Masadaki araştırma Erdoğan’ı düşündürüyor

14.09.2019 20:02 SİYASET
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni dönem hazırlıklarına ilişkin 7 Haziran’dan bu yana sürdürdüğü tutumdan vazgeçmeyeceğini söylemek mümkün. Kendi oluşturduğu siyasi çizgi dışında yaşananlar, iktidarını sürdürmek adına bildiğini okumaktan başka yolu olmadığını gösteriyor.
NURCAN GÖKDEMİR
Yerel seçimler sonrası hem başkanlık sisteminde hem de AKP’de değişim gündemden düşmedi. Başta liberal yandaş kalemler her iki yazısından birini bu değişime ayırdı. Yargı reformu tartışmaları, ABD ile yeniden gelişen ilişkiler, Demirtaş ve imzacı akademisyenlere verilen beraat kararları, Cumhuriyet çalışanlarının tahliyesi de bu duruma işaret olarak kabul edildi. Çok matah günlermiş gibi Erdoğan’ın yeniden kuruluş günlerine döneceğine dair umut pompalandı.

TBMM’nin yeni yasama yılının yaklaşmasıyla birlikte bu soruların yanıtını daha net göreceğiz. Her ne kadar Devlet Bahçeli’nin açıklamaları, Erdoğan’ın uygulamaları “aynen devam” anlamına gelse de Ankara’da sürpriz bekleyenlerin sayısı az değil.

YENİ DÖNEM TANIMI

“Yumuşayacak” diyenler tezlerini güçlendirmek için, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi revize edilecek, parlamentoyu daha önceleyen, gücü paylaşan yeni bir model uygulanacak” şeklinde dile getiriyor. Tüm bunlar konuşulurken Erdoğan Reuters’a verdiği demeçte, “Bu eleştirileri getirenler ne siyaseti ne devlet yönetimini bilmiyorlar” demekten geri durmadı. Erdoğan, “Şimdi devlet başkanı olarak yargının gücü benim elimde mi? Yargı bir defa bağımsızdır ve bağımsız yargı kararlarını vermekte de serbesttir. Bir başka konu parlamento. Yürütme olarak güç parlamentoda. Parlamentonun yasama olarak yaptıklarını benim yapma yetkim yok, ama yasama dışında hakkında herhangi bir yasama organı olarak alınmış bir karar yoksa o zaman Cumhurbaşkanlığı kararnamesi devreye girer. Güzel bir yere geldik ve inanıyorum ki, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin ülkemizdeki şu bir yılı aşkın sürecin bütün artıları eksileri elimizde. Onlarla beraber yeni bir döneme hazırlanacağız” sözleri ile tartışmalara nokta koymuş oldu.

YENİ OLUŞUMLAR

Erdoğan’ın bu cümlelerine rağmen hissedilen bir sıkışıklığın olduğu da çok açık. Hem partide yaşanan kopmalar hem de ülkede bitmeyen ekonomik ve siyasi kriz Erdoğan’ı farklı adım atmaya zorluyor. Bu durum örgüt içinde de yüksek sesle dile getiriliyor.

Parti içerisinde hatırı sayılır sayıda milletvekili Erdoğan ve sistem eleştirisi ile yola çıkan hareketlerin önünü kesmenin yolunun siyasi çizgi ve kadrolarda revizyona gitmek olduğunun söylüyor. Bu görüşlerini de her toplantıda Erdoğan’a iletiyorlar.

Erdoğan’ı hem içeriden hem de dışarıdan gelen eleştirilere kulak kapatıp bastırma yoluna gittiği çokça görüldü. Ama bu kez başka bir gelişme daha var. O da sahadan gelen talepler. Erdoğan, yaptırdığı tüm araştırmalarda güç kaybettiğini ve muhalefetin eleştirilerinin toplumda karşılık bulduğunu gördü.

KORKUTAN ARAŞTIRMA

AKP’de yeni siyaset dili oluşturma ihtiyacını görünür kılan bir kamuoyu araştırması yapıldığı kulislerde konuşulan en önemli başlık. Kamuoyunun seçim sonrası desteğini azalttığı ortaya çıkan AKP’ye ve Erdoğan’a bakışı, yeni partilere ilişkin değerlendirmeleri, MHP ile ittifakın yansımaları gibi verilerin yer aldığı ancak sonuçları açıklanmayan bu kamuoyu araştırmasının yeni döneme ilişkin yeni bir yol haritası belirlemeyi zorunlu kıldığı ifade ediliyor. Kurmayların vücut dilinden ve yaptıkları açıklamaların satır aralarına gizledikleri eleştirilerle durumun görünenden daha kötü olduğunu söylemek mümkün.

DÖNÜŞTÜRMEYİ DENEYECEK

Ancak tüm bunlarla birlikte Erdoğan’ın hazırlıklarına baktığımızda 7 Haziran’dan bu yana sürdürdüğü tutumdan çok vazgeçmeyeceğini söylemek mümkün. Kendi oluşturduğu siyasi çizgi dışında yurt içi ve yurt dışında kurduğu ittifaklar, en yakınındaki kişilere bile duyduğu güvensizlik, son seçimlerde oluşan ve dağılmadığı gibi güçlenen geniş muhalefet cephesinin Erdoğan’a iktidarını sürdürmek için bildiğini yapmaktan başka yol bırakmadığı da görülüyor.