Meclis önünde ortak itiraz: ‘Torbanın içinde işgal’
Maden ve enerji şirketlerinin talepleri doğrultusunda hazırlanan torba kanun teklifine karşı yaşam savunucuları TBMM önünde ses yükseltti. 64 kurumun destek verdiği açıklamada “Toprağımızı vermiyoruz” denildi.

Haber Merkezi
Meclis Genel Kurulu’na gelmesi beklenen torba yasa teklifine karşı Ankara’da bir araya gelen yurttaşlar, yaşam alanlarını ve ortak geleceği korumak için ses yükseltti. Siyasi partilerden emek ve meslek örgütlerine, ekoloji örgütlerinden demokratik kitle örgütlerine dek bir araya gelen 64 kurum, TBMM önünde buluşarak yasa teklifine karşı eylem gerçekleştirdi.
'YOKSULLAŞACAĞIZ'
Açıklama Raziye Yıldırım ve Nursel Çakır tarafından okundu. Yıldırım, “Torbanın içinde işgal var” sözleriyle başladığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bu torba yüzünden köylü olanlarımız topraklarından olacak. Tarımı bırakmak, göç etmek zorunda kalacak. Bu torbanın içinde açlık var, susuzluk var, yoksulluk var. Su fakiri bir ülkeyiz. Kuraklık kapıda. Bu torba yasa ile çeşmeden akacak, tarlayı sulayacak su kalmayacak. Köylü kentli ayırmadan su hakkımız, gıdaya ulaşım hakkımız gasp edilecek. Yoksullaşacağız.”
Ormanların, zeytinliklerin, meraların ve tarım alanlarının madenlerin ölüm çukurlarına dönüşeceğini belirten Yıldırım, “Bu torbanın içinde 86 milyon insanı bir avuç talancı için gözden çıkarmak var. Bu torbanın içinde çocuklarımızdan çalınmak istenen bir gelecek var” diye konuştu.
Ardından söz alan Çakır ise, “Bu torbanın içindeki kötülükleri durdurmaya geldik” ifadeleriyle konuşmasına başladı. “Ankara’ya, halkın Meclisine, toprağımızı, ekmeğimizi, havamızı, suyumuzu, çocuklarımızı, geleceğimizi, doğayı korumaya geldik” diyen Çakır, halk olarak kendi topraklarında yaşam haklarından vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Kötülüğe ve açgözlülüğe geçit vermeyeceklerini belirten Çakır, sözlerini “İktidar ve muhalefet diye ayırmadan tüm milletvekillerini de tüm güçleri ile bu yasaya karşı durmaya çağırıyoruz. Bu halkın vekili olduğunuzu unutmayın, işgal yasasını durdurun. Hep birlikte haykıralım, toprağımızı vermiyoruz” cümleleriyle sonlandırdı.
AMAÇ KANUNU DELMEK
Öte yandan Türkiye Barolar Birliği de, Maden Yasası'na karşı 13 gündür Cemal Süreya Parkı'nda eylemlerine devam eden köylülere destek verdi. Yasayla hem ekonomik hem çevresel varlıkların yok edileceği kaydedilen açıklamada, "Son 22 yılda daha önce on kez değiştirilmeye çalışılan Zeytinciliği Koruma Kanunu bu torba kanunla bir kez daha delinmeye çalışılmaktadır. Unutulmamalıdır ki, sağlıklı bir çevre olmadan ekonomik kalkınma ya da sürdürülebilirlik yoktur. Teklif bu haliyle yasalaşırsa geri dönülemez çevresel tahribatlar meydana gelebileceği gibi hukuk devleti ilkesi de kalmayacaktır" denildi.
MUTLAKA KAZANACAĞIZ
Alanda söz alan SOL Parti PM Üyesi Sercan Dede ise, “Türkiye’nin dört bir yanından gelerek bir kez daha hangi dağ efkarlıysa oradayız diyoruz. Toprağımızı vermiyoruz diyoruz. Bu topraklar bize sadece atalarımızdan, dedelerimizden, ninelerimizden, geçmişten bir miras değildir; aynı zamanda geleceğe, gençlere, çocuklara emanet olarak bırakacağımız topraklardır. Memleketimizi, ormanlarımızı, sularımızı kapitalizmin neoliberal, yağma ve talan politikasına teslim etmeyeceğiz. Direneceğiz ve mutlaka kazanacağız” diye konuştu.
∗∗∗
YAŞAM SAVUNUCULARI AÇLIK GREVİNDE
Torba yasa teklifine karşı Ankara’da nöbet başlatan köylüler, direnişlerini bir üst aşamaya taşıdı. Açlık grevine başlama kararı aldıklarını duyuran Akbelen direnişçilerinden Nejla Işık, şöyle konuştu: “Ankara’nın sokaklarında ‘Topraklarımız için, zeytinlik için, evlatlarımızın geleceği için, açlık grevine gireriz, ölürüz de bu yoldan dönmeyiz’ dedik. Bir aydır haykırıyoruz, o kulaklar bizi ne duydu ne de gördü. Bunlar elimizden gittikten sonra biz zaten acımızdan öleceğiz. Üretecek toprağımız da gidecek. Zeytinimiz de gidecek elimizden. Siz bize diyorsunuz ki, ‘Siz yaşamayın. Siz yerin dibine girin. Siz ölün çiftçiler.’ Biz de diyoruz ki, ’Açlık grevine giriyoruz.’”

∗∗∗
YASA NE GETİRECEK?
Maden ve enerji şirketlerinin talepleriyle hazırlanan teklifte öne çıkan başlıklar şöyle:
• Çevresel etki değerlendirme süreci kısaltılacak; değerlendirme mekanizması şirketlerin çıkarlarını gözetecek.
• Orman arazilerinin özel şirketlere devri önündeki engeller kaldırılarak süreç daha da kolaylaştırılacak.
• Milli parklar, doğal sit alanları, sulak alanlar, yaban hayatı koruma bölgeleri gibi koruma altındaki ekosistemler enerji ve maden yatırımlarına açılacak. •Muğla’nın Yatağan ve Milas-Akbelen hattında yer alan zeytinlikler, belirlenen koordinatlarla birlikte linyit madenciliği faaliyetlerine tahsis edilerek ortadan kaldırılacak.
• Meraların enerji yatırımları için özel şirketlere tahsisi kolaylaştırılacak.
• Madenler için Cumhurbaşkanlığı'na ve özel bir kurula yetki verilecek.
• Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na imar planı hazırlama ve inşaat ruhsatı verme yetkileri tanınacak.


