ardından Şehir Tiyatroları’na kavuştu. Genel Sanat Yönetmenliği’ni Yücel Erten’in yaptığı tiyatronun danışma kurulunda; Orhan Alkaya, Zeynep Altıok, Eren Aysan, Cezmi Baskın, Yücel Erten, Prof. Dr. Hülya Nutku, Bilgehan Oğuz ve Levent Üzümcü var.

1946 yılında Avni Dilligil’in yönetiminde İzmir’de açılan şehir tiyatrosunun serüveni dört yıl sürmüş, dönem dönem tiyatro açılsa da devam ettirilememişti. Hatta bir dönem Özdemir Nutku İzmir’de Türkiye›nin ilk Kamyon Tiyatrosu’nu açmış, ancak ömrü uzun olamamıştı. Bu nedenle tüm gözler uzun bir aranın ardından açılan Şehir Tiyatrosu’nda. Sanat Yönetmeni Yücel Erten, oyuncu kadrosu, danışma kurulu, teknik ekip Fuar Alanı’nda açılacak yeni tiyatro sahnelerinin heyecanını taşıyor.

‘Azizname’ oyunuyla Elhamra Sahnesi’nde perdelerini açan tiyatronun sahnelediği eserlerden biri de ‘Mor Şalvar’. Kadın sorununun her sınıftan kadına farklı yansımalarını ortaya koyan oyun bir bankaya soyguna giden temizlikçilerin başına gelenleri anlatıyor. Oyunun metni Ferhat Lüleci’ye ait. 2021 yılında tiyatro rejisörü, oyun yazarı, oyunculuk ve reji eğitmeni Erhan Gökgücü adına ilk kez verilen Tiyatro Yazarlığı Ödülü’nü birincilikle kazanan metin İzmir Şehir Tiyatroları’nın iddialı yapımlarından. Mor Şalvar’ı oyunun yönetmeni Ufuk Aşar ve metin yazarı Ferhat Lüleci ile konuştuk.

mahallenin-tum-kadinlari-sahnede-1013778-1.

Mor Şalvar oyununu yazarken çıkış noktanız neydi?

Ferhat Lüleci: Oyunun üç karakterini kendi hikâyelerini anlattıkları bir monolog oyun formatında yazmıştım. Tek bir karakter yaratıp o karakter üzerinden hikâyeler anlatmak keyifli geliyordu bana. Bir akşam saat sekiz, dokuz gibi eve dönerken işlek bir caddedeki kaza sebebiyle trafik tıkanmıştı. Solumdaki bankaya takıldı gözlerim. Dört beş kadın canhıraş bankayı temizliyordu. Biri büyük camları silerken içeridekiler de bankoları, yerleri siliyorlardı. Trafik açılana kadar bir süre kadınların temizliğini seyrettim. Acaba bankayı temizleyen o kadınlar bankayı soymaya kalksalar ne olurdu? Ne kadar başarılı olurlardı? Sonrasında neler olurdu? Gibi soruları düşünmek keyif verdi. Mor Şalvar oyununun da ilk fikri o akşam trafikte ortaya çıktı.

mahallenin-tum-kadinlari-sahnede-1013776-1.

Oyun sahnelenince neler hissettiniz?

F.L: Oyunun sahneleneceğini öğrendiğimde bir süre inanamadım, şaka olduğunu düşündüm. Uzun uzun zaman geçirdiğim hatta oturup sohbet ettiğim karakterleri sahnede görmek, neler olacağını bilmeme rağmen yaşadıkları anın atmosferine kapılıp onlarla akıp gitmek tarifsiz bir keyif oldu benim için.

“İZMİR ŞEHİR TİYATROSU ÖZGÜR VE CESUR”

Mor Şalvar’ı sahnelemeye nasıl karar verdiniz? 70 yıl aranın ardından açılan bir tiyatro İZBBŞT. Klasik eserler yerine yeni bir oyunu sahneliyorsunuz. Cesur bir karar değil mi?

Ufuk Aşar: Oyun zaten oyun yazma yarışmasının birincisi. Türk Tiyatrosu’nun en büyük sıkıntısı yerli oyun yazma. Bu ödülün amacı da bunu ortadan kaldırmak. Bu yarışmanın özelliği konu başlığı olmaması. İzmir Şehir Tiyatrosu’nun özgür ve cesur bir tiyatro olma misyonu var. ‘Azizname’, ‘Tavşan Tavşanoğlu’ ve ‘Mor Şalvar’ oyunları seyirciye bir şey söylüyor. Çocuk oyunu olan ‘Robinson Dans Öğreniyor’ oyununda da bir mesaj var. Robinson adada Cuma ile karşılaşır ve ona baskın kültürü öğretmeye çalışır. Orijinal metinden farklı olarak buna Cuma karşı çıkar. “Adada eşit yaşayacağız” der.

‘Mor Şalvar’ oyununda ise artık kronikleşmiş bir sorunla, kadın meselesiyle karşılaşıyoruz. Cesur, yürekli bir oyun. Ben de sahnelerken gözümü budaktan sakınmadım. Oyuncu arkadaşlarımı özgür bıraktım. Kafamda bir sürü şey vardı ama oyuncuların getirdiklerini harmanlamayı, oraya kafa yormayı daha uygun buldum.

mahallenin-tum-kadinlari-sahnede-1013777-1.

Oyunun vurgu yaptığı önemli bir nokta da sınıf meselesi. Kadınlar eğitimli-eğitimsiz, yoksul-varlıklı nerede veya hangi koşullar altında olursa olsun benzer sorunlarla karşılaşıyor.

U.A: Oyunda bunun altını çizdik. Oyun yazarının da izniyle ufak tefek eklemeler yaptık metne. Bankacı Eylül’ün “Bizim mahallede de kadın olmak şöyle bir şey” sözleri metinde yoktu. Sonradan ekledik oyuna. Kenar mahallede de olsa, tahsil yapmış bir bankacı da olsa sorun aynı. Sadece kenar mahallelerde sıkıntı var gibi bir durum söz konusu değil. Dekoru da öyle seçtim. Oyun metnini okuduğumda kıyıda köşede kalmış bir banka şubesi olmasını istedim. Bugünkü bankalar fotoğraf stüdyosu gibi. Çocukluğumuzdaki banka şubeleri gibi olsun istedim. Oyunda saat önemliydi. Seyircideki illüzyonu sağlayan şey saat. Akşam yedi gibi başlayan, sabah beşe doğru biten bir banka soygununu izliyoruz. Seyirci saati takip ediyor, bu illüzyonu artıran bir şey. Bankacı Eylül’ün serbest bırakılırken kadınlara “Kolay gelsin kızlar” demesi önemli. Oyunun son fotoğrafında o nedenle bankacıyı da sahnede görüyoruz. Ferhat Lüleci iki final yazmış. Nurdan’ın öldüğü, yakalandıkları bir final. Diğeri de umutlu final. Gerisini yönetmene bırakmış. Ben umutlu finali seçtim. Oyun yeni sezonda da devam edecek.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol