birgün

14° AÇIK

EKONOMİ 15.10.2021 07:51

Merkez’de ne rot kaldı ne balans

Merkez Bankası’nın ayarlarıyla yine gece yarısı atamalarıyla oynandı. 3 kritik isim görevden alınırken yerlerine 2 kişi atandı. Atanan isimlerden Prof. Dr. Yusuf Tuna faizsiz bankacılık övgüleriyle biliniyor.

Merkez’de ne rot kaldı ne balans

EKONOMİ SERVİSİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan yine gece yarısı atamalarıyla Merkez Bankası’nda görev değişiklikleri yaptı. Kritik 3 isim koltuğundan alınırken yerlerine 2 isim getirildi. Görevden alınan isimler de yerine atananlar da oldukça çarpıcı. Erdoğan, Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Semih Tümen ve Dr. Namık Küçük ile Para Politikaları Kurulu Üyesi Abdullah Yavaş’ı görevden aldı. Taha Çakmak’ı başkan yardımcılığına, Prof. Dr. Yusuf Tuna’yı ise Para Politikası Kurulu Üyeliği’ne atadı. Peki kim bu isimler?

13 YILDIR ABD’DEYDİ

Görevden alınan Para Politikaları Kurulu Üyesi Abdullah Yavaş’ın 13 yıldır Amerika’da yaşamış olması dikkat çeken bir detay. Ayrıca Ekonomist Murat Kubilay, Yavaş’ın FETÖ okullarında yönetici olduğunu ve sadece ayda bir kere toplantılara girmek için Türkiye’ye geldiğini yazmıştı.

Görevden alınan başkan yardımcılarından Prof. Dr. Semih Tümen’in ise geçen günlerde yeni Merkez Bankası Başkanı olacağı iddia ediliyordu. Hatta İngiliz Financial Times’ta (FT) “Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınacağı söylentileri üzerine TL sallandı” başlıklı bir haber dahi yayımladı. Tümen, Mayıs 2021’de göreve getirilmişti. Görev süresi sadece 5 ay oldu.

Para Politikaları Üyeliği’ne atanan isim Prof. Dr. Yusuf Tuna ise AKP’nin ekonomi anlayışına uygun bir profil. Tuna’nın faizsiz bankacılığı öven bir makalesi bulunuyor.

5 YILDA 4 BAŞKAN DEĞİŞTİ

Başkanlık rejimine geçildiğinden beri Merkez Bankası’nda dikiş tutturulamıyor. Gece yarısı atamalarıyla sürekli başkan ve başkan yardımcılığı değişikliği yaşanıyor. Başkanlık sistemine geçilmeden önce istikrar vaat eden Erdoğan, Merkez Bankası’na bunun tam tersini yaşattı. 2019’dan bu yana sırasıyla Murat Çetinkaya, Murat Uysal, Naci Ağbal ve Şahap Kavcıoğlu Merkez Bankası başkanlığı yaptı. Murat Çetinkaya 2012’de Merkez Bankası’nda Başkan Yardımcısı olarak atandı. 19 Nisan 2016’da ise kurumda başkanlığa getirildi. Son 4 başkan içinde en uzun süre bu görevi yürüten Çetinkaya 5 Temmuz 2019’da görevden alındı. Çetinkaya görevde bulunduğu süre boyunca Erdoğan’ın yoğun eleştirilerine maruz kaldı. Çetinkaya’nın görevden alınmasının ardından yerine Murat Uysal getirildi. Fakat Uysal da bu görevde sadece 1 yıl 4 ay kalabildi. 6 Temmuz 2019’da göreve getirilen Uysal, 7 Kasım 2020’de yerini Naci Ağbal’a devretti.

ERDOĞAN HUZURSUZ

Ağbal’ın göreve gelmesi aynı zamanda Berat Albayrak’ın istifasıyla bağlantılıydı. Ekonomi konusunda farklı anlayışlara sahip olan bu ikilinin biri giderken diğerinin gelmesi oldukça tartışılmıştı. AKP içinde bakanlık dahil birçok görevde bulunan Ağbal’ın Merkez Bankası Başkanlığı ise sadece 4 ay sürdü.

20 Mart 2021’de Ağbal’ın yerine göreve Şahap Kavcıoğlu getirildi. Kavcıoğlu’nun getirilmesinin nedeni Ağbal’ın izlediği ekonomi politikasının Erdoğan’ın istediği politika olmaması gösterildi. Kavcıoğlu ise Yeni Şafak gazetesinde, Erdoğan’ın görüşleri doğrultusunda ‘Faizin sebep enflasyonun netice’ olduğuna dair ekonomi yazıları yazıyor ve Naci Ağbal’ı da ciddi şekilde eleştiriyordu. Bütün bunlara rağmen uluslararası medyada Kavcıoğlu’nun da görevden alınacağına yönelik iddialara yönelik birçok haber çıktı. Fakat şimdilik sadece yardımcıları değiştirildi.

FAİZ İNDİRİMİNE ÖN HAZIRLIK

Gece yarısı alınan bu kararları değerlendiren Ekonomist Mustafa Sönmez şunları söyledi: “Merkez Bankası için yapılan değişiklerin olumlu etkiler göstereceğine inanmıyorum. Atılan bu adım Ekim ayının 21’inde yapılacak Para Politikası Kurulu’nda yeni bir faiz indirimi hazırlığı olarak algılanıyor. Bu algının etkisiyle dolara yöneliş söz konusu oldu. Dolara yönelişin en başta yarattığı bir düzey hasar var. Döviz fiyatlarının yükselmesiyle enflasyon da yükseliyor. Bu değişiklikler enflasyonu da körükleyen bir sonuca yol açıyor. Döviz fiyatlarındaki her artış dış borç stokunu, TL karşılığını daha da artırıyor. Dış borç yükümlülüklerinden dolayı bütçede faiz harcamaları artmak zorunda kalıyor. Bütçede eğitim, sağlık ve sosyal yardımdan kısılıp faize harcamak durumunda kalınıyor.”

“Yapılan değişiklikler ekonomideki çöküşe çözüm değil elbette, çünkü güven vermiyor” diyen Sönmez sözlerini şöyle sonlandırdı: “Merkez Bankası’nın başına getirdikleri kişi de güven vermiyor. Çünkü işinin ehli değil, bankacı değil ve kendi başına karar da veremiyor” ifadelerini kullandı.