Mehmet Şimşek yurttaşları haberdar etti: Kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi
Bakan Şimşek, 2025 yılı büyüme verilerini değerlendirdi. "Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi" ifadelerini kullanan Şimşek, "Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dahil olduğumuzu öngörüyoruz" dedi. Türkiye, Avrupa’da gelir adaletsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda bulunuyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin 2025'te yüzde 3,6 büyüdüğünü bildirerek, "Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dahil olduğumuzu öngörüyoruz" ifadesini kullandı.
Şimşek, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025'e ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi.
Şimşek, "Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dahil olduğumuzu öngörüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet ŞİMŞEK’in (@memetsimsek ) 2025 Yılı IV. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hâsıla (GSYH) Büyümesine İlişkin Değerlendirmesi- 02.03.2026 pic.twitter.com/cNaO8UFowu
— T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı (@HMBakanligi) March 2, 2026
GELİR EŞİTSİZLİĞİNDE ZİRVE
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası'nın Ekim 2025'te yayımladığı "Türkiye’de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Raporu"na göre, Türkiye, Avrupa ülkeleri içinde gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda bulunuyor.
Rapora göre ülkedeki her 10 kişiden 2’sinin yoksul ve 6’sının ise borçlu olduğunu bildirdi. Araştırmaya göre Türkiye’de en az 17 milyon 821 yurttaş en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak kadar yoksul.
Raporda özetle şu tespitlere yer verilmişti:
Raporda şu tespitlere yer verilmişti: "Kırılgan bir ekonomiye sahip olmak;yüksek enflasyon, zayıf büyüme, yüksek dış açık, yüksek borçluluk ve sıcak paraya bağımlılık anlamına geliyor ki Türkiye bu göstergelerde başı çekmektedir. 2024-2025 yıllarında ekonomide öne çıkan en kritik eğilimler; yüksek enflasyon, TL’nin değer kaybına bağlı olarak döviz kurlarındaki sert yükseliş ve ücretlerdeki erimedir. Buna karşın, TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi 2025 yılının birinci çeyreğinde yüzde 2,3, ikinci çeyreğinde ise yüzde 4,8 oranında büyümüştür. Ancak her zamanki gibi 'ekonominin büyüdüğü' iddia edilirken, emekçi sınıfların gelirleri azalmış; yoksulluk ve borçluluk artmıştır."




