birgün

13° KISA SÜRELİ YAĞMUR

YEŞİL BİRGÜN 10.05.2021 16:27

Milas'ın bal ormanlarında maden ocağı tehlikesi: 'ÇED Gerekli Değildir' kararı yargıya taşınıyor

Bal ormanları ile ünlü Milas’ın Tuzabat Köyü’nde boksit madeni çıkarılma çalışması başlatılması bölge halkının tepkisini çekti. Maden için verilen 'ÇED Gerekli Değildir' kararının iptali için yargıya gidiliyor.

Milas'ın bal ormanlarında maden ocağı tehlikesi: 'ÇED Gerekli Değildir' kararı yargıya taşınıyor

Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ

Muğla’nın Milas ilçesi Tuzaba Köyü’nde boksit madeni çıkarmak amacıyla ruhsat başvurusu yapan şirkete 'ÇED Gerekli Değildir' kararı verilmesi köylüleri harekete geçirdi.

Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Demireller Madencilik AŞ’nin başvurusuna verdiği 'ÇED Gerekli Değildir' kararının iptali için köylüler dava açmaya hazırlanıyor.

Tuzabatlılar, “Burası bizim yaşam alanımız, ormanlar akciğerimiz; zeytinler, arı kovanları, meyve ağaçları, sebze bahçeleri; hepsi bizim geçim kaynağımız. Bunlar madenin tozundan ve gürültüsünden zarar görecek, bizim sağlığımız bozulacak,” dedi.

Muğla ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Birliği de projeye karşı olduğunu açıkladı.

milas-in-bal-ormanlarinda-maden-ocagi-tehlikesi-ced-gerekli-degildir-karari-yargiya-tasiniyor-874289-1.

Bölge halkının görüşleri şu şekilde:

Arıcı Süleyman Öner(51): “Arıcılık dede mesleğim, 1986’dan bu yana arıcıyım. Her yıl buraya Türkiye’nin değişik yerlerinden arıcılar gelir ve temmuz-kasım ayları arasında kovanlarını bu bölgeye koyarlar. Buradaki ormanlar arıların balını aldığı basra böceği yönünden çok zengindir. Arı çok hassas bir yaratıktır. Kesinlikle gürültüye ve toza gelemez. Maden ocağının yarattığı gürültü ve kirlilik arıları strese sokar ve bal üretemezler. Her çam ağacında basra böceği olmaz. Basra böceğinin olması için bir çam ağacının en az 50 yaşında olması gerekiyor. Dünyada üretilen çam balının yüzde 92’si Türkiye’de, bunun da yüzde 80’i Muğla’da ve basralı çam ağaçlarının bulunduğu alanlarda oluyor. Bize zarar verecek maden ocağını, köyümüz sınırları içinde İstemiyoruz.”

Kiraz Üreticisi Yaşariye Özkaya: Köyümüz, Milas ve Bodrum pazarlarıyla Bodrum’un turistik tesislerinin sebze ve meyve ihtiyacını karşılayan önemli bir tarımsal üretim merkezidir. Madencilik faaliyetinden dolayı çıkan tozlar, ağır metaller; bitki örtüsüne zarar verdiği gibi sebze ve meyvelerimize de zarar verecektir. Kiraz çiçeklerini dölleyen arılardır. Çiçeklerin üzeri toz olunca, arı konmaz. Dolayısıyla meyve çiçeklerinin döllenmesi de gerçekleşmez. Köyümüzün yeraltı su kaynakları, maden ocağının bulunduğu Yargöçen dağlarındadır. Dinamitle patlatmalardan dolayı yeraltı su kaynaklarımız yer değiştirecektir. Köyümüzde maden ocağı istemiyoruz.”

Veteriner Özgün Konar: “3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması hakkında kanunun 20. maddesine göre zeytinliklerin 3 km çevresinde; toz, duman, kimyevi madde salan herhangi bir tesis açılamaz. Bu bölgede zeytinlik vasıflı 10’un üzerinde tarım arazisi bulunuyor. Maden ocağı açılması planlanan bölge, Basralı alanın içinde kaldığını ve 15.02. 2017 tarihli Bal Ormanlarının İşletilmesi ve Yönetilmesi tebliğine aykırı olduğunu görüyoruz. İlgili tebliğe göre bal ormanlarında yapılaşmaya izin verilemez. Oysa burada kırma-eleme ve yıkama tesisinin kurulması projede belirtiliyor. Arı, maden ocağındaki ağır metal unsurlarına temas edebilir ve balda kalıntı bırakabilir. Bu da insan sağlığı için öngörülemeyen sağlık sorunlarına yol açabilir. Projenin, çevresel etki yönüyle olumsuzluklara yol açması kaçınılmazdır.”

milas-in-bal-ormanlarinda-maden-ocagi-tehlikesi-ced-gerekli-degildir-karari-yargiya-tasiniyor-874290-1.

MADEN OCAĞININ AÇILMASINA TEPKİLER

Muğla İli ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Şahin: “Muğla ilimizi arıcılıkta lider pozisyonda tutan yegâne unsur çam balı ve çam balı üretim sahalarımızdır. MAYBİR (Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği) olarak, Bakanlık ve Üniversitelerin yer aldığı ‘Muğla Yöresi Kızılçam Ormanlarında Çam Balı Üretiminin Sürdürülebilirliği ve Karşılaşılan Sorunların Giderilmesi’ isimli proje çalışması yaptık. Basralı sahaların, bal ormanı vasfı kazanmasında bu projenin büyük etkisi olmuştur. Ayrıca, Milas-Tuzabat ve Yatağan-Bencik‘te maden-taş ocağı sahasıyla ilgili yapılan çalışmada; özellikle bu işletmelerin yayacağı tozun, Basra böceğinin yaşamsal faaliyetlerine olumsuz etki ettiği, ve çam balı üretiminin sürdürülebilirliğinin sekteye uğrayacağı açıkça belirtilmiştir. Tuzabat mahallesinde, Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüzce çam balı üretimi amacıyla 10-12 bin kovanlık bir konaklama noktası olduğu görülmektedir. Söz konusu durumun müdahili ve her açıdan da takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.”

Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat: “Orman zenginliği bakımından bölge, Milas’ın akciğeri konumundadır. Verimli tarım arazilerine sahiptir. Milas Belediyesi olarak bölgede maden ocağı açılmasına karşıyız ve Belediye olarak ruhsat iptali için dava açacağız.”

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun: “Bu bölgedeki maden ocağı için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün aldığı ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararını anlamak mümkün değil. Çünkü söz konusu sahada bulunan Kızılçam ağaçlarında, çam balı üretimini sağlayan ve Basra böceği olarak bilinen endemik canlı yaşıyor. Maden sahasında oluşacak tozlar, bu böceğin yaşam alanlarını ciddi şekilde yok edecektir. Zeytinlikler başta olmak üzere diğer sebze ve meyvelerin üretimi için de aynı tehdit söz konusu. Bölgede arıcılık ve tarımsal üretim yapan vatandaşlarımızı mağdur edecek bu girişimin bir an önce durdurulmasını talep ediyoruz.”

CHP Muğla Milletvekili Suat Özcan: "Milas’ın yakın çevresindeki ormanlık ve su alanlarının maden işletmelerine açılmak istenmesi, kaygı verici ve oldukça düşündürücüdür. Su ve orman yapısının insan ve canlıların yaşamı için olmazsa olmaz önemi doğrultusunda, maden işletmelerinin etkisinin Tuzabat ve yakınındaki mahallelerden başlayarak tüm Milas’ı kapsayan bir etkileme alanına sahip olacak olması, kabul edilecek bir durum değildir. Toprağına, suyuna, ormanına ve yaşadığı bölgenin yaşanabilir olmaktan çıkmasına neden olacak tüm faaliyetlere karşı durulması konusunda hassasiyet gösterilmesi hem insan hem de doğa haklarının korunmasıyla ilgili bir vatandaşlık sorumluluğudur."