Mine Hanım
NAZIM ALPMAN NAZIM ALPMAN

Biz gazeteciler Ali Ağabey (Sirmen) sayesinde tanırız Mine Sirmen’i… Ama ona olan saygımız ve sevgimiz tamamen kendi özel kişiliğiyle ilgilidir.

Mine Sirmen ile Ali Sirmen tam anlamıyla ortaklaşa örülmüş bir mücadele yumağının iki rengi olarak sürdürdüler hayatlarını… Ali Ağabey gazeteci olduğu için kamuoyuna daha yakındı. Mine Sirmen ise onun ‘yaşam koçu’ olarak sahne gerisinde durmayı yeğledi. Yetkin bir hukukçu olarak özel sektörde üst düzey yönetici kimliğiyle sürdürdü meslek hayatını.

Sirmen’lerin 54 yıllık beraberlikleri Mine Hanım’ın (18 Ağustos’u 19’a bağlayan gece) vefatıyla sona erdi.

Ali Sirmen ‘Eski Bir Cumhuriyet İçin’ kitabında Ümit Aslanbay’a hayatının kadınıyla tanışmasını şöyle anlatıyor:

“1960 Ekiminde İstanbul Hukuk’a girdim. Okulda özgürlük havası vardı. İşte o zaman âşık oldum. Hukuk’ta Mine ile tanıştım. 1963’te nişanlandık. Okulu bitirince 1965’te de evlendik.”

İleriki yıllarda neler yaşayacaklarını bilmiyorlardı. Mesela evliliklerinin 20. Yılını…

Ali Sirmen 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi sırasında Barış Derneği Davası sanığı olarak Sağmalcılar Cezaevinde tutukluyken Mine Sirmen’e çamaşır torbası içinde ilettiği 20 papatya ile ressam Orhan Taylan’ın 20 papatyadan oluşan tablosunu aldığında nasıl ağladığını unutulmaz anıları arasında yer alacağını elbette bilmiyordu.

12 Eylül’ün öncesi de vardı. 12 Mart 1971 Askeri Muhtırası adıyla tarihe geçen darbe döneminde de Ali Sirmen askeri birlikler içindeki hapishanelerde idi. Mine Hanım da cezaevlerinin kapısında, duruşmalarda eşinin avukatı olarak savunma sıralarında…

Zorluklarda dolu yıllar bu iki değerli insanı ‘çilekeş’ ve ‘hüzünlü’ hale getirememişti.

Mine hanımı Cihangir’de kapı komşu olarak yaşarken daha yakından tanıma imkânına kavuşmuştum. Evlerinde dostları için kurduğu sofralarda birbirlerine nasıl takıldıklarına da şahit olmuştum.

Ali Ağabey eşini ‘övmek’ için konuyu futbol maçlarına getirir “benim karım çok golcüdür” derdi:

-Ne zaman televizyon ekranının önünden geçse gol olur!..

Mine Hanım da başka türlü ‘intikamını’ alırdı. Sabah evinden çıkan Ali Sirmen sağa sola bakarak bakkal dükkânına girip sigara alarak çıktığında Mine Hanım camdan seslenirdi:

-Ali’ciğim yine arabayı park ettiğin yeri hatırlayamadın galiba? Hani çok içmemiştin?

Mine hanımdan herkes çekinirdi. Tabii Ali ağabey de… Pazartesi günü Mine Sirmen için ölüm ilan metni hazırlanırken bütün yakın isimlerinin önüne ‘Sevgili’ ablası, annesi, teyzesi konulması uygun görülmedi. Hepsi çıkartıldı. Metni kaleme alan Mine Kırıkkanat“Ali’nin önünden de çıkartacak mıyız?” diye sorunca Ali ağabey uyardı:

-Mine buna çok kızar, benim ki kalsın!

Böylece “Ali Sirmen’in Sevgili Eşi Mine Sirmen” cümlesi ilan metninde kaldı.

Mine Sirmen’i 20 Ağustos 2019 Salı Günü Bebek Camiinden öğle vakti kılınan namazın ardından Aşiyan Mezarlığı’nda kalbimize gömdük.

Onu tanıyanların gönlünde, çelik iradesiyle hiçbir zorluk karşısında geri adım atmayan, pes etmeyen, bu haliyle de her zaman saygı uyandıran büyük yürekli güzel kadın olarak yerini koruyacaktır:

-Mine Hanım!