“Merkez Bankası ile Devlet Demiryolları arasında bir fark kalmadı”

08.07.2019 12:17 SİYASET
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya’nın görevden alınmasına ilişkin, “Merkez Bankasının bağımsızlığı vitrinlikti, şimdi vitrinden de kaldırıldı. Bu alınan kararla birlikte Merkez Bankası ile Devlet Demiryolları arasında bir fark kalmamış oldu.” dedi.  Oluç, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Çetinkaya’nın Cumhurbaşkanı Kararı ile görevden alındığına değinerek, “Tarihimizde ilk kez böyle bir şey […]

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya’nın görevden alınmasına ilişkin, “Merkez Bankasının bağımsızlığı vitrinlikti, şimdi vitrinden de kaldırıldı. Bu alınan kararla birlikte Merkez Bankası ile Devlet Demiryolları arasında bir fark kalmamış oldu.” dedi. 

Oluç, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Çetinkaya’nın Cumhurbaşkanı Kararı ile görevden alındığına değinerek, “Tarihimizde ilk kez böyle bir şey yaşandı. Böylelikle Merkez Bankası başkanı da KHK mağdurları arasına eklenmiş oldu.” ifadesini kullandı. 

Ekonomik krizin faturasının bürokrasiye kesilmeye başlandığını vurgulayan Oluç, “Merkez Bankasının bağımsızlığı vitrinlikti, şimdi vitrinden de kaldırıldı. Bu alınan kararla birlikte Merkez Bankası ile Devlet Demiryolları arasında bir fark kalmamış oldu.” dedi. 

Merkez Bankasının itibarının iyice sarsıldığının altını çizen Oluç, “(Kurumsal hedefler tutturulamadı) deniliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, kurumsal hedefleri, enflasyon, bütçe açığı ve cari açık hedeflerini tutturdu mu? Hayır tutturamadı. ‘Kurumsal hedefler tutturulamadı’ diye Hazine ve Maliye Bakanı görevden alınmıyor. Neden?” sorusunu yöneltti. 

Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun 25 Temmuz’da toplanacağını dile getiren Oluç, toplantıda faizlerle ilgili kararların alınacağını ancak artık bu toplantının çok fazla hükmünün kalmadığını, piyasalar için de alınacak kararın “çok itibarsız bir karar” olacağını söyledi.

SETA’YA TEPKİ: FİŞLEME VE İHBAR BELGESİ

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının (SETA), “Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları” başlıklı raporuna değinen Oluç, “Aslında buna rapor demek raporlara haksızlık olur. Bu rapor değil bir fişleme ve ihbar belgesidir. Görevlerini yapan gazetecileri fişleme ve ihbar etme belgesidir. Bu belgede HDP milletvekilleri hakkında yazılmış olan bölüme bir şey söylemek istemiyoruz. HDP milletvekillerinin güvenli olup olmadığını sorgulamak hadleri değildir.” şeklinde konuştu.  

Oluç, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun Teklifi’nin bu hafta Meclis’te görüşüleceğini belirterek, kurulmak istenen Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının Sayıştay Kanunu ile Kamu İhale Kanunu’na tabi olmayacağını, bunu son derece vahim bulduklarını söyledi. 

“Yargı paketinin” henüz Meclise gelmediğini ve gelmeme ihtimalinin de yükseldiğini dile getiren Oluç, paketin bir an evvel Meclise gelmesi ve bu konuda adımlar atılmasının önemli olduğuna işaret etti. Yargı Reformu tartışılmaya başlandığı andan itibaren cezaevlerinde büyük bir beklentinin oluştuğuna dikkati çeken Oluç, bu beklentinin boşa çıkarılması ve karşılıksız bırakılmasının büyük bir hata olduğunu vurguladı.

Bir basın mensubunun, “Sistem tartışmaları devam ediyor. Ömer Çelik, ‘bir yıllık sürecin MR’ı röntgeni çekeceğiz’ dedi. Muhalefet köklü bir değişiklik bekliyor. Nasıl değerlendirirsiniz?” sorusunu yanıtlayan Oluç, “MR çekme ilginç bir benzetme olmuş. Demek ki ortada bir hastalık var. Bu hastalığın ne olduğunu bulmaya çalışmamız gerekiyor. Biz aksayan, demokrasi ve hukuk açısından uygunsuz olan yerlerin neresi olduğunu biliyoruz. Mutlaka anayasanın tartışılması gerekiyor. Bu sistemin, hukuka ve demokrasiye aykırı yanlarının tartışılması ve değiştirilmesi gerekiyor. Laflar üzerinde çok fazla tartışmaya gerek yok. Esas itibarıyla bu anayasayı tartışmak gerekiyor.” dedi. 

Bu konudaki talep ve önerilerini her seferinde dile getirmeye devam edeceklerini vurgulayan Oluç, Türkiye’nin yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyacı olduğunu söyledi.