MEB sermayenin emrine amade
MEB, ‘Mesleki Eğitim Zirvesi’ ile mesleki eğitimi sermayenin isteği doğrultusunda şekillendirme çabalarını sürdürüyor. Eğitim Sen Genel Başkanı Irmak, ‘‘Amaç sermayeye eğitimde daha fazla alan açmak’’ dedi.

Deniz Güngör
denizgungor@birgun.netSermayenin istekleri doğrultusunda hareket eden Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) mesleki eğitim adı altında patronlara alan açmaya devam ediyor. MEB’in istatistiklerine göre 2024-2025 eğitim öğretim yılında 218 bin 53 çocuk eğitimden koparken onlarcası çalıştırılırken yaşamını yitirirken iktidarın derdi çocuk işçiliğini yaygınlaştırmaya devam etmek.
Dün MEB’in, mesleki eğitimin “Türkiye Yüzyılı”na göre güncellenmesi ve sermaye ile uyumunun geliştirilmesi için İstanbul’da düzenlediği “Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi”nin son günüydü. MEB zirvede, “Mesleki eğitimde ne yapılmalı?” sorusunu yöneltirken sermayenin verdiği cevap ara elaman adı altında daha fazla ucuz işgücü olarak çalıştırılacak çocuklar oldu. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) eliyle çocuklar işçileştirilirken ve birçoğu iş cinayetlerinde yaşamını yitirirken sermaye düzenlenen zirvede; ucuz işgücü talebini yineledi.
‘OKUL GİBİ TASARLANMALI’
Türkiye Gazetesi’nin haberine göre; Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe ise fabrikaların yalnızca üretim yapılan alanlar değil, aynı zamanda birer “okul” olarak tasarlanması gerektiğini vurguladı. MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, meslek lisesi mezunlarının istihdama katılması hâlinde “evlilikte hibe, askerlik görevi muafiyeti, gelir vergisi istisnası” gibi desteklerin gündeme alınması gerektiğini savundu.
EĞİTİMDE DEĞİLLER!
Ancak tüm bunlar konuşulurken çocuklar iktidar eliyle eğitimden koparılmaya devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre 2020’de yüzde 16,4 olan çocuk işçiliği 2024’te de yüzde 24,9’a yükseldi. Oğlan çocuklarında işçilik oranı yüzde 35,6, kız çocuklarındaysa yüzde 13,7 oldu. “Ara eleman açığımız” var diyen patronlara karşı Bakanlık, adeta kollarını sıvarken 2024’te MESEM’e kayıtlı çocuk sayısı 504 bin oldu. Böylece 2024’te kayıtlı toplam çocuk işçi sayısı 1 milyon 474 bine ulaştı. Kayıt dışı çalıştırılan çocuklar da dikkate alındığında çocuk işçi sayısının 3,5 milyona yaklaştığı belirtiliyor.
Öte yandan 2025’in 11 ayında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuk sayısı 81 oldu. İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi’nin (İSİG Meclisi) verilerine göre 2013’ten yılından bu yana 823 çocuk çalıştırılırken iş cinayetinde yaşamını yitirdi. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun verilerine göre ise 2024 yılında 14-17 yaş gurubundaki çocukların 27 bin 636’sı çalıştırılırken iş kazası yaşadı.
DERTLERİ ÇOCUK DEĞİL
Sözkonusu zirvede nitelikli bir eğitim hedefi olmadığını söyleyen Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Bu zirve kapalı kapılar ardında yapılıyor. Asla eğitim alanındaki eğitimin bileşenleriyle ortaklaşa yapılan bir şey değil. Demokratik bir eğitim planlamasını yalnızca sizin yanınızda duranlarla yapamazsınız. Sizin görüşlerinize karşı olanların eleştirilerini dinlemelisiniz. Ancak mesele demokratik bir eğitim veya nitelikli bir meslek eğitim planlaması olmadığı için bu zirvede böyle bir amaç da güdülmedi” dedi.
Çocuk işçiliğinin bir kez daha meşrulaştırıldığını ve nitelikli meslek eğitiminden uzaklaşılarak sermayeye alan açıldığını ifade eden Irmak, “İdeolojik bir yaklaşımın içerisindeler. ‘Çocuk da olsalar onları sermayeye ara eleman, ucuz işgücü olarak vereceğiz’ diyorlar. Bu bir ilkedir. Bu kapitalizmin sömürü ideolojisidir. Bakanlık şimdi kamuoyunda sıkça yer alan çocuk işçi ölümlerini törpülemek ve çocuk işçiliğini çok daha fazla güçlendirecek bir projenin peşinde” ifadelerini kullandı.
Irmak özetle şöyle konuştu: “Politeknik eğitim yaklaşımı çerçevesinde çocuklar üniversiteye kadar her türlü bilgiyi öğrenmeli, genel toplum ve yaşam kararına dair yapılan her türlü değerlendirmeleri bilmeli. Ondan sonra bir meslek eğitimine yönlendirilmeli. Biz bunu tartışıyoruz. Şimdi Bakanlık bütün bunlardan azade bir tek şeye kendisini odaklamış. ‘Sermayenin ara eleman talebi var’ diyerek bunun üzerinden meslek eğitimi planlaması yapıyor, çocukları daha fazla nasıl işçileştirebilirimin cevabını arıyor. Bu kabul edilemez.”


