MEB’den depreme karşı korkutan kayıtsızlık: Dayanıklılığa sır perdesi
Bakan Tekin, ‘Afetler ve Dayanıklılık Ayı’nda “En büyük gücümüz bilgi” derken müdürlükleri okulların dayanıklılık bilgilerinin üzerini örttü. Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü bilgiyi “Ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar verebilir” gerekçesiyle vermezken Kastamonu’da ise bilgi talebi geçiştirildi.

Mustafa Bildircin
mustafamertbildircin@birgun.netDeprem ülkesi olarak nitelendirilmesine karşın alınmayan önlemler nedeniyle hemen her şiddetli depremde büyük yıkımlar yaşanan Türkiye'de okulların dayanıklı olup olmadığına ilişkin bilgiler de kamuoyundan gizleniyor.
Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli deprem, Türkiye’nin 11 kentinde büyük yıkımlara neden oldu. Yerle bir olan binalar arasında okul ve hastanelerin de bulunduğu çok sayıda kamu binası da yer aldı. Eğitim-İş’in okulların depreme dayanıklılığına yönelik bilgi edinme taleplerine il milli eğitim müdürlüklerinden gelen yanıt ise “Bu kadarı da olmaz” dedirtti.
BİLGİ GİZLEME ÇABASI
Çok sayıda ilde yapılan başvuruların üçüne yanıt geldi. BirGün ile paylaşılan yanıtlar, okulların binlerce öğrenci için tabut niteliğinde olduğunu gösterirken MEB’in bilgi gizleme çabasını ortaya koydu.
Erzincan İl Milli Eğitim Müdürlüğü, kentteki 10 okulun depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkıldığını açıkladı. Eğitim-İş Erzincan Şubesi’nin bilgi edinme talebine verilen yanıtta inceleme çalışmalarının devam ettiği de belirtildi.
En dikkati çeken yanıt ise Bursa İli Milli Eğitim Müdürlüğü’nden geldi. Okul binalarının depreme dayanıklılığına yönelik bilgi paylaşmayı reddeden müdürlük, verinin gizlenmesine yönelik gerekçesini ise “Ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar verebilir, haksız rekabet doğurabilir ve zamansız açıklama sakınca olabilir” ifadesiyle paylaştı.
Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise sendikayı, “Mevzuat çerçevesinde çalışmalar sürüyor” ifadesiyle geçiştirdi.
DEPREM KARTI YOK
Milli eğitim müdürlüklerinin bilgi gizlemesine sert tepki gösteren Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Afetlere karşı farkındalık yaratmanın ilk şartı, gerçeği gizlememek ve halkı bilgilendirmektir” dedi. Eğitim-İş’in yaptığı bilgi edinme başvurularına verilen yanıtların, Türkiye'de eğitim kurumlarının nasıl bir zihniyetle yönetildiğini açıkça ortaya koyduğunu kaydeden Özbay, şunları söyledi:
“Bugün Türkiye genelinde binlerce okulun hâlâ deprem kimlik kartı bulunmamaktadır. Her okulun yapım yılı, taşıyıcı sistem özellikleri, zemin durumu, güçlendirme geçmişi ve mevcut risk düzeyini gösteren bu kartların kamuoyuna açık biçimde paylaşılması, şeffaflığın en temel göstergesidir. Çünkü bina kimlik kartı yalnızca teknik bir belge değil, çocuklarımızın can güvenliğinin teminatıdır.
Öldüren deprem değil, liyakatsizlik, denetimsizliktir, ranttır. Buna rağmen halen, ‘Her şey kontrol altında’ diyerek algı yaratmaya çalışmak, vicdanı değil koltuğu koruma gayretidir. Gerçek dayanıklılık, kriz afişleriyle değil, hesap verebilir yönetimle sağlanır. Bu çerçevede, bilgi edinme başvurularımıza şeffaf biçimde yanıt veren Erzincan İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün tutumunu önemli ve değerli buluyoruz. Erzincan İl MEM’in yazısı, uzun süredir dile getirdiğimiz gerçeği bir kez daha doğrulamıştır. Okullarımızın önemli bir kısmı depreme dayanıksızdır ve yıllardır gerekli güçlendirme çalışmaları yapılmamıştır. En güvenli olması gereken yerler olan okulların, en büyük risk alanlarına dönüşmesine izin verilemez.”


