Malatya’dan 8 Mart çağrısı: “Laiklik kadınlar için varoluş mücadelesidir”
Malatya’da 8 Mart paneli düzenlendi. Panelde SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer, Emek Gençliği MYK Üyesi Nurgül Deniz KESK MYK Üyesi ve Kadın Sekreteri Döne Gevher, Barış Aktivisti Deniz Derinyol konuştu. Başer, panelde “Laiklik mücadelesi kadınlar için varoluş mücadelesidir” dedi

Malatya Demokratik Kadın Platformu’nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde düzenlediği panelde laiklik, savaş politikaları, yoksulluk ve kadın emeği başlıkları tartışıldı. Murat Doğan Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikte SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer, Emek Gençliği MYK Üyesi Nurgül Deniz KESK MYK Üyesi ve Kadın Sekreteri Döne Gevher, Barış Aktivisti Deniz Derinyol konuştu.
“LAİKLİK YAŞAM MÜCADELESİDİR”
Panelin açılışında konuşan İlknur Başer, laiklik mücadelesinin kadınlar açısından ertelenemez bir başlık olduğunu vurguladı. “Halkı teba haline getirmek isteyen siyasal İslamcı tek adam rejimine karşı yurttaşlık için, halk egemenliği ve tam bağımsızlık için laikliği savunuyoruz” diyen Başer, laikliğin kadınlar, çocuklar, gençler ve emekçiler için “yaşamı kazanma mücadelesi” anlamına geldiğini söyledi.
Başer, laiklik karşıtı politikaların yoksulluk, kadın cinayetleri, işçi ölümleri ve doğa talanı gibi toplumsal sorunların üzerini din istismarıyla örtmeye çalıştığını belirtti. Afganistan’da Taliban yönetimini örnek gösteren Başer, kadınların kamusal alandan dışlandığı, şiddetin yasallaştığı bir rejime dikkat çekerek, “Laiklik mücadelesi kadınlar için varoluş mücadelesidir” dedi.
SERVET EŞİTSİZLİĞİ VE DERİNLEŞEN YOKSULLUK
Emek Gençliği MYK Üyesi Nurgül Deniz ise konuşmasında küresel servet eşitsizliğine ilişkin veriler paylaşarak, dünyanın en zengin azınlığının elindeki servetin geri kalan nüfusa eşit hale geldiğini ifade etti. Deniz, kadınların bu süreçten erkeklere kıyasla daha fazla etkilendiğini vurguladı. Türkiye’de çalışan nüfus içinde kadın oranının yüzde 35 olduğunu, kadınların büyük bölümünün kayıt dışı ya da ev içi emekle yaşamını sürdürdüğünü ifade eden Deniz, güvenceli istihdamın sınırlı olduğunu söyledi.
“Çalışmayan” olarak tanımlanan kadınların aslında ev içi emek ürettiğini ve aileye ekonomik olarak bağımlı bir yaşam sürdüğünü belirten Deniz, çalışan kadınların da giderek yoksullaştığını kaydetti.
“KADIN EMEĞİ DEĞERSİZLEŞTİRİLİYOR”
KESK MYK Üyesi ve Kadın Sekreteri Döne Gevher ise emek rejimindeki cinsiyetçi iş bölümüne dikkat çekti. Ücretli emeğin tarihsel olarak “evi geçindiren erkek” üzerinden kurgulandığını belirten Gevher, kadın emeğinin bakım ve yeniden üretim süreçleriyle özdeşleştirilerek ikincilleştirildiğini söyledi.
Kadınların daha çok hizmet ve bakım sektörlerinde yoğunlaştığını, erkeklerin ise teknoloji ve sanayi alanlarında istihdam edildiğini ifade eden Gevher, bu ayrımın ücretlendirmeye de yansıdığını belirtti. Kadınlar istihdama dahil edildiğinde ise esnek ve enformel çalışma biçimlerinin yaygınlaştığını kaydetti.
Barış Aktivisti Deniz Derinyol ise “Bütün dünya savaşla yeniden şekillendirilmeye çalışılıyor patriyarkal kapitalizm ise kadınların emek ve bedenlerini disipline ediyor” dedi.



