Mauricio Pochettino; mahallenin en güzel abisi
ZİYA ADNAN ZİYA ADNAN

Mauricio Pochettino’nun, Tottenham Hotspur’den kovulduğu zamanlarda taraftar sitelerinin birinde Jose Mourinho’nun takıma gelişini bir taraftar şöyle özetlemiş: “Lise yıllarında âşık olduğun güzel kızın iki boşanma, üç farklı adamdan dört çocuk yaptıktan sonra 60 yaşında seninle aşk yaşaması gibi!” İnanması güç ama Pochettino gitti, alçak gönüllülüğü, içtenliğiyle her zaman hatırlanacak, mahallenin en güzel abisi. Hani hikâyesini özetle deseler, genç yaşta geçirdiği kaza sonucu hayata veda eden İranlı şair Füruğ Ferruhzad’ın o enfes şiirinden esinlenerek, “Pochettino gider, sen uçuşu hatırla.” Aktif futbol hayatında ülkesinin milli takımına kadar yükselmiş sert bir stoper, futbolu bıraktıktan sonra çalıştırdığı ilk takım Espanyol. 2008-09 sezonunda küme düşme potasında aldığı takımı sezon sonunda orta sıralara taşıyor, sonrasında teknik direktörlük macerası 2013-14 sezonunda Southampton’da devam ediyordu. Southampton o sezon ligi 7. sırada bitirerek tarihinin en iyi derecesini yakaladı…

2014’te Tottenham Hotspur’ün başına geçti, sonrasında takımın yükselen form grafiği, onun gelişiyle Kuzey Londra’da değişen dengeler. Kapı komşusu ve ezeli düşmanı Arsenal’in teknik direktörü Wenger’in görevde olduğu 22 senede 17 teknik direktörle çalışmış ama her sezon ligi rakibinin altında bitirmiş Tottenham 2015-19 arasında dört sezon ligi ilk dört içinde bitirmekle kalmıyor, her sezon rakibini altına alıyordu. Verileri her teknik direktörü kıskandıracak cinsten, 2014-19 arasında Tottenham Hotspur’de lig maçlarında kazandığı puan toplamı 382, ligde sadece üç takım daha fazla puan toplayabilmiş. 202 lig maçında takımının başında sahaya çıkarken yüzde 54’lük kazanma yüzdesiyle kulüp tarihinin en başarılı ikinci hocası. Beş sezonunun dördünü ilk dört içinde bitirdi, üstelik iki transfer döneminde hiç para harcamadan. Gençlere önem vermesiyle biliniyor, İngiltere Milli Takımına kadar yükselttikleri arasında Winks, Kane, Alli, Trippier, Rose bulunuyor…


Yerine gelen Mourinho, nam-ı diğer ‘Special One’... Bilmeyenler için, lakabının hikâyesini de anlatalım. 2004’te, senelik 4,2 milyon sterlinlik sözleşmeye imza attığı zamanlarda düzenlediği basın toplantısında, “Lütfen kibirli olduğumu düşünmeyin ama ben Avrupa Kupasını kazanmış bir teknik direktörüm ve özel olduğumu düşünüyorum” demişti. Sonrasında kendi kendine yaftaladığı lakabıyla anıldı. O hep bildiğimiz gibiydi, kimi zaman kurmaylarıyla ihtilaf yaşıyor, kimi zaman federasyona, hakemlere çatıyor, arada babası yaşındaki Wenger’e giydirmeyi asla ihmal etmiyordu. En başarılı olduğu Chelsea’den iki kez kovuldu, üstelik kulübün doktoruna hakaretten mahkemelik olmuşluğu bile var. Sonrasında başarısızlıkla geçen Manchester United macerası, televizyon kanallarındaki yorumculuk zamanları. Velhasıl, mahallenin en güzel abisi gitti, yerine Mourinho geldi. Ne diyelim, futbolun içinde kulübü tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi finaline taşımış bir hocanın o finalden beş ay sonra kovulması da var. 2000’den beri başkan Daniel Levy döneminin 14. hocası Mourinho, hikâyesi ne kadar sürer bilinmez.

Kasım ayının son cumartesinde Mourinho, Tottenham’ın başındaki ilk lig maçında ligin dişli takımı AFC Bournemouth karşısında. Ev sahibi rakibi karşısında evinde oynadığı son dört maçı kazanırken kalesinde gol görmedi. Bournemouth’un ilk altı içindeki takımlara karşı deplasman karnesi zayıf, son 25 maçın sadece ikisini kazandılar. Güçlü yanları duran toplarda, ligde kaydettikleri son 16 golün 8’i penaltılar hariç duran toplardan gelmiş. Tottenham 4-2-3-1 dizilişinde başlıyor maça, hücumda Son, Alli, Sissoko, önlerinde golcü Kane. Misafir takım etkili ilk dakikalarda, sağ kanat Groeneveld’in vuruşunu köşeden çeliyor Tottenham’ın kalesinde Gazzaniga. Bournemouth’un hücum ikilisi Wilson ve Solenke ligin çabuk oyuncuları. Tottenham’ın ilk tehlikeli atağı 19’da, Kane’in enfes pasında Son’un vuruşu isabetsiz. 22’de öne geçiyorlar, savunmadan Alderweireld’in uzun topunda Son’un asistini gole çeviren Alli. Gol ateşliyor beyazlı takımı, 26’da Sanchez’in golü elle oynama gerekçesiyle sayılmıyor, kenarda Mourinho tepkili ama karar doğru. Devrenin bitimine yakın Son’un ortasında elle müdahalesini kaçırıyor hakem, pozisyon açık penaltı. Tottenham topa yüzde 48 oranında sahip olduğu, rakip kaleyi dokuz kez yokladığı devreyi önde kapatıyor.

2. devreye golle başlıyor Tottenham, ilk goldeki gibi savunmadan Alderweireld’in uzun topuna müdahale edemiyor Bournemouth savunması, Alli kaleci Ramsdale’i geçerek farkı ikiye çıkartıyor. 56’da müsait pozisyonda hat-trick fırsatını kaçırıyor Alli, Son’un pasında vuruşu isabetsiz. İki farka rağmen maçı bırakmıyor misafir takım ama son vuruşlarda etkisiz. 64’te Wilson rakip ceza sahasında isabetli vursa aradıkları golü bulmaları işten değil. 66. dakika iki takım arasındaki kalite farkının özeti, soldan Son ortalıyor, Sissoko’nun yarım volesi haftanın golüne aday, şimdi skor 3-0. 73’te Wilson’un enfes frikik vuruşuyla golü buluyor Bournemouth, fark yeniden ikiye iniyor. 74’te Moura, Ndombele’nin yerine oyunda. Uzatmalarda Wilson’un ayağından bir gol daha buluyor Bournemouth ama puan için yetmiyor. Velhasıl 59,626 taraftarın önünde üç puanı alarak ligde beşinciliğe yükseliyor Tottenham. Mahallenin en güzel abisine gelince, o da gelecek takımını bekliyor.

cukurda-defineci-avi-540867-1.