birgün

13° PARÇALI BULUTLU

DÜNYA 22.10.2021 07:37

Müdahale gücü isteği

Polonya kriziyle boğuşan AB, ABD’ye bağımlılığı azaltmak için kolları sıvadı. Almanya, Hollanda, Portekiz, Finlandiya ve Slovenya askeri operasyonlar gerçekleştirebilecek bir müdahale gücü oluşturulmasını önerdi.

Müdahale gücü isteği

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Uzun yıllardır dillendirilen “Avrupa ordusu” kurma fikri NATO’nun Afganistan’dan çekilmesi ve Avustralya’nın denizaltı alımında Fransa yerine ABD ile İngiltere’yi tercih etmesi sonrası yeniden alevlendi. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin liderleri Belçika’nın başkenti Brüksel’de toplanırken “yaşlı kıta”nın ABD’ye bağımlılığın azaltılmasını öngören girişimler de hız kazandı. Almanya’nın da aralarında bulunduğu 5 ülke, kriz anlarında hızla harekete geçecek bir askeri müdahale gücü oluşturulması önerisinde bulundu.


Afganistan’dan tahliye operasyonları sırasında yaşanan güçlükler sonrası Birlik içinde bu Avrupa’nın Amerika’ya olan bağımlılığına sert eleştiriler yöneltilmeye başlanmıştı. Almanya, Hollanda, Portekiz, Finlandiya ve Slovenya tarafından önerilen hızla askeri operasyonlar gerçekleştirebilecek bir müdahale gücü oluşturulması önerisi Brüksel’deki zirvede de ele alındı. DW’deki habere göre beş üye ülke tarafından kaleme alınan öneride, mevcut AB muharebe birliklerinin güçlendirilmesi ve bu güçlere krizler sırasında hızla harekete geçerek müdahale edebilme yetkinliğinin kazandırılması öngörülüyor. Bu müdahale gücü için hem uzay ve siber yetkinliklerin hem de yeterli düzeyde hava taşımacılığı kapasitesinin hazır bulundurulması isteniyor.

KABİL ACI DERS OLDU

Öneri metinde, “Afganistan’daki son gelişmeler, bir kez daha, AB’nin çevik ve hızlı harekete geçme kabiliyetine sahip olması gerektiğini gözler önüne serdi” denildi. Müdahale gücünün büyüklüğü konusunda somut ifadelerin yer almadığı öneride kara birliklerinin bir tugaya tekabül etmesi gerektiği belirtildi. Bu da yaklaşık 5 bin askere tekabül edebilir. AB’nin mevcut muharebe güçleri, yaklaşık 1500 askerin yer aldığı iki birlikten oluşuyor. Bu görevi, dönüşümlü olarak, 6 ay süreyle, üye ülkeler üstleniyor. Ancak halihazırda bu güçlere asker tahsis edilmesinde dahi güçlükler yaşanıyor, ayrıca bu güç bugüne kadar hiçbir operasyon gerçekleştirmedi. AB’nin askeri kriz yönetimi yetkinliğini artırması hedeflenen yeni önerinin önümüzdeki senenin başında ele alınarak karara bağlanması bekleniyor. Bu yolla ABD’ye askeri bağımlılığın da azaltılması hedefleniyor.

AB ORDU PEŞİNDE

Avrupa Birliği’nin (AB) neredeyse kuruluşundan bu yana kendi ordusunu oluşturma hayali, özellikle NATO’nun Afganistan’dan çekilmesiyle ortaya çıkan kriz sonrası yeniden gündeme gelmişti. Avustralya’nın Fransa ile 50 milyar avroluk denizaltı alım anlaşmasını iptal ederek, ABD ve İngiltere ile geçen ay “AUKUS” adı verilen bir ittifaka girişmesi bu yöndeki çağrıları yeniden gündeme taşıdı. AB’nin kendi özerkliğini elde etmesi konusunda “Afganistan’da olanlar gözümüzü açmalı” diyen AB Konseyi Başkanı Charles Michel’den sonra Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian da denizaltı anlaşmasıyla ilgili kızgınlığını “Sırtımızdan bıçaklandık” diyerek dile getirmişti.

POLONYA İLE KRİZ

Öte yandan AB zirvesi, Polonya ile yaşanan yargı krizinin gölgesinde başladı. Bu zirvenin, aktif siyasete veda etmeye hazırlanan Almanya Başbakanı Angela Merkel’in katılacağı son zirve olması açısından önemli. Polonya’nın son yıllarda AB hukukunu uygulamaya direnmesi, son olarak da Anayasa Mahkemesi’nin AB hukukunun Polonya yasalarından üstün olamayacağı yönünde hüküm vermesi, gerilimi tırmandırdı, İngiltere’den sonra Polonya’nın da birlikten ayrılacağı tartışmalarını alevlendirdi.