Mahir Polat'ın avukatı Erdem: Düşman hukuku uygulanıyor
Tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Polat’ın sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Polat’ın tansiyonunun yüksek seyrettiğine dikkat çeken avukatı Erdem, “En azından adli kontrol tedbirleri uygulanmalı” dedi.

Deniz Güngör
denizgungor@birgun.netİktidarın yargı eliyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik ‘kent uzlaşısı’ operasyonu kapsamında tutuklanan İBB Genel Sekreteri Mahir Polat’ın sağlık durumu ciddiyetini koruyor. Polat’ın yüksek tansiyon, uyku apnesi, klostrofobi ve kanser tedavisi geçmişi bulunduğuna dikkat çeken Avukatı Erkam Erdem, önceki gün Polat’ı ziyaret ettiğini ve hipertansiyonun devam ettiğine dikkat çekti.
Polat’ın tam teşekküllü bir hastanede tedavisinin devam etmesine yönelik taleplerinin kabul edildiğini ancak bayram tatilinin araya girmesi nedeniyle Pazartesi günü hastaneye sevkinin yapılacağını ifade etti. Erdem, “Mahir Bey’in hastalıkları göz önüne alındığında en azından adli kontrol tedbirleri uygulanmalı” dedi.
TANSİYONU HÂLÂ YÜKSEK
Polat’ın 29 Mart’ta yüksek tansiyon nedeniyle hastaneye sevk edildiğini ve anjiyo operasyonu geçirdiğini anımsatan Avukat Erdem, “Hastaneden cezaevine döndükten sonra yine akut bir durum gelişti. Tansiyonu 24’e 11 oldu ve bu durum gerçekten kritik. Onu düşürmek için hani normal ilaçların ekstra ilaç tedavisi de verilmiş. Bu ilaçları Mahir Bey hastaneden cezaevine döndükten sonra kullanmaya devam etmiş ama ona rağmen sabah akşam ölçüm yapılmış ve tansiyonun halen yüksek seyrettiğini biliyoruz” dedi. Tansiyon çok yükseldiği için sevkin her defasında yeniden gündeme geldiğine dikkat çeken Erdem, önceki gün Polat’ın tansiyonun yükselmesi nedeniyle dil altı hapı kullandığını ve dinlenerek tansiyonunu düşürdüğünü ifade etti.
Erdem, “Yavaş akım ve kılcal damarlarda plaklanma olarak tanımlanan teknik bir tabir var ve bu anjiyoda da çıkmıştı. Bu özellikle hareketsiz kaldığı dönemde süreci çok daha olumsuz etkiliyor. Onun dışında genel olarak bu hipertansiyon beyne, kalbe ve özellikle böbreklere ciddi zarar veriyor. Bunlar nedeniyle Mahir Bey tam anlamıyla toparlanmış değil. Son görüşmemizde ‘Pazartesi gününe dek sabretmeye çalışacağım’ dedi. Yakın zamanda yeniden tansiyonu yükselmiş ve kendisini cezaevi koşullarında kalabilir miyim diye zorlamış. Çünkü cezaevinden sevkin bir saat kadar sürmesi ve sevk sırasında kapalı bir kasa araçla kelepçeli şekilde götürülmesi kendisi ciddi anlamda zorluyor” ifadelerini kullandı.
İTİRAZLAR YAPILDI
Polat’ın yüksek tansiyonla hastaneye kaldırılmasının ardından tutuklama kararına karşı yeniden itiraz ettiklerine dikkat çeken Erdem, “Davanın esasına ilişkin savunmaların dışında özellikle Mahir Bey’in sağlık durumuna dikkat çektiğimiz itirazlarımızı yaptık. ‘Biz burada bir tutuklama için bir neden görmüyoruz. Ama eğer tutuklamayı düşünüyorsanız o zaman bu ölçülülük kapsamında çünkü adli kontrol tutuklamaya alternatif bir koruma tedbiridir’ dedik. ‘Mahir Bey’in sağlık koşulları üzerinde olumsuz bir etkisi olmasın. Cezaevinde bu kişi kalamaz’ dedik. Biz bu talebimizi perşembe günü yaptığımız itirazımızla yeniledik” diye konuştu.
Polat’ın tansiyonun 18’e 12 ve 24’e 11’e dek yükseldiğini ifade eden Erdem, “Aldığımız epikriz raporu yalnızca kardiyolojinin yaptığı işlemleri içerdiği ve bir bütünlüklü değerlendirme olmadığından dolayı yeni bir tahliye talebinde bulunmadık. Savcılığın da böyle bir talimatı var, gereği henüz yerine gelmedi. O nedenle bu savcılığın talimatını bekliyoruz. Mahir Bey’in sağlık durumu göz önüne alındığında gezebilmesi, yürüyüş yapabilmesi ve temiz hava alması gerekiyor. En azından bu şartlar altında adli kontrol tedbirleri uygulanabilir’’ dedi.
‘ONORE OLDUĞUNU SÖYLEDİ’
Erdem son olarak şu ifadeleri kullandı: “Mahir Bey son görüşmemizde sosyal medyaya yansıyan kamuoyunun desteği ile ilgili de konuştu. Yurttaşların ona yönelik desteğinden onore olduğunu ve manevi olarak kendisine çok destek verdiğini söyledi. ‘Herkese müteşekkirim, İBB bünyesinde yaptığımız faaliyetler referans gösterilerek teveccühte bulunulmasından dolayı çok mutlu oldum’ dedi.”
∗∗∗
ONGUN VE ŞAHAN’IN TUTUKLULUĞUNA İTİRAZ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı ve MEDYA AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne düzenlenen operasyonda "kent uzlaşısı" soruşturması kapsamında tutuklanan ve yerine kayyım atanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın tutukluluğuna itiraz edildi.
İDDİALAR REDDEDİLDİ
Ongun'un avukatları tarafından İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği'ne sunulan dilekçede, iddiaların somut delillere dayanmadığı ve hukuka aykırı delillerle tutuklama yapıldığı belirtildi. Ayrıca, gizli tanık ifadelerine dayanılarak yapılan suçlamaların, HTS kayıtları ile çürütüldüğü, Ongun'un belirtilen mekanlarda bulunmadığının HTS kayıtlarıyla kanıtlandığı dile getirildi. Avukatlar, Ongun ve diğer tutuklanan kişilerin belirli mekanlarda toplantı yaparak ihale kararları aldıkları iddialarını reddetti.
ŞAHAN SERBEST KALSIN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 'kent uzlaşısı' soruşturması kapsamında tutuklanan ve yerine kayyım atanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın avukatları Hüseyin Ersöz ile Enes Ermaner, Şahan'ın tutukluğuna ilişkin Asliye Ceza Hakimliği’ne itiraz dilekçesi sundu. Dilekçede, “kent uzlaşısı soruşturmasına ilişkin icra edilmiş bir gizli anlaşmanın varlığını kabule götürebilecek değil herhangi bir delil, en ufak bir emare dahi söz konusu olmadığı" belirtildi. Dilekçede, "Tümüyle afaki ve zorlama yorumlardır. CHP’nin seçimlerde başarıyla tatbik ettiği Türkiye İttifakı açısından müvekkilimiz hiçbir zaman CHP’nin karar verici organlarında görev almamıştır” ifadesi yer aldı.
Şahan'ın aynı soruşturmada firari konumunda olan eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Azad Barış'la görüştüğü iddialarına ilişkin yer verilen HTS kayıtlarına da değinilen dilekçede, şunlar kaydedildi:
"Müvekkilimizin 03 Aralık 2019-22 Mart 2020 tarihleri arasında toplam 17 kere ve 710 saniye Azad Barış ile telefon görüşmesi yaptığı kolluk tarafından tespit edilmiş. HTS verilerine göre ufak bir hesaplama ile toplam görüşme süresinin yaklaşık 12 dakika kadar olduğu ve her bir görüşmenin 1 dakikaya dahi denk gelmediği ve bu görüşmelerin yaklaşık 3,5 aylık bir zaman zarfında yapıldığı iddia edilmektedir. Bu da yaklaşık ortalama olarak haftada 1 telefon görüşmesine denk gelmektedir. Bu bağlamda tutuklama gerekçesinde ifade edilen 'yoğun ve sürekli irtibat'ın olmadığı anlamına gelmektedir." Resul Emrah Şahan’ın, serbest kalması istendi.


