Google Play Store
App Store

Gazetecilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklanan muhabirimiz İsmail Arı, gazetecilik yaparken hiç korkmadığını vurgulayarak, "Adalet arayan depremzedelerin yanında oldum. İstismar ve cinsel saldırıya uğrayanların yanında olup, yolsuzluk yaparak devleti soyanların karşısında oldum. Zaten cezaevinde olmamın nedeni de bu. İstediklerini yapsınlar, ben gazeteciyim ve gazetecilik yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı.

Muhabirimiz İsmail Arı: İstediklerini yapsınlar, ben gazeteciyim ve gazetecilik yapmaya devam edeceğim

Sosyal medya paylaşımları ve gazetecilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklanan muhabirimiz İsmal Arı, Sincan Cezaevi'nden soruları yanıtladı.

soL Haber muhabiri Özkan Öztaş'a konuşan İsmail Arı, "Bunları Sincan Cezaevi'nden yanıtlıyorum. Ve hakikaten iyiyim. Beni defalarca araştırdılar, buna banka hesaplarım dahil, ve hiçbir şey bulamadılar. Çünkü ben gazetecilik dışında hiçbir şey yapmadım. Burada olmamın nedeni de zaten gazetecilik yapmam" dedi.

Arı, şöyle devam etti: "Özellikle de son yıllarda yaptığım haberlerle bazı çevreleri rahatsız ettim sanırım. Ben sadece gazetecilik yapıp kimsenin bilmesini, duymasını istemediklerini yazıp anlattım. Bu yüzden hakkımda onlarca ceza davası açıldı. Sadece ben ve ailem değil, anneannem bile tehdit edildi. Tehdit dosyam aylardır sürüncemede bekletilirken ışık hızında düzenlenen operasyonla gözaltına alınıp tutuklandım."

"Yedi aydır hakkımda koruma kararı olduğu için devletin iki polisiyle korunuyordum" ifadesini kullanan Arı, "Koruma kararı ben talep etmeden tehdit ve tehlike sürdüğü için uzatıldı. Bayramın ikinci günü aile ziyareti için gittiğim Tokat'ın Turhal ilçesindeki tüm akrabalarımızın kapısına eş zamanlı polis ve jandarma dayandı. Bir gazeteciye sanki uyuşturucu baronu operasyonu düzenler gibi operasyon düzenlediler. Asıl olarak dışarıdakilere gözdağı vermek istediler!" dedi.

"PİSLİK İÇERİSİNDEKİ BİR NEZARETHANEYE ATILDIM"

Gözaltı ve cezaevi sürecini anlatan İsmail Arı, "Tokat'ta gözaltına alınmam, gözaltı, adliye ve cezaevindeki ilk günüm çok çileli oldu. Özellikle emniyette 'Bana bilerek eziyet ediyorsunuz' diye defalarca söyledim. Pislik içerisindeki bir nezarethaneye atıldım. Pantolonumu bile indirme girişiminde bulundu polis! Cezaevinde bol bol okuyorum, yazıyorum. Gazeteler ve televizyondan gündemi takip ediyorum" dedi.

"KORKMAYAN MİLYONLAR VAR"

"Yine bu süreçte benzer şekilde Akbelen Direnişi ile tanınan Esra Işık'ın da hukuksuzca tutuklanması çevre mücadelesi veren herkese gözdağı vermek içindi" diyen Arı, "Ülkeyi felakete sürükleyen iktidarın stratejisi korkutma ve sindirme üzerine. Ancak korkmayan, sinmeyen milyonlar var! Umarım çeken çektiğiyle kalmaz ve bir gün bu hukuksuzluklara imza atanlar da yargılanır" ifadelerini kullandı.

"ELİMDEN GELDİĞİNCE CEZAEVİNDEN GAZETECİLİK YAPIYORUM"

Cezaevinde gazetecilik yapmanın zor olduğundan bahseden Arı, "Haber kaynaklarına, bilgi ve belgeye ulaşmak imkansıza yakın. Ancak elimden geldiğince buradan gazetecilik yapıyorum. Bolca okuyup yazıyorum dediğim gibi. Gözaltı ve cezaevi sürecinde hakkımdaki çok az şeyi öğrenebildim. Ancak toplumun birçok kesiminin bu hukuksuz tutuklamaya tepki gösterdiğini öğrendim. Mutlu oldum" ifadelerini kullandı.

"GAZETECİLİK YAPARKEN HİÇ KORKMADIM"

"Gazetecilik yaparken hiç korkmadım" vurgusunda bulunan Arı, "Şimdi de hiç korkmuyorum. Çünkü beni tutuklayanlar suç işledi. Onlar da bir gün yargılanacak. Hep 'Hangi dağ efkarlıysa hep orada olmaya çalıştım' dedim daha önce. Böyle gazetecilik yaptım. Adalet arayan depremzedelerin yanında oldum. İstismar ve cinsel saldırıya uğrayanların yanında olup, yolsuzluk yaparak devleti soyanların karşısında oldum. Zaten cezaevinde olmamın nedeni de bu. İstediklerini yapsınlar, ben gazeteciyim ve gazetecilik yapmaya devam edeceğim" dedi.