MESEM’i yaratan düzenin kendisi
MESEM’lerdeki iş cinayetlerine tepki gösteren 16 gencin tutuklanması birçok ilde protesto edildi. Yapılan açıklamalarda “Çocukları ölüme sürükleyenler yargılansın” denildi.

AKP iktidarı, kendisine karşı çıkan her sesi susturmak için yargıyı adeta bir sopa gibi kullanmaya devam ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) eliyle çocuk işçiliğinin meşrulaştırma projesi Mesleki Eğitim Merkezleri’ni (MESEM) protesto eden öğrencilerin tutuklanması, gözaltına alınan öğretmenlere ise adli kontrol verilmesi İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok kentte protesto edildi. İstanbul Erkek Lisesi, Avusturya Lisesi, İtalyan Lisesi ve Beşiktaş Anadolu Lisesi öğrencileri başta olmak üzere birçok öğrenci tahtalara “Üniversiteliler değil, sıra arkadaşlarımızı ölüme gönderenler yargılansın” yazarak gözaltılara tepki gösterdi.
MEB’in 1-3 Aralık’ta düzenlediği “Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi”nin ikinci gününde 11 ayda 84 çocuğun çalıştırılırken yaşamını yitirmesini protesto eden TİP üyesi 16 öğrenci ifadeleri alınmadan, “görevi yaptırmamak için direnme” ve “mala zarar verme” suçlamasıyla tutuklandı. Zirvenin son gününde ise MESEM’deki ihmalleri ve ölümlere tepki gösteren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi 4 öğretmen gözaltına alınırken dün adli kontrolle serbest bırakıldı.
Tüm bunlar yaşanırken MEB’in sermaye ile düzenlediği zirvede çocuk işçiliğini daha da yaygınlaştırma ve fabrikaların birer “okul” gibi tasarlanması tartışmaları yürütüldü. Sermaye ne derse onu yapan MEB, ölüm merkezlerine dönüşen MESEM’lerdeki ihmalleri ve çocukların iş cinayetlerinde hayatını kaybetmesini “patrona ara eleman sağlama” uğruna bir kez daha görmezden geldi.
ÇOCUKLARI ÖLÜME SÜRÜKLÜYORLAR
Önceki gün Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’na üye 4 öğretmenin gözaltına alınmasının ardından sendika İstanbul’da bulunan Bakırköy Adliyesi önünde bir araya geldi. Burada yapılan eylemde öğretmenlerin, öğrencilerinin katledilmesini protesto ettiği için gözaltına alındığı vurgulandı.
Adliye önünde yapılan açıklamada, “16 öğrenci MESEM’leri protesto ettiği için tutuklandı. Eğitimin başındaki Yusuf Tekin; eğitimi, öğretmenleri değerli hale getirmek yerine öğrencileri ölüme sürüklüyor. Öğretmenleri geleceksizliğe itiyor. Bugün nezarethanede çocukları ölüme sürükleyenler olması gerekirken, onlar yaşasın diyen öğretmenler orada” denildi. Açıklamada özetle şu ifadelere yer verildi: “MESEM’ler kapatılmadığı sürece, çocuklarımız yaşasın diye mücadele edeceğiz. Sizin kâr hırsınız hiçbir çocuğun canından değerli değil. MESEM’ler patronlara ve holdinglere ucuz işgücü sağlamak amacıyla ülkenin geleceğini sömürü düzenine hapsetmiştir. Tüm bunlara karşı çıkan sendikamız üyesi öğretmenler ters kelepçe ile gözaltına alındı. Bu zihniyet MESEM’i yaratan sömürü düzeninin ta kendisidir. Öğrencinin yeri sömürü düzeni değil, okuldur!”
∗∗∗
GERÇEKLER KARARTILAMAZ
MESEM protestolarının ardından yaşanan gözaltı ve tutuklamalara eğitim sendikaları ve siyasi partiler de tepki gösterdi. Yapılan açıklamaların bir kısmı şöyle:
• Eğitim Sen: “Çocuklar okulda olmaları gereken yaşta, üretim bantlarında yaşamlarını yitiriyor; gelecekleri ve çocuklukları gasp ediliyor. Gerçekler, baskı ve tutuklamalarla karartılamaz.”
• SOL Parti: “Çocukların emeğini sömüren, onları güvencesizliğe ve ölümcül çalışma koşullarına mahkûm eden bu düzene karşı; adaletsizliğe, baskıya ve zorbalığa karşı omuz omuza mücadeleyi büyüteceğiz!”
• EMEP: “Esas suçlu MESEM’lerle çocukları patronların insafına terk eden Yusuf Tekindir! Esas suçlu çocuk yaşta okul sıralarında olması gereken gençleri atölyelerde ölüme mahkûm eden sermaye düzenidir!”
• CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş: “MESEM gerçeğini anlatan öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizi değil; MESEM’lerle çocuklarımızın hayatını çalanları cezalandırın!”
• TİP: “Memlekette milyonlarca çocuğu açlığa, gençleri geleceksizliğe, liselileri MESEM’lerde ölüme mahkûm edenler sanmasın ki milyonların yükselen sesini böyle bastırabilirler.”
• TKP: “Öğrenciler değil, çocuk katilleri tutuklanmalı. Bu hukuksuz tutuklamalara derhal son verilmeli, öğrenciler ve öğretmenler bir an önce serbest bırakılmalı!”


