Google Play Store
App Store

TÜDAV, denizlerde artış gösteren müsilaj oluşumuna dikkat çekmek için dün saha çalışması yaptı. TÜDAV Başkanı Prof. Öztürk, ‘‘Marmara Denizi’nde ciddi bir arıtma sorunu var. Ekosistem olumsuz etkileniyor’’ dedi.

Marmara Denizi’nin sorunu arıtma

Ebru ÇELİK 

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), Marmara Denizi'nde yeniden artış gösteren müsilaj oluşumlarına dikkat çekmek amacıyla dün TÜDAV MARU gemisiyle bir saha çalışması gerçekleştirdi.

Araştırma teknesiyle Beykoz açıklarında bulunan deniz çayırlarının korunmasına dikkat çekmek amacıyla, yerleştirilen şamandıra etrafında müsilaj gözlemi yapıldı. Deniz yüzeyinden ve yaklaşık 10 metre derinlikte yapılan incelemelerde, TÜDAV uzmanları saha verilerini eş zamanlı olarak değerlendirdi.

Burada konuşan İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve TÜDAV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, müsilajın geçen seneyle aynı seviyede olduğunu söyledi. Öztürk “Aslında bu sorun son 20 yıldır devam ediyor. Marmara Denizi’nde oksijen seviyesi düşmüş durumda. Bu nedenle oksijen üreten deniz çayırlarının korunmasına önem veriyoruz” dedi.

DENİZ ÇAYIRLARI KORUNMALI

Müsilaj sorununun çözümü için en temel adımın ileri biyolojik arıtma sistemlerinin yaygınlaştırılması olduğunu vurgulayan Öztürk, “Marmara Denizi’nde ciddi bir arıtma eksikliği söz konusu. Bu sadece belediyenin değil, tüm yerel yönetimlerin ortak sorumluluğudur " diye konuştu.

Müsilajın ekosisteme etkilerine de değinen Öztürk, “Balıklar dâhil birçok deniz canlısı bu durumdan olumsuz etkileniyor. Ancak Marmara Denizi, güçlü üst ve alt akıntı sistemine sahip. Bu nedenle Adriyatik Denizi’ndeki gibi ani bir tahribat yaşanmıyor ama etkiler yine de ciddi boyutta" dedi. TÜDAV’ın müsilaj ve denizlerdeki iklim değişikliği konusunda düzenli ölçümler yapıldığını belirten Öztürk, şöyle konuştu: “Her ay, bazı kritik dönemlerde ise haftalık olarak saha çalışmaları ve ölçümler gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz yıl mart ayına kadar her hafta ölçüm yaptık. Bu verilerle durumu yakından takip ediyoruz. Çözüm, sadece arıtmadan ibaret değil. Aynı zamanda biyoçeşitliliğin korunması, balıkçılığın sürdürülebilir şekilde düzenlenmesi ve kritik habitatların, özellikle de deniz çayırlarının korunması gerekiyor.”