Google Play Store
App Store

Cumartesi Anneleri, kaybedilen yakınlarının akıbetinin araştırılması ve sorumluların cezalandırılması için 1000’inci kez bir araya gelecek. Yapılan çağrılarda Galatasaray Meydanı’nın annelere tamamen açılması istendi.

Meydan annelere tamamen açılsın!
Galatasaray Meydanı Cumartesi Anneleri’ne 2018 yılından beri kapatılmıştı. (Fotoğraf: Depo Photos)

Haber Merkezi

Cumartesi Anneleri'nin sessiz ve kararlı direnişi 1000'inci haftaya giriyor. Anneler, meydanın tamamen tüm insan hakları savunucularına açılmasını talep ediyor.

Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 2018 yılındaki müdahalesiyle Galatasaray Meydanı’nda eylem yapmaları yasaklanan Cumartesi Anneleri'ne bu yılın başında 10 kişiyi geçmemek kaydıyla Galatasaray Meydanı açıldı. Ancak anneler Anayasa Mahkemesinin (AYM), Anayasa’nın 34. maddesince garanti altına alınan “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının” ihlali olduğuna dair iki ayrı kararı ve “oturma eylemi ve basın açıklamasına saygı duyulmalıdır” kararına rağmen dayatılan sınırlandırmanın kaldırılmasını ve yapacakları 1000'inci hafta buluşmasında meydanın tüm insan hakları savunucularına açılmasını istiyor.

YOĞUN DESTEK VERECEĞİZ

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de yaptığı çağrıda, “Bu hafta hepimiz Cumartesi Anneleri'nin bininci haftasında Türkiye'yi utandıracak değil, biraz olsun hep birlikte normalleşmenin, hep birlikte hak aramanın, aslında anayasal bir hakkın, bu kadar da kutsal bir hakkın kullanımına şahitlik etmek istiyoruz. CHP milletvekilleri, örgütü, yöneticileri her hafta olduğu gibi orada olacak. Orada yoğun bir katılımla destek vereceğiz. Kimsenin burnunun kanamamasını, bu büyük yasın, bu büyük çağrının tarih önünde bir kez daha hakkını bulmasını ümit ediyorum” dedi.

DIŞ BASIN DA TAKİPTE

Fransa’nın ünlü gazetesi Le Monde da Cumartesi Anneleri haberine ana sayfasında yer verdi. Le Monde, Türkiye'nin en uzun süren sivil itaatsizlik eylemi olarak kabul edilen Cumartesi Anneleri'ni ana sayfasına taşıdı. Haberde, "Zorla kaybedilme olaylarının devlet aygıtlarınca gerçekleştirildiğini" belirtilirek, 1936 ila 1980 yılları arasında 5 kayıp vakası varken, 1980'den 1990'a kadar kaybedilenlerin sayısının 15'e yükseldiğine, 90'lı yıllarda ise bu sayının hızla arttığına ve yaklaşık bin 500'e çıktığını kaydetti. Haberde, "kaybedilmelerin bir devlet politikası olarak değerlendirildiği" belirtildi.

Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Cumartesi Anneleri’nin adalet talebini Meclis gündemine taşıdı. EMEP milletvekilleri, güvenlik güçlerinin demir bariyerlerle ve fiziki olarak meydanda bulunmaya devam etmesinin “caydırıcı etki” yaratabileceğine dikkat çekti. Buluşmalara katılan kişi sayısının keyfi bir şekilde 10 kişi ile sınırlandırıldığını, Anayasa Mahkemesi’nin çizdiği sınırların dışında ve insan hakları kurumlarının idari taciz olarak nitelendirdiği şekilde, çok sayıda kamera ile kolluk kuvvetleri tarafından toplanmaların kayıt altına alındığına dikkat çeken Bayhan ve Karaca, “Kolluk kuvvetleri tarafından uygulanan ve idari taciz teşkil eden kısıtlamalar, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın ve insan hakları savunucularının toplanma özgürlüklerini kullanmaları üzerinde caydırıcı bir etki yaratabilir. Bu caydırıcı etki aynı zamanda toplanma özgürlüğüne de yönelik bir müdahaledir. Bakanlığınız kısıtlama ve engellerin tamamen kaldırılması için bir adım atacak mıdır?” diye sordu.