MEDYADAN SEÇMECE
İmam hatipten çıkanları kutsamış, öteki liselerden çıkanları töhmet altında bırakmış.. Demiş ki; “Ama çok şükür bugün satanist...
Mehmet Tezkan (Milliyet)
• Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın bir cümlesine takıldım..
Aslında konuşmasının tamamı sorunlu.. İmam hatip mezunlarını ayrı yere koymuş..
İmam hatipten çıkanları kutsamış, öteki liselerden çıkanları töhmet altında bırakmış..
Demiş ki; “Ama çok şükür bugün satanist olanlar, memleketi soyup soyanlar, yolsuzluk yapanlar imam hatipten yetişmedi. Bu milletin alın terini en güzel şekilde değerlendirenler onlardır yine.” Bunun anlamı şu.. Din ağırlıklı eğitim almayanlar arasında yamuk insanlar vardır, din eğitimi alanlar arasında yoktur.. Bu tespit doğruysa eski RTÜK Başkanı Zahid Akman’ı nereye koyacağız.. Almanya’daki yüzyılın yolsuzluğuna imza attığı iddia ediliyor..
Dört yıldır yargının karşısına çıkmaması için bin takla atıldı.. Soruşturmayı sürdüren savcılar görevden alındı, dava açıldı.. Haklarındaki iddialar küçük bir müdahaleyle değiştirildi, hafifletildi..Zahid Akman hangi okuldan mezun mu? Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden.
Mustafa Sönmez (Cumhuriyet)
• İşsizlerin yarısına yakınının (yüzde 48) 29 yaşın altında gençlerden oluştuğu görülüyor. Genç tanımını 39 yaşa kadar çıkarırsanız, oran yüzde 81’i buluyor. Özellikle 24-39 yaş grubu işsizlerin, toplamda yüzde 53’ü bulması, yani 1 milyon 200 bini geçmesi çok önemli. Bu çoğunluk, genellikle askerliğini yapmış, ailenin, çevrenin “bir yuva kurması” beklentisinde olduğu ve/veya belki de evli-çocuklu kişilerden oluşan bir yaş grubunu oluşturmaktadır İŞKUR’da “belgeli” işsizlerin yüzde 60’ını erkekler oluştururken yüzde 40 orana sahip 883 bin kadın işsizin de iş başvurusu bulunuyor. Kadın işsizlerin üçte ikisinin 20-39 yaş grubunda genç bir nüfusu oluşturduğu görülüyor. İş bulmakta zorlanan ve İŞKUR’un kapısını çalanların eğitim düzeyleri vasat ve vasatın altı. En fazla ilköğrenim diploması olanlar yüzde 50 dolayında. Ama lise ve dengi okul mezunu işsiz sayısı da az değil ve toplamın yüzde 30’unu (660 bin kişi) oluşturuyor.
Cengiz Çandar (Hürriyet)
•24 Kasım 1988 gecesi, Cezayir’de yapılan Filistin Ulusal Konseyi (FKÖ’nün Parlamentosu) toplantısında, Yasir Arafat, “Sürgünde Filistin Devleti”ni ilan etmişti. Ben de salondaydım. Marşlar çalınmış, gözyaşları arasında herkes birbirine sarılmıştı. Birkaç dakika içinde, Tunus, Cezayir ve Fas, “yeni devleti” tanımıştı. Hatta, ertesi gün, Türkiye, “sürgünde Filistin Devleti”ni tanıyan 4. Ülke olmuş, Ankara’daki FKÖ Temsilciliği, Büyükelçilik düzeyine yükseltilmiş, epey bir tartışma kopmuştu. “Filistin Devleti”nin “doğum sertifikası”, bundan 24 yıl önce Cezayir’de çıkartılmamış mıydı? O neydi, bu ne? İşin doğrusu, devletler, “sahada fiilen kurulmadan”, bu tür kararlarla “doğum sertifikası” alınmış olmuyor ne yazık ki.
Ekrem Dumanlı (Zaman)
•Okullarda önlük meselesini, sadece aktüel tepkilere hapsetmek yanlış sonuçlar doğurabilir. Mesela dershanesiz bir Türkiye'de aileleri, çocukları ve okulları nasıl bir karmaşanın beklediğini iyi hesap etmek şart. YÖK yasasını daha özgür bir üniversite ve daha ufuk açıcı bir bilim dünyası özlemiyle yapmak için yarınları planlamak boynumuzun borcu değil mi?Türkiye büyük bir değişim yaşıyor. Baş döndürücü bir hızla yeni adımlar atarken iradeli bir sabırla hareket etmek, salim bir akılla süreci yönetmek gerekiyor. Bu ülkenin insan kaynakları, meseleleri doğru biçimde ele almaya yetecek kadar ışık saçıyor; yeter ki kendi gölgesiyle kavga eden şehsuvarlar gibi toplum, iç dinamizmini yanlış yerlerde harcamasın. Sabırla yol alınamadığında kahırla karşı karşıya kalınır ki, Allah korusun, bu ülkenin yeni bir hayal kırıklığına dayanacak gücü kalmamıştır.


