birgün

22° AÇIK

GÜNCEL 27.01.2020 08:17

‘Miss Model Of The World’ birincisi Aslı Baş’ın ölümü davasında beraata aile isyan etti!

Turizmci Ahmet Bayer’in evinde 10 yıl önce şüpheli şekilde yaşamını yitiren Aslı Baş’a ilişkin davada beraat kararı verilmesi tepki çekti. Kızını aklından çıkaramadığını söyleyen Baş’ın babası Mehmet Baş, “Bu acının tarifi yok. Adalete güvenmiyorum” dedi

‘Miss Model Of The World’ birincisi Aslı Baş’ın ölümü davasında beraata aile isyan etti!

Dilan Esen

Muğla’nın Bodrum ilçesinde 2010’da iş insanı Ahmet Bayar’ın villasında şüpheli şekilde yaşamını yitiren Aslı Baş’ın ailesi, arkadaşları ve avukatları verilen beraat kararının ardından sosyal medya kampanyası başlattı.

2003’te ‘Miss Model Of The World’ yarışmasında birinci olan Aslı Baş, 2010 yılında turizmci Ahmet Bayer’in villasında şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Aslı Baş’ın ölümünün ardından Ahmet Bayer ile oğulları Hakan Bayer, Volkan Bayer ve yanlarında çalışan Murat Umirov hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘delilleri karartmak ve ortadan kaldırmak’ suçundan 7,5 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Yaklaşık 10 yıldır süren dava kapsamında Ahmet Bayer ile oğulları Volkan ve Hakan Bayer’in aralarında olduğu yargılanan tüm sanıklar hakkında 15 Ocak’ta Muğla 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, beraat kararı verdi. Aslı Baş’ın ölümüyle ilgili soruşturma sürecinde 3 Cumhuriyet savcısı ile 3 mahkeme başkanı değişti.

Ancak Aslı Baş’ın öldürülmesine ilişkin çeşitli kanıtlar mevcut. Sanıklar devamlı değişen ifadelerine Aslı Baş’ın intihar ettiğine yönelik iddialarını sürdürdü. Bilirkişi ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin (ODTÜ) 2013 yılında hazırladığı raporlara göre ise yaşanan olay intihar değil bir cinayet. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının talebi ile olay yerinde yapılan incelemenin raporunda, sanık anlatımlarına göre yapılan denemelerin hiçbirinde cansız mankenin maktulün düştüğü yere ve olaydaki pozisyonda düşmediği ifade edildi.

HEM SANIK HEM DE TANIKLAR

Aslı Baş’ın ölümüne ilişkin olayın sanıkları aynı zamanda tanıkları konumunda. 10 yıllık dava sürecinde çok kez tanık ve sanık ifadeleri değişti. Ahmet Bayer, 112 Acil aramasında intihar girişimi ile yüksekten düşme değil merdivenden düşme olduğunu söyledi. Fakat Bayer mahkemede ise intihar yönünde ifade verdi.

Tüm bu bilirkişi raporları, ifadelerdeki çelişkiler, kamera görüntülerine rağmen sanıklar beraat ettirildi. Aslı Baş’ın ailesi ve avukatları karara itiraz etti. Mahkeme, gerekçeli kararını açıkladıktan sonra itiraz edecekler. Baş ailesi yargılamanın adil bir şekilde yapılmasını ve sanıklara hak ettikleri cezaların verilmesini istiyor.

adalete-guvenmiyorum-680052-1.

Kızını hiç unutamadığını söyleyen Aslı Baş’ın babası Mehmet Baş, cinayetin örtbas edilmesinde kamu görevlilerinin etkisinin olduğunu öne sürdü. “Bu insanlara lanet okuyorum” diyen Baş, “Ben 72 yaşındayım. Ölmeden ceza aldıklarını görmem lazım yoksa gözüm açık gidecek. Mahkeme heyeti yarım saatte verebileceği kararı 1 buçuk saatte verdi. Çünkü yukarıdan emir gelmesini beklediler. Failler parayla her şeyi yaptı” ifadelerini kullandı.
kimse bilmesin diye

ÇOCUĞUMU ÖLDÜRDÜLER

Mahkeme heyetinin üzerinde baskı olmadan bu kararı veremeyeceğini ileri süren Baş, “Beraat kararını duyunca onlar havalara uçtu, ben bir hafta yerimden kalkamadım. Ben adalete güvenmiyorum. Adalet bitti. Benim çocuğumu öldürdüler, onlar sevinç içinde. Madem böyle bir şey vardı niye kararı 10 senedir veremediler? Baskı yaptı ve kurtuldular. Savcı olay yerinde 17 ay sonra keşif yaptı. Süreci yavaşlattılar ama buna rağmen ispatladık. Benim kızımın ve onların bildiği şeyi kimse bilmesin diye benim kızımı öldürdüler. Bundan sonra Aslılar ölmesin, kimse Aslı olmasın. Bu acının tarifi yok” diye konuştu.

Bu davanın intihar ya da kaza süsü verilmiş cinayetlerde Türkiye’de bir farkındalık yarattığının altını çizen Baş ailesi avukatlarından Faruk Zorba, “Aslı Baş olayı yetim kaldı. Bu da sanıkların paraları ve nüfuzlarıyla alakalı oldu. Bizim adalet arayışımıza engel oldular. Mahkeme 30 klasör delille dolu bir dosyada ‘delil yetersizliği’nden beraat kararı verdi. İstinafa başvurduk. Tabii bizim için süreç bitmiş değil. Gerekirse Yargıtay’a da başvuracağız. İstinaf mahkemesinde bu kararın onanmasını beklemiyoruz” ifadelerini kullandı.

BASKIYLA DAVAYI UNUTTURMAK İSTEDİLER

Bodrum Kadın Dayanışma Derneği ve Baş ailesinin avukatlarından Evrim İnan, davanın usule aykırı bir şekilde karıştırıldığını söyledi. Siyasi ve ekonomik bağlantılar nedeniyle faillerin korunduğunu belirten İnan, “Bu nedenle faillerin beraat etti. Bu beraat kararı failler masum olduğu için değil mekanizmanın tamamen onların lehine çalıştırıldığı için verildi. Failler başından beri olayı farklı şekillerde anlattı. Çok uzun sürmesinden kaynaklı failler basın üzerinde algı yaratarak davayı unutturmaya çalıştı” dedi.

Son duruşma günü 140 sayfalık savunmayla bütün çelişkileri mahkeme huzuruna sunduklarını belirten İnan, şöyle konuştu: “Karşı taraf esasa hiçbir şekilde değinmeden sadece hakaret ve sataşma içeren bir savunmasına rağmen böyle bir kararın çıkması çok açık bir şekilde erkek adalete delalet. Davanın içine FETÖ’de girince dosya 30 klasöre kadar yükseltildi. FETÖ vasıtasıyla cinayet örtbas edilmeye çalışıldı. Davayı hep güncel tutmaya çalışacağız.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız