Manazan Mağaraları büyülüyor

21.07.2019 14:45 GÜNCEL
Karaman’da yüksek kaya kütlesi içine oyulmuş 14 asırlık, 5 katlı yerleşim yeri olan Manazan Mağaraları keşfedilmeyi beklerken, görenleri ise büyülüyor. Yüksekliği nedeniyle güvenlik, killi kireç taşı özelliği nedeniyle ısı ve nemi sabit tutmasıyla sıcak derecesi açısından Bizans İmparatorluğu döneminde kullanılan yerleşim yeri, görenleri hayran bırakıyor. İki katı zamanla çöken yerleşim yerinin kum kale, at meydanı ve ölüler meydanı adlı […]

Karaman’da yüksek kaya kütlesi içine oyulmuş 14 asırlık, 5 katlı yerleşim yeri olan Manazan Mağaraları keşfedilmeyi beklerken, görenleri ise büyülüyor.

Yüksekliği nedeniyle güvenlik, killi kireç taşı özelliği nedeniyle ısı ve nemi sabit tutmasıyla sıcak derecesi açısından Bizans İmparatorluğu döneminde kullanılan yerleşim yeri, görenleri hayran bırakıyor. İki katı zamanla çöken yerleşim yerinin kum kale, at meydanı ve ölüler meydanı adlı 3 katı ise hala dimdik ayakta duruyor.   

Karaman kent merkezine 45 kilometre uzaklıktaki  Mustafa Kemal Atatürk’ün dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi’nin de memleketi olma özelliği taşıyan Taşkale köyü girişinde killi kireç taşından oluşan yüksek kaya kültesi içinde ‘Manazan’ adını taşıyan mağaralar bulunuyor.

FOTO: DHA

Yaklaşık 14 asır önce Bizans İmparatorluğu döneminde, yüksekliği nedeniyle savunma amaçlı olarak kayaların içi oyularak 5 katlı olarak yapılan mağara; üst katlara eğilerek tünelden geçilen, iki ayaklar kenarlara basılarak bacadan yukarı çıkılabiliyor. Mağara, Taşkale köyünde kayalara oyulan tahıl ambarlarıyla birlikte görsel olarak ilgi çekiyor. 

60’A YAKIN ODA VAR 

Taşkale köyü muhtarı Hasan Karaca, Manazan Mağaraları’nın kalan 3 katının; kum kale, at meydanı ve ölüler meydanı olarak adlandırıldığını belirtti. Alt kısımda doğu ve batı olmak üzere şapellerin bulunduğunu ifade eden Karaca, şunları söyledi:

FOTO: DHA

“5 katlı mağaranın 2 katı zamanla çöktü ve 3 katı kaldı. Bizim çocukluğumuz yıllarında hala bazı yerlerine saplanan oklar vardı. Manazan Mağarası killi kireç taşı olmasından dolayı rahatlıkla oyulabildiği için oyularak yerleşim yeri yapılmış. Üst katı ölüler meydanıydı. Orada yaklaşık 700 yıl önce defnedildiği üzerinde durulan bir genç kız cesedi, birkaç yıl önce bulundu. Kıyafetleri kemikleri, saçları, vücudu tamamen bir bütün olarak duruyordu. Buradan alınıp müzeye götürüldü. Burası tamamen savunmaya yönelik bir mağaradır. Çünkü tünel ve bacadan geçilerek üst kata çıkılır. At meydanında 60 yakın tek veya iki kişilik odalar var. Mağaranın çevresi o dönemlerde uçurum olduğu için iyi bir savunma amaçlı kullanılmış bir yerleşim yeridir”.

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Alaattin Uca da, Manazan Mağaraları’nın Bizans döneminde kullanıldığını hatırlatarak, ”İnsan eliyle oyulmuş mağara, hem güvenlik, hem de killi kireç taşının ısıyı ve nemi sabit tutmasından dolayı da soğuk ve sıcaklık bakımından burası yerleşim yeri olarak kullanılmış. 5 kat halinde bölümlerden oluşmaktadır. Halk tarafından kum kale, at meydanı ve ölüler meydanı olarak adlandırılır,” dedi.