birgün

3° KAPALI

Mekânın Poetikası

ARŞİV 08.05.2015 10:09
Abone Ol google-news

Dünya büyük, ama denizler kadar derin içimizde.
Rilke

 

Geçişli kılan zaman. Distopyanın yüreğinde beliren parıldamalar. 6 Mayıs sabahı, Konstantinapolis. Kentte güneşli bir gün. Düşüncelerin farklı manzaralarla beslendiğine kuşku yok. Roma Parkı’nın yıkık dökük surlarını izleyen akademi yolunda adımlarım hızlanıyor. Edebiyatın, düşüncenin katmanlarında, mahrem uçsuz bucaksız. Çemberler çizerek sarmalayan imgeler…

MGSÜ. Oditoryum / Fındıklı buluşma yeri. “Mekân Tasarımında Disiplinlerarası Yaklaşımlar” başlayan sempozyumun atmosferi mekânın belleğinde gizli. İkinci oturum öncesi kahve, sigara ikiliğinde Boğaziçi’nin dinginliği. Bahar Şenliği telaşı okulu çevreliyor; randevular, teklifler. Yansımalar keyifli. Taşlara yapışan kabuklu deniz canlılarını izliyorum, ilişkiler zihnimde irili ufaklı dalgalar gibi medcezir halinde. Anımsamalar, Büyük İstiridye adı verilen deniz kabuklusunda doğanın muazzam bir koruma düşü gerçekleşir. Saate bakıyorum, Dolmabahçe yürüyüşüne üç saat var. Vaktiyle “6.Filo defol!” diye haykırılan günlerden geriye kalan, yürüyüş. Kavramlar, bağlamlar arasında uzamda bir yol sanki. Bilinmeli ki, doğa, yaptığını istediği kadar büyük yapsın, insan kolayca daha büyüğünü imgeleyebilir. Gün gelir gün gelir, zorbalar kalmaz gider.

Dünkü oturumdan bazı başlıklar;

“Sinema ve Mimarlık etkileşimi: Wall-E filmi örneği. Mimarlığın ve sinemanın özünü oluşturan (ilişki) kavramlar olan zaman ve mekânın ortak olduğu düşünüldüğünde, bu iki disiplin arasındaki bağın sınırlı bir ilişkiden daha fazla çok yönlü bir etkileşim olduğu görülmektedir…

Dünyayı kurgulama ve aktarımda iki disiplinin birbirlerinden farklı donanımlara sahip olduğu vurgulanmalıdır. Animasyon kurgularda gördüğümüz büyüleyici atmosferler; “Les Triplettes de Belleville” filmi üzerinden çözümlendi.

Şiirsel imgelem olarak mekânı düşlemek, filozof G.Bachelard’a referansla açılan, algı kapıları.’

Notlarımı toparlayarak kapıya çıkıyorum. “Denizlerin yolu Haziran’dan geçer” pankartı açıyoruz. Güneşli bir gün, yürüyüş başladı.

* Sürmekte olan sempozyumun notlarını detaylandırarak paylaşmaya devam edeceğim.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun